KİTAP
Açıklamalı İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU 9. BASKI
2018 /  17x25
1491 Sayfa
9. Baskı / Ciltli 

İMAR AF YASASINA DAYANAN TESCİL İSTEMİNİN KOŞULLARI

~ 19.07.2010 ~
Ø 2981 SAYILI İMAR AFFI KANUNUNUN 16/SON FIKRASININ UYGULANABİLMESİ İÇİN ÖNCEDEN KAT İRTİFAKI KURULMUŞ VE BU KANUNDAN YARARLANILARAK BAĞIMSIZ BÖLÜM KAZANILMIŞ OLMASI GEREĞİ - ELATMANIN ÖNLENMESİ
Dava, kat mülkiyeti ana taşınmazın ortak yerlerinden olan sığınağa ve arka bahçeye davalıların el atmasının önlenmesi ile dava konusu edilen bu ortak yerlerin projesine uygun eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesi hükmüne göre, kat maliklerinden biri, diğer tüm kat maliklerinin rızası olmadıkça ana taşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklikler yaptıramaz. Davalı tarafın dayandığı değişiklik projesinin geçerli olabilmesi için tüm kat maliklerinin buna muvafakat etmiş olmaları ve projenin belediyenin onayını taşıması gerekir. Somut olayda, değişiklik projesine tüm kat maliklerinin muvafakatleri olmadığı gibi, yapılan değişikliklere de rızalarının bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Öte yandan, 2981 sayılı Yasanın 16. maddesine 3290 sayılı Yasayla eklenen son fıkra hükmünün uygulanabilmesi için ana taşınmazda daha önce kat irtifakının kurulmuş olması ve kat irtifaklı yapıda bu Yasadan yararlanılarak bağımsız bölüm kazanılmış olması gerekir. Somut olayda, ana taşınmazda kat mülkiyetine 03.09.1968 tarihinde geçildiği ve ortada yeni bir bağımsız bölüm ilavesinin de sözkonusu olmadığı, doğrudan doğruya ortak yer olarak özgülenmiş bulunan bahçeye ve sığınağa elatmanın dava konusu edildiği dikkate alındığında yukarıda değinilen İmar Affı Yasası hükümlerinin burada uygulanma olanağı yoktur (18. HD. 20.5.2005, 3326/5287).
Ø ENKAZ BEDELİ
Dava, imar uygulaması sırasında, bulunduğu yerde korunamayan gecekondu ile ağaç bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. İmar Affı Kanununun 13/A maddesi uyarınca imar affının gerçekleşebilmesi için davacıya arsa tahsis edilmesi veya arsa tahsisi koşullarının olması gerekir. Olayımızda, belediyenin arsa tahsisi işlemi daha sonra aynı belediye tarafından iptal edilmiştir. Enkazda belediyece alınmıştır. Bu durumda davacıya arsa tahsis edilmediğinden imar affından davacının yararlanamayacağı gözetilerek enkaz bedeline hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden, bina bedeline hükmedilmesi, doğru değildir (5. HD. 21.3.2005, 10787/2990).
Ø KAÇAK YAPILAN İNŞAATIN İMAR AFFI YASASINA GÖRE TESCİLİ İÇİN YAPILAN İLAVENİN BAĞIMSIZ BÖLÜM NİTELİĞİNDE OLMASI VE ÖNCEDEN VERİLMİŞ BİR ARSA PAYININ BULUNMASI
Kat mülkiyetinde kaçak olarak yapılan inşaatın imar affı yasasına göre tescil edilebilmesi için yapılan ilavenin bağımsız bölüm niteliğinde olması ve önceden verilmiş bir arsa payının bulunması gerekir. Bu niteliklerden uzak çekme katın genişletilmesi şeklindeki ilave için hükmen tescil söz konusu olamaz (5. HD. 29.11.1990, 14021/33787).
Ø KAT İRTİFAKLI TAŞINMAZA İMAR AFFI UYGULAMASI
İrtifak hakkı kurulmuş binalarda bağımsız bölüm kazanılmış ise, 2981 sayılı Kanunun 16. maddesine 3290 sayılı Kanunla eklenen fıkrada yazılı koşulların gerçekleşmesi halinde, bu bağımsız bölümlere arsa payı verilerek tescil mümkün bulunmaktadır (HGK. 2.3.1994, 845/113).
Ø YASASINDAN ÖNCE KAT İRTİFAKLI İKEN ÜZERİNE İLAVE KATLARIN İNŞA EDİLİP YENİ BAĞIMSIZ BÖLÜMLER KAZANILMIŞ OLMASI KARŞISINDA DAVACIYA 634 SAYILI YASANIN 44. MADDESİ GEREĞİ ÖNEL VERİLİP SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMESİ GEREĞİ - KAT MÜLKİYETİNİN KURULMASI
Davacı vekilinin açtığı davada, Bornova 64 ada, 69 parsel numaralı arsa üzerine, tamamının mülkiyeti müvekkiline ait iken onaylı projesine uygun olarak üç kat halinde inşaa edilip kat irtifakı kurulan binanın 1983 yılında İmar Affından yararlanmak suretiyle ( 6 ) kata çıkartıldığı, bu şekilde tamamlanan inşaat için belediyeye başvurulup yapı ve oturma ruhsatının alındığı ve ancak tapudaki kat irtifakı kaydının üç bağımsız bölüm şeklinde kaldığı halde, tapuda da düzeltmenin yapıldığı yanılgısına düşülerek zemindeki bir bağımsız bölümün davalıya 1/3 arsa paylı olarak satışının yapıldığı, davalı payının yaklaşık 1/6 olması gerektiği ileri sürülerek ilave bağımsız bölümleri de kapsayacak şekilde arsa paylarının yeniden belirlenip binada kat mülkiyeti kurulmasına ve tapuya tescile karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece, davacının daha önce aynı davalı hakkında genel hükümler çerçevesinde davalı lehine hileli olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile Bornova 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın 1998/1312-2001/593 karar sayılı ilamı ile reddedildiği ve bu kararın 26.3.2003 tarihinde kesinleştiği olgusuna dayanılarak kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin kararına dayanak yaptığı davada tapunun taraf iradelerine uygun oluşmadığı, hile sonucu 1/6 hisse yerine 1/3 hisse satışı şeklinde gerçekleştiği ileri sürülmüş olmasına karşın, bu davada yukarıda açıklandığı üzere İmar Affı Yasasına dayanılarak kat mülkiyeti hükümleri çerçevesinde binanın tamamında kat mülkiyeti tesisi ve buna göre arsa paylarının yeniden düzenlenip tescili istenilmiştir.
HUMK'nun 237. maddesine göre; kesin hükümden sözedilebilmesi için iki yanın, dava konusunun ve dayanılan nedenin aynı olması gerekir. Eldeki dava ile mahkemenin kesin hükümün varlığı gerekçesi ile kararına dayanak yaptığı davada iki yan ve dava konusu aynı ise de; yukarıda açıklandığı üzere dayanılan neden farklı bulunduğundan kesin hükümden sözedilemez. 2981 Sayılı İmar Affı Yasası'nın kat mülkiyeti tesisi başlığını taşıyan 16.maddesine 3290 sayılı Yasa ile eklenen fıkrada "Daha önce kat irtifakı kurulmuş binalarda bu kanundan istifade ile bağımsız bölüm kazanılmış ise, arsa payına bağlanmamış bağımsız bölüm sahibi, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 44. maddesi gereğince kat maliklerinin ittifakını sağlayamıyorsa, bu kanuna göre bağımsız bölümüne ait tasdik edilmiş yapı ruhsatı ve kullanma izni belgesi ile arsa payına karşılık hesap edilen değeri, hak sahibi kat malikleri adına bir milli bankaya bloke ettikten sonra Sulh Mahkemesinden kendisine ait bağımsız bölüm için arsa payı ayrılarak tescilini ister. Mahkeme mevcut belgelere dayanarak diğer kat maliklerinin muvafakatını aramaksızın arsa payını tespit ederek ilave bağımsız bölümün tesciline karar verir. Tescil ilamı gereğince her kat malikinin arsa paylarında, resen düzeltme yapılır. Daha önce düzenlenmiş yönetim planı ve diğer belgeler yeni bağımsız bölüm malikini de bağlar" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda da bina yukarıda açıklanan İmar Affı Yasasından önce kat irtifaklı iken üzerine ilave katların inşa edilip yeni bağımsız bölümler kazanılmış olması karşısında, mahkemece davacı vekiline isteminin HUMK'nun 75. maddesi hükmü çerçevesinde açıklattırılıp, 2981 Sayılı Yasanın 16/son maddesine göre işlem yapılmasını istediğinin anlaşılması halinde maddede öngörülen tüm bilgi ve belgelerin tamamlanıp gerekli işlemlerin yapılması bakımından davacı tarafa uygun önel verilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kesin hükmün varlığına dayanılarak davanın reddi doğru görülmemiştir (18. HD. 1.4.2004, 1658/2567).
Ø YIKILAN BİNA VE AĞAÇ BEDELLERİNİN TAHSİLİ
Dava, olduğu yerde korunamayan ve henüz arsa tahsisi işlemi yapılmadan yıkılan bina ve kesilen ağaçların bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Yapılan incelemede; davacının imar affı başvurusunda bulunduğu, davalı Kağıthane Belediye Başkanlığınca başvurunun kabul edilmesine rağmen arsa tahsis edilmediği ancak binasının yıkılıp, ağaçların da kesildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılardan Kağıthane Belediye Başkanlığı yönünden davanın kabulü ile davacıya ait bina ve ağaçların bedeline hükmedilmesi gerekirken yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi, isabetsizdir (5. HD. 15.2.2007, 13443/1710).
Ø İMAR AFFI BAŞVURUSUNDA BULUNMA
Davacı, Belediye, 2981 Sayılı Yasanın 13/a maddesine göre arsa tahsisi yapılacak kişilerin kendilerine veya eşlerine ait taşınmazları olmaması gerektiğini, aynı Yasanın 10.maddesine göre de hak sahibi olmayan kişilerin tapularının re'sen iptal edileceğini, davalının eşinin tapulu taşınmazı bulunduğunu, buna rağmen kişiler adına tapuda kayıtlı taşınmaz üzerine yapılan gecekondu nedeniyle imar affı başvurusu yapıldığını gecekondunun dava dışı kişiye satılması nedeniyle o kişi adına tapu oluşturulduğunu , o kişi tarafından taşınmazın tekrar davalıya devredildiğini işlemlerin muvazaalı olduğunu ileri sürüp, 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescil isteğinde bulunmuştur. Davanın kabul edilmesi nedeniyle hükmün onanması uygun bulunmuştur (1. HD. 9.3.2005, 151/2472).
Ø MÜŞTEREK MÜLKİYET
Dava, kat irtifakı tesis edilmiş olan yapıda, 2981 sayılı Kanunun 16. maddesine 3290 sayılı Kanunla eklenen fıkra hükmü gereğince kazanılmış bağımsız bölüme arsa payı verilmek suretiyle tescile ilişkindir. Çatıdaki bağımsız bölümün yarısı davacıya, diğer yarısı ise arsa sahibi olan bir kısım bağımsız bölüm malikinin mirasçılarına aittir. Bu durumda davacı kazanılmış bağımsız bölümün tamamına malik olmadığından ancak diğer yarısının malikleri ile birlikte tescil isteyebilir. Bu husus Medeni Kanunun müşterek mülkiyeti düzenleyen amir hükümleri gereğidir (18. HD. 13.2.1996, 411/1592).
Ø İMAR AFFI İLE EDİNİLEN BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN TESCİLİ
Davadan önce ruhsatsız ve proje dışı inşa edilmiş olan dördüncü katta yer alan bağımsız bölümlerin mülkiyeti ihtilaflıdır. Mahkemece müteahhit olan davalı ile davacı ve taşınmazda paydaş olan diğer davalıların murisleri arasında mevcut inşaat sözleşmesi dikkate alınarak mülkiyet tespit edilmiş ve ondan sonra 2981 Sayılı Kanunun 16. maddesine 3290 Sayılı Kanununla eklenen fıkra hükmü uygulanarak arsa payı verilmek suretiyle dava konusu katın 1/4'ünün davacı adına tesciline karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık biri mülkiyete diğeri de tescile ilişkin olmak üzere iki yönlü ve ayrı ayrı davalar niteliğindedir. Bunlardan birincisi 2981 Sayılı Kanunun 16. maddesine eklenen fıkra hükmüne göre ve sulh mahkemesinde; mülkiyete ilişkin ikincisi müddeabih de dikkate alınarak, genel hükümlere göre Asliye Hukuk mahkemesinde çözümlenecektir (18. HD. 23.1.1997, 11044/225).
Ø YENİDEN KAZANILAN BAĞIMSIZ BÖLÜMLERE ARSA PAYI VERİLMESİ
2981 Sayılı Kanunun 16. maddesine 3290 sayılı Kanunla getirilen fıkra hükmünün uygulanabilmesi için tescil edilecek bağımsız bölümlerin imar affı niteliğinde olan bu kanundan yararlanılarak kazanılmış olması gerekir. Yeniden kazanılan bağımsız bölümlere arsa payları verilirken Kat Mülkiyeti Kanununun üçüncü maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle anayapıdaki tüm arsa paylarının gözönünde bulundurulması gerekir (18. HD. 10.10.1995, 8398/9871).
Ø İMAR AFFI İLE EDİNİLEN BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN TESCİLİ
2981 sayılı kanunun 16. Maddesine 3290 sayılı kanunla eklenen fıkra hükmüne göre kat irtifakı kurulmuş binalarda bu kanundan istifade ile bağımsız bölümün kazanılmış olması halinde maddede öngörülen şartlarla ve gösterilen belgelere dayanılarak arsa payı verilmek suretiyle tescile karar verilebilirse de bu fıkradan yararlanarak tescil istemi ancak taşınmazda paydaş bulunan kişilere mahsustur. Her iki tarafın taşınmazda paydaş olmadıkları anlaşılmaktadır. Bu halde sözü edilen yasa hükmüne göre taraflardan hiçbiri tescil isteyemez (18. HD. 1.7.1997, 5828/6971).
Ø İMAR AFFI MÜRACAATININ BULUNMAMASI
Tapusu bulunmayan ve imar affı müracaatı da olmayan davacıya arsa tahsisi de yoktur. Henüz el konulmayan yapının yıkılması halinde enkazın davacıya bırakılacağı bildirildiğine göre, davacıya ödenecek bir bedel yoktur (5. HD. 29.4.2002, 4312/9399).
Ø TAŞINMAZIN DAVA TARİHİNDEKİ DEĞERİNİN ESAS ALINMASI
2981 sayılı kanunun 16. maddesinin son fıkrası hükmüne göre kazanılan bağımsız bölümlere diğer maliklerin muvafakatini aranmaksızın arsa payı verilerek tesciline karar verilebilirse de arsa payına karşılık hesap edilecek değerin taşınmazın dava tarihindeki değeri olması gerekir (18. HD. 29.6.1993, 6394/8437).
Ø İMAR AFFI SONUCU KAZANILAN BAĞIMSIZ BÖLÜMÜN TESCİLİ
İmar affından yararlanılarak kazanılan bağımsız bölümün tescil edilebilmesi için ana binada kat irtifakının kurulu bulunması ön şart olup, müşterek mülkiyete tabi bir binada paylar hukuken ayrılmamış bulunduğundan, bu şart taşınmazın tabi olduğu mülkiyet rejiminin doğal bir sonucudur. Müşterek mülkiyete tabi taşınmazın paydaşlarından hiçbiri hukuken bağımsız bir bölüme malik değilken sadece bir bölümün bağımsız olarak bir paydaş lehine tescilinin mümkün olamayacağı açıktır. Böyle durumlarda, bu husus dikkate alınmadan dairenin bozma ilamının dışında kalan hususların usulen kazanılmış hak olarak kabulü Yargıtay’ın yerleşmiş İçtihatları ve uygulamaları gereği mümkün değildir. İşin esasına ilişkin olarak yapılan maddi hata kazanılmış hak bahşetmez (18. HD. 6.12.1993, 12662/13493).
Ø İMAR AFFI UYGULAMASININ ZAMANAŞIMINI KESMEDİĞİ - KAZANDIRICI ZAMANAŞIMI ZİLYETLİĞİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI
Davacı vekili, 31342 ada 2 parselde davalıların adına yazılı bulunan paylara ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, uyuşmazlık konusu payların vekil edenleri adına intikal yoluyla tescil edildiği tarihte kazanma koşullarının kesildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 49 ada 2 parselin maliki davalıların miras bırakanı Bahise'nin 16.07.1936 tarihinde öldüğü, imar uygulaması ve intikal durumu gözönünde tutulduğunda kazanmayı sağlayan sürenin kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu payları kapsayan 31342 ada 2 parselin esası, 49 ada 12 parseldir. Tapu kaydına göre 49 ada 12 parselin 8/336 payı kadastro yoluyla Şefik kızı Bahise, diğer payların da davada taraf durumunu almayan diğer kimseler adına 04.11.1955 tarihinde tapuya tescil edildiği, 26.02.1987 tarihinde 2981 ve 3290 sayılı İmar Affı Kanunları uyarınca 31342 ada 2 parselin 193/393 payının yeniden Şefik kızı Bahise adına tescil edildiği ve bu payın 24.02.1997 tarihinde mirasçıları olan davalılar adına intikal etmiştir.
Dava, TMK.nun 713/2. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir yerin koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK.nun 713/2. maddesindeki düzenlemedir. Anılan maddede "Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" denilmiştir.
Davacı vekili, uyuşmazlık konusu olmayan diğer payları 24.12.1976 ve 02.08.1980 tarihlerinde vekil edeninin satın ve devraldığını, taşınmazın tümüne zilyet olduğunu, üzerine bina yapmak suretiyle dava tarihine kadar tasarrufta bulunduğunu, davalıların miras bırakanı adına yazılı paylara ilişkin tapu kaydının TMK.nun 713/2. maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Tapu kaydına göre de dava konusu olmayan paylar belirtilen tarihlerde davacı tarafından satın ve devralınmıştır. Mahkemece hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan 1987 yılında yapılan imar uygulamasının kazanmayı sağlayan zilyetliği keseceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu parseldeki bir kısım payların ilk defa davacı tarafından satın alındığı tarihten dava konusu payların intikal gördüğü 24.02.1997 tarihine kadar kanunda belirtilen 20 yıllık süre geçmiş bulunmaktadır. Ne var ki, salt 20 yıllık sürenin geçmiş olması kazanma bakımından yeterli değildir. 20 yıllık zilyetliğin davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla geçmiş olması gerekir. Mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Diğer yönden, çekişmeli payları kapsayan parsel 2981 ve 3290 sayılı İmar Affı Kanunları uyarınca 1987 yılında uygulamaya tabi tutulmuş ise de, yeni imar parsellerinin oluşması işlemi süregelen kazandırıcı zamanaşımını kesmez. Sürelerin hesabı başlığını taşıyan MK.nun eski 640 yeni 714. maddesinde; kazanmayı sağlayan sürenin gerek hesabında gerek kesilmesinde alacak zamanaşımında cari olan hükümlerin tatbik olacağını belirtmiştir.
Bu yollamaya göre, Borçlar Kanununun hangi hallerde zamanaşımının kesileceğini saptayan 133. maddesi hükmü zamanaşımını kesen sebepleri iki madde altında belirlemiş olup, imar uygulamasına ilişkin 2981 ve 3290 sayılı Kanunlar uyarınca yapılan işlemler bu haller içerisinde gösterilmemiştir. Başka bir anlatımla, kanunda açıkça zamanaşımının hangi hallerde kesileceği sınırlı olarak belirtilmiş, bunlar arasında imar affı uygulamasını göstermemiştir. Hal böyle olunca, imar çalışmalarına ilişkin yeni düzenleme kazanmayı sağlayan zilyetliği kesmez. Tüm bu açıklamalar gözönünde tutularak iddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin toplanması, toplanan deliller karşısında uyuşmazlık konusu paylara ilişkin tapu kayıtlarının TMK.nun 713/2. maddesi karşısında hukuki değerini yitirip yitirmediğinin tartışılıp değerlendirilmesi, ondan sonra uyuşmazlık hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması yerinde ve doğru görülmemiştir (8. HD. 9.3.2004, 8239/1586).
 
Ø BÜTÜN KAT MALİKLERİNİN RIZASI OLMADIKÇA ANAGAYRİMENKULÜN ORTAK YERLERİNDE İNŞAAT ONARIM VE BİNANIN DIŞ GÖRÜNÜMÜNÜ ETKİLEYECEK TADİLAT YAPILAMAMASI
İmar affı yasaları, Kat Mülkiyeti Kanununun öngördüğü tüm kat maliklerinin rızasını bertaraf etmez. Bu yasa hükümleri özel kanundaki rıza koşulunun gerçekleşmesi halinde, idarece onay verilmesini öngörür. Bunun istisnası, yasa hükmünde açıkça yer almış olduğu üzere, 2981 sayılı yasanın 16. maddesine 3290 sayılı Kanunla eklenen fıkra dahi, kat irtifakı tesis edilmiş olan binalarda kazanılmış bağımsız bölümün, kat irtifakı maliklerinin rızası aranmaksızın, bedeli karşılığında arsa payı verilmek suretiyle tescile karar verilebileceğine dair haldir (18. HD. 14.11.1994, 12592/14294).
Ø GECEKONDUNUN HAKSIZ YIKILDIĞI İDDİASI
Davacı, İmar Affı Yasası ve ilgili yasalar gereği muhafaza edilecek yapılar sınıfında olan gecekondusunun haksız olarak yıkıldığını iddia ederek tazminat talep etmiştir. İdari işlem ve eylemlerden dolayı hakları zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davalarının idari yargı yerinde görülmesi gerekir. Yasa gereğince davacının yaptırdığı bina yıkıldığına göre bundan doğan zararın tazmini davasında İdari Yargı yeri görevlidir (4. HD. 20.11.2006, 12906/12597).
Ø BAĞIMSIZ BÖLÜM MALİKLERİNİN MUVAFAKATİ
Bu durumda 2981 Sayılı Kanunun 16. maddesine, 3290 Sayılı Kanunla eklenen fıkra hükmünün kat mülkiyetine geçilmiş binalarda uygulanamayacağına dair daire kararındaki saptama geçerli ise de, davacının binanın tek maliki olduğu aşamada ve kat mülkiyetine henüz tesis edilmediği tarihte inşaa ettiği bağımsız bölümlerin kat mülkiyetine daha sonra vaki geçiş nedeniyle tescil edilemeyeceğine, kat mülkiyetine geçişin buna engel olduğuna dair gerekçe varit olmamaktadır. O halde mahkemenin ilke olarak tescil istemini kabul etmesinde bir isabetsizlik bulunmamış ise de ana projeye aykırı olarak inşa edilen bu bağımsız bölümlere ait tasdik edilmiş yapı inşaat ruhsatı ve kullanma izin belgesi alınması zorunluluğu yerine getirtilmeden tescil kararı verilmiş olması doğru değildir. Bu belgeler alındıktan sonra diğer bağımsız bölüm maliklerinin rıza ve muvafakatleri aranmaksızın bu bağımsız bölümlere arsa payı verilmek ve diğer maliklere bedeli ödenmek suretiyle Kat Mülkiyeti Kanunu gereğince tescil mümkün olabilir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, yukarda açıklandığı üzere davacıya tasdik edilmiş yapı ruhsatı ve kullanma izin belgesi almak üzere mehil vermek, kat mülkiyetine geçişte düzenlenen yönetim planı da incelenerek bağımsız bölümlerin inşa edildikleri yerlerin bu plana göre ortak kullanıma özel olarak tahsis edilip edilmediğini belirlemek ve ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır (18. HD. 10.7.1992, 7115/7113).
Ø PAYDAŞ OLMA ZORUNLULUĞU
Kat irtifakı kurulmuş olduğu anlaşılan binada davacıların ek projeler uyarınca inşa edip kazandıkları bağımsız bölümün adlarına tescili istemi ile açılan bu davanın 2981 Sayılı Kanunun 16. maddesine 3290 Sayılı Kanunla eklenen ek fıkra uyarınca incelendiği anlaşılmaktadır.
Sözü edilen yasa hükmünün uygulanabilmesi için önceden kat maliklerinin ittifakını sağlamayan hak sahibinin bağımsız bölüme ait tasdik edilmiş yapı ruhsatı ve kullanma izni belgesini ibraz ile arsa payına karşılık hesap edilen değeri kat malikleri adına bir milli bankaya bloke ettirilmiş olması gerekir.
Bu nitelikte açılan davada davacıların ana taşınmazda paydaş olmaları gerekir. Paydaş olmayan kişiler bu yasadan yararlanarak dava açıp tescil isteyemezler.
Dosya içerisinde hak iddia edenlerin diğer kat malikleri adına arsa payına karşılık hesap edilen değerin bir milli bankaya bloke ettiklerine dair bir belgeye rastlanmadığı gibi celp edilen tapu kaydına göre davacılardan Mustafa ve Duran’ın taşınmazda paydaş olmadıkları anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle;
Yukarıda sözü edildiği üzere öncelikle arsa payına karşılık değerin hak sahibi kat malikleri adına milli bir bankaya bloke ettirilmemesi ve taşınmazda paydaş olmayan kişiler yararına tescil kararı verilmesi doğru değildir.
İlk projesine göre kapıcı dairesi olan yer, Kat Mülkiyeti Kanununun 4. maddesine göre niteliği itibariyle apartmanda paydaş olanların tümünün yararlanmasına tahsis edilen özel amaçlı yerlerdendir. Böyle yerlerde proje değişikliği ile bağımsız bölüm kazanılması Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre mümkün değildir. Mahkemece İmar Kanununun 36. maddesi hükmü dikkate alınarak ana gayrimenkulde bağımsız bölüm sayısı itibariyle kapıcı dairesinin varlığının zorunlu olup olmadığı konusunda bir araştırma yapılmalı kapıcı dairesinin zorunlu olduğunun saptanması halinde kapıcı dairesinin bu niteliği dikkate alınarak dava reddedilmelidir. Bu araştırma yapılmadan ortak yerin bağımsız bölüme dönüştürülmesi ve tescili yasaya aykırıdır.
Öte yandan yapılacak araştırmayla kapıcı dairesinin zorunlu olmadığı sonucuna varıldığı takdirde de, bu yerin kömürlük olarak kullanıldığı konusundaki savunmalar dikkate alınarak böyle bir yerin yukarıda da açıklandığı üzere özel amaçlı kullanıma tahsis edilen ortak yer olduğu göz önünde bulundurulmalı ve sonuca göre karar verilmelidir (18. HD. 21.4.1992, 3992/2815).
 
Ø İMAR AFFINDAN YARARLANABİLECEK OLAN TAŞINMAZ
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, tarafların, dava konusu İstanbul Kadıköy İlçesi 2. Bölge Zühtüpaşa Mahallesinde kain pafta 90, Ada 1042 ve parsel 75 sayılı taşınmazda inşa edilmiş olan Yolaç İşmerkezinde bağımsız bölüm maliki olduklarını, anılan işmerkezinin bodrum katında iki otopark ve bir de sığınak bulunduğunu, ( 1 ) nolu otoparkın amacına uygun olarak kullanılmasına ve yönetim tarafından kiraya verilmesine karşın, davalının, dava konusu edilen ( 2 ) nolu otoparkta mimari projeye aykırı tadilat yaparak otoparkın duvarlarını fayansla kapladığını ve aynı otoparka kapısı olan sığınağın kapısını kilitlemek suretiyle gerek otopark ve gerek sığınağın diğer bağımsız bölüm maliklerince kullanılmasını engellediğini ileri sürerek, davalının otopark ve sığınağa müdahalesinin önlenmesine ve mimari projeye aykırı olarak otoparkta yapılan tadilatın kaldırılarak eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davalının Yolaç İşmerkezi olarak bilinen taşınmazda 2. bodrum katta 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlere tahsisli arsa payını 15.2.2000 tarihinde önceki maliki Sevim Y'tan onaylı rölöve proje ve ruhsatını görüp buna göre satın aldığını, binanın başlangıçta ilk onaylı projesine aykırı olarak inşa edilip 1983 yılından önce tamamlandığını bu aykırılık nedeniyle o tarihlerde yapı kullanma izni alınamadığını, ancak, satın alma tarihi itibariyle taşınmazın fiili durumuna uygun olarak imar affından istifade ile K.. Belediye Başkanlığınca onaylı röleve projesi ve bu doğrultuda düzenlenmiş iskan ruhsatı bulunduğunu, müvekkiline ait dava konusu yerin 2981 sayılı Yasa uyarınca kabul edilen proje, tadilat ruhsatı ve kullanma iznine dayanılarak bağımsız bölümlere bağlanmış yerler olduğunu, imar mevzuatının izin vermesi halinde ortak yerlerin kısmen bir bağımsız bölüme eklenmesinin mümkün olduğu gibi, bağımsız bölüm niteliğini kazanmasının da olanaklı olduğunu ve bunun temini için kat maliklerinin oybirliği ile ittifakının da gerekmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığına göre; kat irtifakına dayanak teşkil eden ve İ.. Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından 1978 yılında onaylanan projeye rağmen bina bütünüyle, projeye aykırı olarak yeni bölümler oluşturulmak ve bağımsız bölümler daha büyük inşa edilmek suretiyle kaçak yapı niteliğini almış ve bu nedenle de iskan ruhsatı verilmediğinden, kat malikleri kurulunun 19.1.1985 tarihli kararı doğrultusunda anayapının fiili durumuna uygun imar affı röleve projesi yaptırılmış ve bu proje Kadıköy Belediyesi İmar Müdürlüğü tarafından 16.10.1986 tarih ve 1986/25737 sayı ile onaylanarak aynı tarih ve 162/33 sayı ile yapı ruhsatı ve kullanma izni birlikte verilmiştir.
1978 onay tarihli projede 2 ve 3 nolu bağımsız bölümler 41.50 m2 olarak gösterilmesine karşılık, 10.6.1986 tarihinde onaylanan imar affı röleve projesine göre bu bağımsız bölümlerin toplam alanı depolarıyla birlikte 327.69 m2 olup, bu katta binaya ait otoparkta bulunmamaktadır.
Bilirkişi raporundan, davalı tarafından kullanılan 2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerle depoların imar affı röleve projesinde belirtilen boyutlara uygun olduğu, diğer bir anlatımla, imar affı röleve projesine göre davalının ortak yerlere müdahalesi bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Uygulamada İmar Affı Yasası olarak adlandırılan 2981 Sayılı Yasanın 2. maddesinde; anılan yasanın, Belediye ve mücavir alan sınırları içinde yer alan ve imar mevzuatına aykırı olarak inşa edilen taşınmazlar hakkında uygulanacağı, aynı Yasanın 7/2. maddesinde de, kat maliklerinden herhangi birisinin başvurusunun yasadan yararlanmak için yeterli olacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; K.. Belediyesi sınırları içinde bulunan ve bütünü itibariyle imar mevzuatına açıkça aykırı olan bu taşınmazın 2981 sayılı yasa hükümlerinden yararlanacağı kuşkusuzdur.
Ayrıca, sözü edilen Yasanın 7/2. maddesine göre, tek kat malikinin dahi başvurusu yeterli olup, tüm kat maliklerinin muvafakatı zorunluluğu da bulunmamaktadır.
Diğer yandan, onaylanarak kesinlik kazanan bir mimari projenin uygulanabilirliği ve geçerliliği ayrıca tapu siciline tescil koşuluna bağlı olmadığından, fiili duruma aynen uymasına rağmen tapuya tescil edilmediği gerekçesiyle imar affı röleve projesine itibar edilmemesi doğru bulunmamıştır. Kaldı Ki; 1978 onay tarihli proje, kapsamına aykırı fiili uygulama ile zaten işlerliğini ve tatbik kabiliyetini de yitirmiştir.
Hal böyleyken, 2981 Sayılı Yasanın 2 ve 7. maddeleri hükmü karşısında tapu siciline tescil edilmemiş olmasına rağmen imar affı röleve projesine itibar edilmesi ve buna göre hüküm tesisi gerekirken tapuya tescil edilmediği gerekçesiyle bu proje gözardı edilerek, binanın fiili durumuna bütünüyle uymayan 1978 tarihli proje esas alınarak hüküm tesisi, doğru görülmemiştir (18. HD. 21.3.2002, 12617/2850).
 
Hits: 211

SEÇİLMİŞ YARGI KARARLARI

TAPULARIN GEÇ TESLİMİNDEN DOĞAN ZARARIN TAZMİNİ
Davacı yüklenici, davalılar arsa sahibidir. Davacı yüklenici, taraflar arasında imzalanan ... 1. Noterliği'nin 03.07.1995 tarih ve 6948 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat ...
İTİRAZIN İPTALİ DAVASINDA İCRA DAİRESİNİN YETKİLİ OLUP OLMADIĞININ İNCELENMESİ
İtirazın iptali davaları davasında, icra takibine itiraz üzerine duran takibin devam etmesini sağlamak amacı güdülür. Bu davada borçlunun icra takibine yaptığı ...
YÜKLENİCİNİN KUSURU NEDENİYLE SÖZLEŞMENİN FESHİ
Taraflar arasında ilki 14.11.1975 tarihli olmak üzere 22.3.1976 tarihli ve 14.1.1977 tarihli 3 adet sözleşme düzenlenmiştir. Önceki sözleşmeden sonra ek ...
YÜKLENİCİNİN İŞİN YAPILMASINI ZORLAŞTIRAN DURUMLARI İŞ SAHİBİNE BİLDİRME KÜLFETİ
TBK. md. 472’ye göre imalatın muntazaman icrasını tehlikeye koyacak herhangi bir durumun ortaya çıkması halinde yüklenici iş sahibini bundan derhal haberdar etmeye mecbur ...
KAMU DÜZENİNE AYKIRI SÖZLEŞME VE ONUN UYGULAMASI, DÜRÜSTLÜK KURALI GEREKÇESİYLE AYAKTA TUTULAMAZ
 Dava, kat irtifakı kurulu ana yapının ortak yerlerine vaki el atmanın önlenmesi ve projesine uygun hale getirilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüyle ortak ...
TAŞKIN YAPI İDDİASI
TMK'nın 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de ...
GÖTÜRÜ BEDEL ALACAĞININ HESABI
"Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin saptanması yada iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için ...
AKDİ SORUMLULUĞUN İHLALİ
  TBK. md. 112-125’de borçların ödenmemesinin koşulları ve sonuçları düzenlenmiştir:   Ø Vadesinde yerine getirilmeyen edimler için ifa ...
DANIŞTAY KARARI: YAŞANAN İŞ KAZASINDAN DOLAYI GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMAYAN KAMU GÖREVLİLERİ DE SORUMLUDUR
 İtiraz Edilen Karar: Haklarında ön inceleme yapılanların tümü için sorusturma İzni verilmemesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının ...
MİRASTA TENKİS
 Dava, tenkis isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakanın zilyetliğinde bulunan 12 parça tapusuz taşınmazını 24.06.1997 tarihli ...
İNŞAAT RUHSATININ YÜKLENİCİ İÇİN ÖNEMİ
 Davacılar iş sahibi, davalı yüklenicidir. İnşaata ait projelerinin çizim ve onayı, ruhsatlarının alınması vs. yapımla ilgili yasal işler konusunda davacılar 4.1.2000 ...
KARŞILIKSIZ ÇEKLERDE BANKANIN SORUMLULUĞU
Gerek 3167 sayılı Yasanın 3/1. Maddesi ve gerekse 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3/III. Maddesinde muhatap bankanın karşılıksız çeklerde süresinde ibraz edilen her ...
TEMSİLCİDE YANILMA
Aktif husumet: Bir hakkı dava etme yetkisidir. Pasif husumet: Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumda olan yani hakka uymakla yükümlü olan kişidir. Bir davada gerek aktif ...
İBK. 11.11.1994, 4/4 MİRASTA SABİT TENKİS ORANI
MİRAS HUKUKUNA İLİŞKİN BAZI TEMEL KAVRAMLAR 1 - Medeni Kanun Sistemi: Medeni Kanunumuz prensip itibariyle vasiyetname düzenleme serbestisini ve tasarruf nisabını kabul etmek suretiyle ...
ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİN PAYLI MÜLKİYETE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ
             Bir mirasçı, miras ortaklığından doğan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde ...
MUHTESATIN TESPİTİ
 MUHDESATIN TESPİTİ Davacılar, dava konusu taşınmaz üzerindeki her türlü muhdesatın kendileri tarafından meydana getirildiğini ileri sürerek, adlarına tespitini ...
ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİ TÜKETİCİ İŞLEMİ KAPSAMINDA ELE ALINAMAZ
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Her ne kadar dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Yasa'nın 3/l ...
KOOPERATİFÇE VERİLECEK KONUT BULUNMAYAN ORTAĞIN İSTEYEBİLECEĞİ TAZMİNAT
Dava, kendisine verilecek konut bulunmayan ortağın isteyebileceği tazminata ilişkindir. Önce davalı kooperatifçe ortaklara tahsis edilen bağımsız bölümün dava ...
AVUKATIN TEMYİZ DİLEKÇESİNDE MAHKEME ALEYHİNE SÖZLERİ, SAVUNMA DOKUNULMAZLIĞI
1- Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, ...
TAPU KAYITLARININ İDARİ YOLDAN DÜZELTİLMESİNE BAŞVURMADAN DAVA AÇILAMAZ
 Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup 23.07.2014 tarihinde açılmış, mahkemece esastan karar ...
MUHASEBE ÜCRETİ İÇİN YAPILAN İLAMSIZ İCRA-ZAMANAŞIMI
Dava; muhasebe ücretinin tahsili için girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemenin, '...davacı ve davalı arasındaki hukuki ilişkinin ...
KAT MÜLKİYETİ KURULMASI SURETİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ
Davacı dava dilekçesinde, 153 ada 14 parsel ve 154 ada 20 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın mümkünse aynen, değilse satış yoluyla giderilmesini ...
ADİ ORTAKLIĞIN FESHİ VE TASFİYE - ADİ ORTAKLIK GELİRLERİ (3. HD. 20.1.2015, 13639/1168)
(6098/m.530,644,630)   Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin davalı B. M. ve dava dışı arsa sahipleri ile, kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış ...
KOMŞULUK HUKUKUNA AYKIRILIK NEDENİYLE TAZMİNAT İSTEMİ
 TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma ...
ÜST SINIR İPOTEĞİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ
TMK'nın 851 ve881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ ( üst sınır ) ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar ...
SÖZLEŞME DIŞI İŞLERDE FATURA KESİLMEMİŞ OLMASI KDV İSTENMESİNE EN-GEL OLUŞTURMAZ
 Mahkemece davalı tarafından sözleşme bedeli tutarında ( 60.000,00 TL + %18 KDV = 70.800,00 TL ) iş yapıldığı kabul edilmiştir. Oysa davalı aşamalarda verdiği ...
ÖNALIM HAKKINI ENGELLEME
 Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu edilen payın ilişkin bulunduğu 1 no'lu parselin paydaşlarından olduğunu, taşınmazın paydaşlarından Z.Ö.'in taşınmazdaki 211/ 7302 ...
SÖZLEŞMENİN İHLALİNDEN MANEVİ ZARAR DOĞMASI
 Uyuşmazlık; davalı avukatın ( vekilin ), davacı müvekkili adına açtığı iki ayrı davayı takip etmeyerek, sözkonusu davaların açılmamış sayılmalarına ...
KISITLININ ORGAN BAĞIŞLAYABİLMESİ İÇİN VASİYE YETKİ VERİLMESİ
 Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarı üzerine Şengül Yıldırım’ın organ bağışlayabilmesi amacıyla vasisine izin ve yetki verilmesi davasında Ereğli ...
KATILMA ALACAĞINDA ZAMANAŞIMI
 Özet: Katılma alacağı kanundan doğan bir alacak olduğundan, TMK.nın 5. maddesi yollamasıyla Borçlar Kanunu genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Kanunda ...
TAPUDA BEYANLAR HANESİNİN ÖNEMİ
 Davacı, paydaşı olduğu 19 parsel numaralı taşınmaz içerisinde bulunan samanlığı davalıların kullandığını belirterek elatmanın önlenmesi isteğinde ...
ŞİKAYET HAKKININ DÜŞÜRÜLMESİ - DURUŞMA LİSTESİ VE SAATİ
 Özet MAHKEMENİN HER DAVA DOSYASI İÇİN DEĞİŞİK SAATLER BELİRLEYEREK DURUŞMALARA DEVAM ETMEK, BÖYLELİKLE TARAFLARA VE VEKİLLERİNE MEŞRU VASITA VE YOLLARDAN ...
YABANCI MAHKEME KARARININ GEREKÇESİZ OLUŞU TENFİZE ENGEL OLUR MU?
 ÖZET: “Yabancı mahkeme kararlarının salt gerekçesinin bulunmamasının kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tenfizine engel olmayacağı ve bu hususun 5718 ...
MİRAS BIRAKANIN ÖDEMEDEN ACZİ AÇIKÇA BELLİ VEYA RESMEN TESPİT EDİLMİŞ İSE MİRAS REDDEDİLMİŞ SAYILIR
 Dava rücuen tazminat isteğine ilişkindir. Davacı vekili, Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memurunun davalıları oğlu YA tarafından silahlı saldırıya ...
TAPU KAYITLARINDA KİMLİK BİLGİLERİNİN DÜZELTİLMESİ-ÇEKİŞMESİZ YARGI-GÖREV
 Dava, tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.   Bu tür davalarda Tapu Sicil Tüzüğü'nün 25. maddesinde belirtilen ve ...
KOOPERATİFİN, YÖNETİM KURULU ÜYELERİ ALEYHİNE TAZMİNAT DAVASI AÇMASI
 Dava, taşınmaz alımından dolayı kooperatifin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Kooperatif yönetim kurulu eski üyesi olan davalı Çetin Bulut hakkında ...
MUHTESAT AİDİYETİNİN TESPİTİ DAVASINDA MUHTESATIN KAÇAK YAPI OLUP OLMADIĞI SONUCA ETKİLİ DEĞİLDİR
 Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece muhtesatın kaçak yapı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar ...
TÜKETİCİ KREDİSİ YENİDEN YAPILANDIRILDIĞINDA YENİDEN MASRAF ALINAMAZ
 T.C. ANKARA 7. TÜKETİCİ MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR   ESAS NO : 2010/858 KARAR NO : 2011/309 HAKİM : ....... KATİP : ......... DAVACI : ...
VEKİLİN GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANMASI
 Vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun ...
MURİS MUVAZAASINDA ZAMANAŞIMI
 Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı bulunmadığı, davanın niteliğine göre bu ...
ÖNALIM(ŞÜFA) BEDELİNİN, OBJEKTİF DEĞER ARTIŞI GEREKÇESİYLE ARTTIRILMASI
   1.     Önalım hakkının tapudaki satış bedeli, harç ve masraflar tutarı üzerinden tanınması gerekir.   2.     ...
VELAYETİN KULLANILMASINDA ÜSTÜNLÜK SÖZ KONUSU DEĞİLDİR
 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesinde "Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar." hükmü mevcuttur. Bu madde ...
KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİNİN İADESİNE İLİŞKİN AÇILACAK DAVADA ZAMANAŞIMI
 Davacı, davalı ile kredi kartı üyelik sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği 2007 yılı içerisinde yıllık üyelik ücreti olarak davalı ...
TARIM ARAZİLERİNİN DAVA YOLUYLA ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ
 TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kanun No. 5578 Kabul Tarihi : 31/1/2007 MADDE 1 – 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve ...
YARGI KARARINA GÖRE TAHSİL EDİLEN KİRA VE FAİZİN VERGİLENDİRİLMESİ
 Kiracıların kira bedellerini ödememeleri nedeniyle açılan davalar sonucu verilen yargı kararlarında, kira bedelinin yanı sıra yasal faiz ödenmesine de karar verilmiş ...
ECRİMİSİLİN TAHAKKUKU, İTİRAZI, İPTALİ
CEZA YARGILAMASINDA SAVUNMA HAKKI
 Sanığın teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ...
ÖNALIM HAKKI NEDİR? NASIL KAZANILIR? NE ZAMAN VE NASIL KULLANILIR? ÖNALIM HAKKINDAN VAZGEÇME ŞEKLE TABİ MİDİR?
 Önalım ( şufa ) hakkı, 4721 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinde 658. (sözleşmeden kaynaklanan şufa) ve ...
ÖNALIM (ŞÜFA) HAKKININ DÜRÜSTLÜK KURALLARINA AYKIRI KULLANILMASI
 Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri ...
SANIK YOKSUL İSE ONA AVUKATLIK ÜCRETİ YÜKLETİLEMEZ
 Özet: CEZA YARGILAMA YASASI'MN 150/3. MADDESİ UYARINCA, MAHKEMESİNCE BARO'YA YAZI YAZILARAK SANIĞI SAVUNMAK ÜZERE BİR AVUKATIN GÖREVLENDİRİLMESİ NEDENİYLE, ZORUNLU ...
ARAÇTA ARIZANIN BİR YIL İÇİNDE İKİDEN FAZLA TEKRARLAMASI - ARACIN İADESİ VE SATIŞ BEDELİNİN SATIŞ TARİHİNDEN İTİBAREN FAİZİ İLE TAHSİLİ
 Dava, ayıplı çıkan araç nedeni ile satım sözleşmesinin feshi, aracın iadesi ve satış bedelinin satış tarihinden itibaren faizi ile tahsili istemine ...
RUHSATA TABİ OLDUĞU ANLAŞILAN ESASLI TADİLATIN RUHSATSIZ YAPILMASI
 Dava, Aydın, Merkez, ... Mahallesi, 19 L-IV pafta, ... ada, ... parselde A. K. ve H. F. U. adına kayıtlı binanın 1. katında, davacının işletmecisi olduğu sinema salonunda yapılan ...
HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI YASAĞI ( Gününde Bitmeyen Yapı Nedeniyle Akdin Feshi )
  Borçlar Kanunu`muzda ( özellikle 106-108. maddelerde) borçlunun kısmi temerrüdünden ve bu hale uygulanacak hükümlerden açıkça ...
YANLIŞ YAZILAN PARSEL NUMARASININ DÜZELTİLMESİ
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden dava konusu 14 parsel sayılı taşınmazın 187.39 m2 ve arsa vasfı ile davacı adına, 13 parsel sayılı taşınmazın ise 210 m2 ve kuyulu ...
BK. MD. 99'DA DÜZENLENEN SORUMSUZLUK ANLAŞMASINA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI
Taraflar arasındaki çekişme, davacının internet şifresi kullanılarak iradesi dışında hesabından havale edilen bu paradan dolayı tarafların sorumluluklarının belirlenmesine ...
ÇEK HESABI AÇMADA BANKANIN SORUMLULUĞU
Dava, çek hesabı açmada kusurlu olduğu iddia edilen bankadan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Çek hesabının açıldığı tarihte ...
GABİN-HATA-HİLE
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, davacı 575 ada 22 parsel sayılı taşınmazdaki payının temlikinde davalı tarafça hata hileye ...
REKABET YASAĞI SÖZLEŞMESİNE DAYALI CEZAİ ŞART
Uyuşmazlık; davalının müfettiş yardımcılığı görevinin müşterileri tanımasını sağlayacak ve işin esrarına nüfuz ederek iş sahibinde bir zarar meydana getirecek ...
ARAÇTA ÜRETİM HATASI-AYIPLI MALIN YENİSİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİ
Dava, tüketici tarafından ithalatçı firma aleyhine açılmış olup; ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi ve manevi tazminat istemlidir. Davacı dava dilekçesinde; ...
ALDATAN EŞİN SEVGİLİSİNİN RESMİ NİKAHLI EŞE MANEVİ TAZMİNAT ÖDEMESİ
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının kendisinin eşiyle, onun evli olduğunu bildiği halde, ...
GEÇİT HAKKI
Davacı, 27 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek davalılara ait 28 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesisi isteğinde ...
TESPİT DAVASI
İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı ...
BEDELİN BELLİ BİR SÜREDE ÖEDENMEMESİ HALİNDE VADE FARKI ÖDENİR İBARESİ YAZILI FATURA
a ) Fatura: Türk Ticaret Kanunu'nda fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunun 229. maddesinde yer alan tanımlama ise: "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında ...
AÇIK FATURAYA İTİRAZ EDİLMEMESİ
FATURAYA İTİRAZ EDİLMEMESİ: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin ...
GİZLİ REKLAM NEDENİYLE VERİLEN PARA CEZASININ İPTALİ
GİZLİ REKLAM NEDENİYLE VERİLEN İDARİ PARA CEZALARININ İPTALİ               Dava, davacı şirkete (Medi Zinde Sağlık Hizmetleri ...
İMAR AF YASASINA DAYANAN TESCİL İSTEMİNİN KOŞULLARI
Ø 2981 SAYILI İMAR AFFI KANUNUNUN 16/SON FIKRASININ UYGULANABİLMESİ İÇİN ÖNCEDEN KAT İRTİFAKI KURULMUŞ VE BU KANUNDAN YARARLANILARAK BAĞIMSIZ BÖLÜM ...
BELEDİYE SINIRLARI İÇİNDEN GEÇEN DEMİRYOLU İLE KESİŞEN KARAYOLU ÜZERİNE ALT ÜST GEÇİT YAPMA İLE DİĞER EMNİYET TEDBİRLERİNİ ALMA GÖREVİ BELEDİYEYE AİTTİR
(15. HD. 14.9.2009, 4410/4671) Davacı, davalı belediyenin sorumluluğunda bulunan Yenice İlçesi, Yeşil Yenice Mahalle Yolunda demiryolu üzerindeki hemzemin geçide otomatik ...
DERNEK ADINA KAYITLI TAŞINMAZDAKİ CAMİİ MİNARESİNE DAVALI TARAFINDAN GSM BAZ İSTASYONU KURULMAK SURETİYLE MÜDAHALE EDİLDİĞİ İDDİASIYLA DERNEK BAZ İSTASYONUNUN KALDIRILMASI AMACIYLA DAVA AÇABİLİR
DERNEK ADINA KAYITLI TAŞINMAZDAKİ CAMİİ MİNARESİNE DAVALI TARAFINDAN GSM BAZ İSTASYONU KURULMAK SURETİYLE MÜDAHALE EDİLDİĞİ İDDİASIYLA DERNEK BAZ İSTASYONUNUN KALDIRILMASI ...
KİRA PARASININ TESPİTİ
  KİRA PARASININ BELİRLENMESİ- ( ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTALİ - HAKİMİN YASA KOYUCU GİBİ BOŞLUĞU DOLDURMASI ) (İBK. 18.11.1964, 2/4) 6570 sayılı Yasanın yalnız 2 ve 3. ...
KİRACILIĞIN TESPİTİ VE İSPATI
KİRACILIĞIN İSBATI (1. HD. 18.10.2000, 11696/12553) Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği, gibi zımni olarak da vücuda getirilebilir. Yeter ki taraflar ...
MUHTESAT
  TAPULAMA YASASI’NIN 40. MADDESİ UYARINCA KÜTÜĞÜN BEYANLAR HANESİNE MUHDESATLA İLGİLİ OLARAK VERİLEN ŞERH, BİR FİİLÎ DURUMUN TESBİTİNDENİBARETTİR. ...
KÂR YOKSUNLUĞU
KAR MAHRUMİYETİ - Sözleşme iş sahibi tarafından bozulmuşsa, sözleşmeyi bozan sözleşmeci –verdiği dışında- ancak olumlu zararını isteyebilir; olumlu zarar kavramı ...
HEKİMİN ÖZEN BORCUNDAN SORUMLULUĞU
HEKİMİN ÖZEN BORCU   Davacı, burnundan rahat nefes alamadığı için muayene olduğu doktor olan davalının önerisi ile 9.11.1995 tarihinde davalı tarafından ameliyat ...
GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA
GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA   Daire:CGK Tarih:2005 Esas No:2005/110 Karar No:2005/159 Kaynak: İlgili Maddeler:TCK 257 İlgili Kavramlar:GÖREVİ İHMAL Ö Z ...
FUTBOL MAÇLARININ ŞİFRELİ YAYIMLANMASI
FUTBOL MAÇLARININ ŞİFRELİ YAYIMLANMASI     Dava, davacı şirketin bazı birinci lig spor klüpleriyle yaptığı sözleşmeler ve Futbol Federasyonundan aldığı ...
YAKINMA HAKKININ KAPSAM VE İLKELERİ
YAKINMA HAKKININ KAPSAM VE İLKELERİ   (HGK.21.9.2005, E.4-468, K.2005/514)   Yakınma hakkı, başka bir anlatımla hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın ...
İBRANAME
İBRANAMEDE, OLAY VE KARARLAR IŞIĞINDA YARGITAY UYGULAMASI   1. OLAY VE KARAR: Altındaki imza davacı tarafından inkar edilmeyen hatta hile ve zorla alındığı kanıtlanamayan ve bir ...
MİRASIN REDDİ
MİRASIN REDDİ I. Ret beyanı 1. Ret hakkı MADDE 405-   Yasak ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden ...
FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİNİN İSPATI
FAZLA ÇALIŞMANIN İSPATI- ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN FAZLA ÇALIŞMASI İşyerinde en üst düzey konumda çalışan işçinin görev ve ...
ORTAKLARIN KOOPERATİF ALEYHİNE "ZAMANINDA TESLİM EDİLMEYEN DAİRELER" İÇİN DAVA AÇMASI
ORTAKLARIN KOOPERATİF ALEYHİNE “ZAMANINDA TESLİM EDİLMEYEN DAİRELER” İÇİN DAVA AÇMASI ÖZET : Kooperatif üyesi olan davacı, dairelerin zamanında teslim ...
HAKSIZ İNŞAAT
                HAKSIZ İNŞAAT (TMK md. 724 (Eski md. 650): I-)Levazım Sahibinin İyi Niyetli Olması: Temlik isteyebilme ...
EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ
EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ[1]   PLAN   I.      GENEL OLARAK   II.   KATILMA REJİMİNDE EGEMEN OLAN ...
ÖDEMELERİNİ TAMAMLAMAYAN ORTAK DAİRENİN ADINA TESPİTİ, TAPU İPTAL VE TESCİLİ İSTEMİNDE BULUNAMAZ.
ÖDEMELERİNİ TAMAMLAMAYAN ORTAK DAİRENİN ADINA TESPİTİ, TAPU İPTAL VE TESCİLİ İSTEMİNDE BULUNAMAZ.  (11. HD. 16.11.2009, 12270/11832). Somut olayda davacı dava ...
KARARLARDA GEREKÇE ZORUNLULUĞU
KARARLARDA GEREKÇE ZORUNLULUĞU   (18. HD. 28.1.2010, 11178/966).               Anayasanın 141/3 maddesi uyarınca ...
ELEKTRİK ABONELİĞİ, KULLANILMAYAN ELEKTRİK BEDELİ, İDARENİN KARŞI KUSURU
ELEKTRİK ABONELİĞİ, KULLANILMAYAN ELEKTRİK BEDELİ, İDARENİN KARŞI KUSURU (13. HD. 14.10.2009, 4964/11563) Kural olarak abonelik sözleşmesi iptal edilmediği sürece kim ...
SİTE YÖNETİMİNİN TARAF EHLİYETİ
SİTE YÖNETİMİNİN TARAF EHLİYETİ (13. HD. 27.4.2009, 14684/5645) Davacı site yönetimi, kendileri ile davalı sitenin aynı taşınmaz üzerine inşa edilmiş iki ayrı site ...
PAYLI MÜLKİYETTE ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL İSTEMİ
PAYLI MÜLKİYETTE ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL İSTEMİ (1. HD. 6.2.2008, 12014/1317). Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş ...
KİRACININ YAPTIĞI YARARLI VE ZORUNLU GİDERLER
KİRACININ YAPTIĞI YARARLI VE ZORUNLU GİDERLER (13. HD. 8.10.2009, 8051/11129) Kiracı, mecurda yaptığı zorunlu ve yararlı işlerin bedelini, buna onay vermeyen kirayaverenden isteyebilir.
OTOBÜSÜN ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI
OTOBÜSÜN ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI (11. HD. 14.12.2009, 8521/12939). Otobüsün zorunlu koltuk sigortasından yapılan ödemeler, işgücü kaybından ya da ...
SAHTE VEKALETNAME İLE SATIŞTA DEVLETİN SORUMLULUĞU
SAHTE VEKALETNAME İLE SATIŞTA DEVLETİN SORUMLULUĞU (4. HD. 26.2.2009, 1913/2811) Sahte vekaletnamedeki nüfus bilgileriyle Tapu Dairesindeki nüfus bilgilerinin birbiriyle ...
FİİLEN KULLANILAN SU BEDELİ
  FİİLEN KULLANILAN SU BEDELİ (4. HD. 29.3.2006, 4899/3452) Abone kaydı olmasa da, İdare’ye ait sayaçtan fiilen su kullandıkları anlaşılan davalıların tüketilen ...
ALKOLLÜ SÜRÜCÜNÜN KULLANDIĞI ARACA BİLEREK BİNMEK
ALKOLLÜ SÜRÜCÜNÜN KULLANDIĞI ARACA BİLEREK BİNMEK (4. HD. 21.3.2006, 1430/3027)  Alkollü sürücünün kullandığı araca durumu bilerek ...
İNANÇLI İŞLEMİN İSPATI
İNANÇLI İŞLEMİN İSPATI (1.HD. 7.5.2009, 4531/5348) İnançlı işlemin yazılı belge ile ispatı gerekir. Bu belgenin resmi nitelikte olması gerekmez. Taşınmazın ...
TEMYİZ AŞAMASINDA KANIT SUNMA YASAĞI
TEMYİZ AŞAMASINDA KANIT SUNMA YASAĞI (HGK. 27.1.2010, 586/31) Kural olarak, yargılama aşamasında sunulmayan deliller, temyiz veya karar düzeltme aşamasında sunulamazlar. BU kuralın ...
ÖNALIM HAKKI- HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE
ÖNALIM HAKKI- HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE (6. HD. 8.12.2009, 7141/10701) Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 11 No'lu parselin paydaşlarından olup ...
TAMAMLANMIŞ VE İÇİNE YERLEŞİLMİŞ YAPIDA KAT MÜLKİYETİ KANUNU HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI
TAMAMLANMIŞ VE İÇİNE YERLEŞİLMİŞ YAPIDA KAT MÜLKİYETİ KANUNU HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI (Yargıtay 18. HD. 11.10.2004, 5043/7104) Kat irtifakı kurulmuş ancak kat ...
ESER SÖZLEŞMESİNDE ZAMANAŞIMI
ESER SÖZLEŞMESİNDE ZAMANAŞIMI (15. HD. 7.12.2006, 7107/7172). Eser sözleşmesinde zamanaşımı teslimden veya fesihten işlemeye başlar. Davalı yüklenici eseri sözleşme ...
TAMAMLANMIŞ VE İÇİNE YERLEŞİLMİŞ YAPIDA KAT MÜLKİYETİ KANUNU HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI
TAMAMLANMIŞ VE İÇİNE YERLEŞİLMİŞ YAPIDA KAT MÜLKİYETİ KANUNU HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI (Yargıtay 18. HD. 11.10.2004, 5043/7104) Kat irtifakı kurulmuş ancak kat ...
KAMBİYO SENETLERİNDE BORÇLUNUN TEMERRÜDE DÜŞMESİ
Son 3 taksit için 20.8.1984 20.9.1984 ve 20.10.1984 vadeli 3 bono düzenlenmiştir. Bu taksitler için bono düzenlendiğine göre davalı alıcının ödemelerini ...
KAR MAHRUMİYETİ
Kâr yoksunluğundan davalının sorumlu tutulabilmesi için, davalının edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi (geç veya kötü yerine getirmesi veya hiç yerine ...
SAHTE VEKALETNAME İLE TAŞINMAZ SATIMI
2. Hukuk Dairesi 2006/6233 E., 2007/5135 K.   · HAZİNENİN SORUMLULUK ŞARTLARI · İLLİYET BAĞI · USULSÜZ İŞLEM Dosyadaki kanıtlara ...
SAHTE VEKALETNAME İLE BAŞKASININ TAPULU MÜLKÜNÜN SAATILMASINDA DEVLETİN SORUMLULUĞU
(Hukuk Genel Kurulu 11/07/ 2007, 422/536)   Davacı, eldeki dava ile tapu ve noter memurlarının özensizliği nedeniyle uğradığı maddi zararının tazminini ayrıca haksız yere ...
SÖZLEŞMEYE UYGUN TESLİM
(15. HD. 8.2.2007,1132/706)   Davacı yüklenici, yapımını yüklendiği sözleşme konusu tüm işi yaptığını ileri sürerek az yukarda belirtildiği üzere, ...
MÜTEAHHİDİN KENDİ KUSURU İLE TEMERRÜDÜ - İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN FESHİ - MÜTEAHHİDİN TESLİM GÜNÜNDE YAPIYI BİTİREMEMESİ -MÜTEAHHİDİN KUSURU HALİNDE İŞ SAHİBİNİN HAKKI -HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI YASAĞI
Tam karşılıklı sözleşmelerden olan istisna sözleşmelerinde borçlunun ( müteahhidin ) kendi kusuruyla işi teslim gününde bitirmeyerek temerrüde ...
GECİKME (KİRA) TAZMİNATINDA KUSURUN ROLÜ
(15. HD. 18.1.2007, 7562/177) Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı gecikme tazminatı (kira) istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 5.7.1999 tarihli kat ...
GARANTİ VERİLEN İŞLERDE AYIP İHBARI
           Eser sözleşmelerinin en önemli unsuru, eserdir. Başka bir anlatımla, sonuçtur. Sonuç gerçekleştiği ...
FUTBOL MAÇINDA ADAM ÖLDÜRME
FUTBOL FEDERASYONU VE EV SAHİBİ KULÜBÜN BİRLİKTE SORUMLULUĞU Dava konusu olayda, dava dışı Fatih’in ayakkabısının içinde bıçak saklayarak maça ...
EVLİLİKTE EDİNİLEN MALLARDA ZAMANAŞIMI
ÖZET : Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesinde belirtilen ve evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden sonra doğan, ancak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ...
DEVLET ORMANI - ORMAN KADASTROSU
Hukuk Genel Kurulu 7.2.2007 GÜN VE 2007/20-62 E., 2007/56 K. · DEVLET ORMANLARI VE ORMAN KADASTROSU · ORMANLARIN TARİFİ VE TAKSİMİ Davacı vekili tarafından, ...
BORCUN İFA EDİLMEDİĞİ DEF'İ (BK. MD. 81)
  Karşılıklı borçları kapsayan bir sözleşmenin yerine getirilmesini isteyen tarafın, sözleşmenin gereklerine veya niteliğine göre bir süreden yararlanma ...
BK. MD. 360/I UYARINCA SÖZLEŞMENİN FESHİ
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme sözleşmesidir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin ...
BK. md. 102: Direnimden sonra meydana gelen kazadan Sorumluluk
Direnime düşen borçlu, borcun geç ödenmesinden dolayı tazminat vermek zorunda olduğu gibi, rasgele bir olaydan doğacak bir zarardan da sorumludur. Borçlu, ...
BK. md. 82 ÖDEMEZLİK SAVUNMASI
1. Genel Açıklama Karşılıklı taahhütleri havi akitlerde, daha önce ifa ile yükümlü olan taraf, karşılıklı edimi ileride talep edip edemeyeceğinden ...
HİZMET KUSURU NEDENİYLE BELEDİYENİN SORUMLULUĞU
     Bir Hukuk devletinde idarenin hukuka aykırı eylem ve işlemler yapmaması gerekir. Hukuka saygılı bir idarenin kendi eylem ve işlemlerinden kaynaklanmış bu zararları ...
AVUKATIN ÖZEN BORCU
Hukuk Genel Kurulu 11.4.2007 GÜN VE 2007/13-198 E., 2007/199 K. · ANLAŞMAZLIKLARIN HAKEM YOLUYLA ÇÖZÜMÜ · GENEL İTİBARİYLE VEKİLİN ...
İMALATIN İŞ SAHİBİNİN KULLANAMAYACAĞI DERECEDE AYIPLI OLMASI
27- Yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kurallarına göre kabule icbar edilemeyeceği derecede ayıplı veya sözleşme koşullarına aykırı olursa, iş sahibi o şeyi ...
ANAYASA MAHKEMESİ, HARÇLAR KANUNU'NUN 28. MADDESİNİ İPTAL ETTİ
A- Yasa’nın 28. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendinin İkinci Tümcesinin İncelenmesi Başvuru kararlarında, davacı tarafın davayı kazandığı halde ilamı alarak icra ...
İETT İŞLETMESİNİN HALK OTOBÜSLERİNDEN SORUMLU OLMASI
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2009/3126 Karar Numarası: 2009/7497 Karar Tarihi: 18.06.2009   İETT İŞLETMESİNİN HALK OTOBÜSLERİNDEN SORUMLU OLMASI   818 s. ...
ALIŞVERİŞ ANINDA VEYA PASTAHANEDE ÇANTA ÇALINMASINDA İŞYERİ SAHİBİNİN MÜŞTERİYE (TÜKETİCİYE) KARŞI SORUMLULUĞU
Davacının, davalılardan (M.B.) tarafından işletilen pastanede arkadaşı ile birlikte oturduğu sırada, yanındaki sandalyeye bırakmış olduğu çantasının çalındığı ...
BORÇLUNUN TEMERRÜDÜ İLE OLUŞAN MUNZAM ZARAR - MÜRURU ZAMAN
Dava, BK.'nun 105/1.maddesi hükmüne dayanılarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen munzam ...