KİTAP
Açıklamalı İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU 9. BASKI
2018 /  17x25
1491 Sayfa
9. Baskı / Ciltli 

İBRANAME

~ 05.05.2010 ~
İBRANAMEDE, OLAY VE KARARLAR IŞIĞINDA YARGITAY UYGULAMASI
 
1. OLAY VE KARAR: Altındaki imza davacı tarafından inkar edilmeyen hatta hile ve zorla alındığı kanıtlanamayan ve bir sene içerisinde bu konuda bir iddia ileri sürülmeyen ibraname başlıklı belge ödeme rakamlarını içermekte olup, mak­buz niteliğindedir. Mahkemece davacının hak kazandığı saptanan miktarlardan ibraname başlıklı belgede açıklanan ödeme miktarları düşülmeli, bakiye ala­cağı kalırsa bu miktarla ilgili hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu ödeme belgesine değer verilmeyerek sonuca gidilmesi hatalıdır.
Genel tatil ve fazla mesai alacaklarına, mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanmalıdır (9. HD. 2.4.2007, 23805/18901).
 

2.OLAY VE KARAR:Davanın dayanağını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 54. mad­desinin ilk fıkrasında yer alan "Yıllık ücretli izine hak kazanmak için gerekli sürenin hesabında işçilerin, aynı işverenin bir veya çeşitli işyerlerinde ça­lıştıkları süreler birleştirilerek gözönüne alınır" şeklindeki kural oluşturur. Gerçekten, işçinin aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı süre­lerin yıllık izin hesabı yönünden birleştirilmesi anılan yasanın amir hükmüdür.
4857 sayılı İş Kanunu'nun halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin 2. fıkrasında, "İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır" şeklinde kurala yer verilmiştir. İşçinin aralıklı çalışmalarında iş sözleşmesinin feshinin ardın­dan, bir dönem için kıdem tazminatı ödenmiş olması halinde bahsi geçen çalışmaların tasfiye edilmiş olduğu sonucuna varılmaktadır. Kıdem tazminatı ödenmek suretiyle tasfiye edilen sürelerin işçinin aynı işverenin bir ya da değişik işyerlerinde daha sonra gerçekleşen hizmet süresine eklenmesi, mümkün görülmemektedir. Buna karşın, iş sözleşmesi feshedildiği halde tazminatları ödenerek tasfiye edilmeyen hizmetler sonraki çalışma süresine eklenir. Yine, işverenin ilerde daha az kıdem tazminatı ödemek için gerçekte iş sözleşmesi sonlandırılmadığı halde kıdem tazminatı ödeme şeklinde bir uygulama içine girmesi halinde, işçi aleyhine sonuçlar doğuran bu tutumu yasalar karşısında korunmamakta ve yapılan ödeme avans niteliğinde kabul edilmektedir.
Davacı işçi 1986-1990 yılları arasında aynı işverenin değişik bir işyerinde çalışmış ve iş sözleşmesinin işverence feshi üzerine ihbar ve kıdem tazminatları ödenmiş, işçinin imzasını taşıyan ibranamede, yıllık izinlerin de ödendiği belirtilmiştir. Anılan ibraname ile işveren ibra edilmiş, bir başka anlatımla 1986-1990 yılları arasında kalan çalışmalar, işçilik hakları ödenmek suretiyle tamamen tasfiye edilmiştir. İşçinin 1992 yılında yeniden aynı işverene ait işyerinde çalışmaya başlaması yeni bir hizmet akdi niteliğindedir. İşçilik hakları hesabında tasfiye edilen çalışmaların, bu yeni hizmet akdi çerçevesinde yeniden değerlen­dirmeye alınması doğru olmaz. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 54. maddesi hükmünün, işçinin önceki dönem çalışmalarının tasfiye edilmediği hizmet süreleri bakımından bir anlamı bulunmaktadır (9. HD. 30.1.2007, 12556/1252)
 
 
3.OLAY VE KARAR: Davacı işçi ihbar ve kıdem tazminatlarıyla izin ücreti ve vergi iadesi alacaklarını talep etmiştir. Davalı işveren ise davacının işyerini terk ettiğini savunmuş ve ardından ibranameye dayanmıştır. Mahkemece davacının imzasını taşıyan ibraname sebebiyle davaya konu isteklerin reddine karar verilmiştir. İbranamede davacı işçinin kendi isteği ile işyerinden ayrıldığından söz edilmemiş ve davaya konu olan işçilik haklarının hiçbirine yer verilmemiştir. Bu davanın konusunu oluşturmayan ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve resmi tatil ücretlerinin ödendiği ibranamede belirtilmiştir. Başka bir alacağını kalmadığı şeklinde genel ifadelerin davaya konu işçilik haklarım kapsadığı söylenemez. İş hukukunda ibranamenin dar yorumu ilkesi geçerlidir. İşçilik hakları açıkça ibranamede yer almadığı sürece, genel anlamda ibraya dair sözcüklerin borcu sona erdirdiğinden söz edilemez. Somut olayda da ibraname metninde davaya konu olan ihbar ve kıdem tazminatları ile izin ücreti ve vergi iadesi alacağına dair bir açıklama bulunmadığından, anılan isteklerin ibranameye dayanılarak reddi hatalı olmuştur. Mahkemece işin esasına girilerek, tarafların delilleri toplanmalı ve isteklere hak kazanılıp kazanılamayacağı noktasında bir karar verilmelidir (9. HD. 7.3.2006, 37456/5676).
 
   
 
4. OLAY VE KARAR: Davacının ihbar ve kıdem tazminatı ve izin ücreti alacak ücretleri ibranameye dayanarak red edilmiş ise de, ibraname altına yazılan açıklama ile davacı yazı ile 9.409.611.000 TL. ödediğini açıklamış olup, bu şekilde miktarlı olan ibraname makbuz niteliğindedir. Bu ödemenin ne kadarının ihbar, kıdem tazminatı ve izin ücreti ile ilgili bulunduğu saptanmalı, davacının hak kazandığı ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ve izin ücreti alacakları belirlenmeli, ödenen miktarlar mahsup edilerek anılan alacaklar ile ilgili bakiye alacağın varlığı saptanırsa hüküm altına alınmalıdır. İbranameye dayanarak bu isteklerin reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir (9. HD. 1.2.2006, 16531/2035).
  
                           
 
5. OLAY VE KARAR: Davalı işveren, fesihten sonra düzenlenen ve miktar içeren ibranameye dayanmış, aynı zamanda davacının fazla çalışma yapmadığını, bayram ve genel tatillerde işyerinin kapalı olduğunu belirterek anılan isteklere hak kazanılamadığını savunmuştur.
 
Mahkemece, ibraname sebebiyle isteklerin tamamının reddine karar verilmiştir.
 
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalının dayandığı ibraname ile cevap dilekçesindeki savunmanın içeriği fazla çalışma ile bayram ve genel tatil ücretleri yönünden çelişkilidir. Davalı işveren, cevap dilekçesinde işyerinde anılan çalışmaların olmadığını, dolayısıyla davacının sözkonusu alacaklara hak kazanmadığını açıklamıştır. Doğmadığı ileri sürülen bir hakkın ibrasından söz edilemez. Bu itibarla, fazla çalışma ücreti ile bayram ve genel tatil ücretleri yönünden ibraname sebebiyle isteklerin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece, işin esasına girilerek anılan talepler yönünden karar verilmelidir.
 
Davacının imzasını taşıyan 7.7.2003 tarihli ibranamede, izin hakkının kullandırıldığından ve izin ücretinden söz edilmemiştir. Bu nedenle, ibranamede açıkça belirtilmeyen bir konuda işverenin ibrasından da söz edilemez. İzin ücreti isteği yönünden dosyadaki deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm kurulmalıdır.
 
İbranamede miktar yazılı olup bu itibarla, anılan belge ödenen miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Davacının hak kazanabileceği kıdem tazminatı miktarı hesaplanmalı ve yapılan ödeme tutarı indirilmek suretiyle bakiye bir hakkın olup olmadığı belirlenmelidir (9. HD. 15.11.2005, 20962/36175).
 
 
                          
 
6. OLAY VE KARAR: Davacı, iş aktinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek fes­hin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatılmama tazminatı ve boşta geçen süre için ücrete karar verilmesini talep etmiştir.
 
Mahkeme davacının feshin kanuna uygun olduğunu aynı tarihte imzala­dığı ibranamede de kabul ettiğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.
 
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının imzaladığı ibraname içeriği itibarıyla bir haktan feragati kapsamamaktadır. "İş aktimin kanun hükümlerine uygun olarak feshedilmesi üzerine" ibaresi feshi kabul niteliğinde değildir. Bu nedenle ibraname geçerli bir fesih nedeni sayılamaz. Ayrıca davacının savun­ması alınmadan yapılan fesih bildirimi de 4857 sayılı kanunun 19 uncu mad­desi gereğince yapılan açık ve kesin bir fesih bildirimi değildir. Bu nedenle davanın kabulü gerekirken reddi hatalı olup dairemizce 4857 sayılı yasanın 20/3 üncü maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar verilmiştir (9. HD. 14.9.2005, 22120/29889).
 
 
7. OLAY VE KARAR: Davacı, haksız fesih nedeniyle kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, dini ve ulusal bayram tatili ücretlerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
 
Davalı, davacının 1993 yılında başvurduğunu, aralıklarla iki ay çalıştığını, 10.12.1999 tarihli ibraname bulunduğunu ve davacının her türlü alacağını aldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
 
Mahkemece, davacının Ocak/1993-Eylül/1999 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını kanıtlayamadığı, çalıştığı varsayılsa bile 10.12.1999 tarihli ibraname ile davalıyı ibra ettiğinden sözedilerek davanın reddine karar verilmiştir.
 
Davalı, gerek Bölge Çalışma Müdürlüğü teftişinde gerek yargılama sırasında davacının anılan tarihler arasında toplam iki ay çalıştığını savunmuş, diğer taraftan ibranameye dayanmıştır. 10.12.1999 tarihli ibranamede davacıya kıdem, ihbar tazminatları, ücret ve fazla çalışma ücretlerinin karşılığı olarak 93.500.000. TL ödendiği yazılıdır.
 
Davalının hizmet akdinin kıdem tazminatı gerektirmeyecek kadar kısa ( iki ay ) sürdüğü şeklindeki savunması ile kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğine dair ibraname birbiriyle çelişiktir. Bu yönden ibranameye değer verilemez. Ayrıca, miktar belirtilmiş olduğundan, ibraname, bu miktarla sınırlıdır.
 
Davacının hizmet süresi taraflar arasında çekişmelidir. İbraname ile davalının savunması arasındaki çelişki de giderilmemiştir. O halde öncelikle bu hususun hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekir. Davacı, 8.7.2002 tarihli dilekçesinde dört tanık ismi bildirmiştir. Mahkemenin 24.10.2002 ve 27.2.2002 tarihli ara kararlarından tanık sayısının sınırlandırıldığı ve iki tanık dinlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacının dinlenen tanıklarından biri de oğludur. Bu nedenlerle diğer iki tanık da dinlenmeli, toplanan delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir (9. HD. 28.4.2005, 25526/14931).
 
 
8. OLAY VE KARAR: Davacı işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Mahkemece, davacının işe iade istemi ile açtığı davanın, davacının 21.10.2003-21.1.2004 tarihleri arasında belirli süreli akitle çalıştığı ve kıdeminin altı aydan az olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Bizzat davalının ibraz ettiği kayıtlardan davacının 21.5.2002-309.2002 tarihleri arasında bir çalışmasının daha olduğu ve yine ibraname ile kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek bir takım ödemeler yapıldığı görülmektedir. Öte yandan davacı asgari ücretle çalışan yardımcı elaman olarak işe alınmakla 4857 sayılı İş Yasasının 11. maddesinde yer alan objektif sebepler bulunmadığına göre bu hizmet akdinin belirli süreli akit olarak kabulüne de olanak bulunmamaktadır. Böyle olunca işin esasına girilerek feshin geçerli ve sendikal nedene dayanılarak gerçekleşip gerçekleşmediği tarafların tüm delilleri toplanarak tespiti gerekir (9. HD. 24.3.2005, 18955/9551).
 
 
9. OLAY VE KARAR: Davacı, 15.05.2002 tarihinde haksız olarak işine son verildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücretinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı ise, kendi isteğiyle ayrıldığını ibraname ile tüm haklarının ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece ibranameye değer verilerek dava reddedilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan ibraname başlıklı belgede davacı işçinin çalıştığı süre içerisindeki kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin gibi tüm haklarını aldığı açıklanmıştır. Davacı ibranamedeki imzasını kabul etmiş, ancak tazminatlarının ödenmediğini savunmuştur. Davalı ise davacının kendi isteğiyle ayrıldığını savunurken ibraname ile tüm haklarınıda ödediğini belirtmiştir. İbranamenin içeriği ile davalı işverenin savunması arasında çelişkili bir durum söz konusudur. Kaldı ki davalı işveren Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne verdiği ifadesinde işlerin azalması nedeniyle diğer işçilerle birlikte davacının işine son verildiğini belirtmiştir.
Öte yandan hizmet sözleşmesi 15.05.2002'de sona ermiştir. İbraname ise 31.03.2002 tarihlidir. İşçiden çalışırken alınan ibraname geçersizdir. Hal böyle olunca davacı isteklerinin bir değerlendirmeye tabi tutularak gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre hüküm altına alınması gerekirken davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir (9. HD. 3.3.2005, 17310/7218).
 
10. OLAY VE KARAR: Davacı son ücretinin günlük 20 milyon TL. olduğunu iddia etmiş davalı ise 1996 yılından sonra davacı ile arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece ücret konusunda davacı iddiasına göre yapılan hesaplamaya değer verilerek hüküm kurulmuştur. Davacının m2 üzerinden ücret aldığı dosya içeriğinden anlaşılmakta ise de son günlük ücretin ne kadara geldiği konusunda tanıklarca bir açıklamada bulunmadığı gibi bu konuda bir ücret araştırmasına gidilmemiştir. Tanıklardan bu husus tekrar sorulmalı gerekli görülürse meslek kuruluşlarından araştırma yapılarak ücret belirlenmeli ve sonucuna göre gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde ücret belirlenmesi hatalıdır.
1996 yılında emekli olarak işyerinden ayrılan davacı tarafından verildiği inkar olunmayan ibranamede davacı kıdem tazminatını aldığını kabul etmektedir. İbranamede ödenen kıdem tazminatı miktarının yazılmaması ibranamenin geçersiz sayılmasını gerektirmez. Dairemizin uygulamasına göre bu ibranameye değer verilerek kıdem tazminatı hesabında 30.9.1996 tarihinden önceki çalışma süresinin nazara alınmaması gerekir (9. HD. 14.2.2005, 14295/4074).
 
11. OLAY VE KARAR: Davacının davalıya ait işyerinde personel müdürü olarak çalıştığı iş sözleşmesinde fazla mesai ücretlerinin ve ayda iki hafta tatili ücretlerinin ücretine dahil olduğu yolunda hüküm bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan davalı cevap dilekçesinde davacının fazla mesai yapmadığı ve hafta tatilinde çalışmadığı savunmasında bulunduktan sonra ibranameye dayanmıştır. İbranamede ise fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin ödendiği belirtilmiştir. İbraname ile savunma çelişkili olduğundan ibranameye değer verilemez.
Mahkemece ücret bordrolarında fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti sütunlarında "o" şeklindeki ibarenin varlığı ve davacının ihtirazi kayıtsız bordroları imzalamış olması karşısında davanın reddine karar verilmiştir. Ücret bordrolarında fazla çalışma ve hafta tatili ücreti tahakkuk ettirildiği takdirde bordroları ihtirazi kayıtsız olarak imzalayan işçi daha fazla çalışma yaptığını eşdeğer yazılı belgeyle ispatlayamadığı takdirde başkaca bir alacak isteyemez.
Ücret bordrolarında miktar gösterilmediğinden davacının bordroları ihtirazi kayıtsız imzalamış olması fazla mesai ve hafta tatili ücreti istemesine engel oluşturmaz. Ayrıca davacı, üst düzey yöneticisi olarak yapılan iş sözleşmesinde fazla mesai çalışmaları karşılığı yüksek ücret belirlenmiş ise de. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, yılda 270 saat fazla mesai ücretinin üzerinde yapılan fiili fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir (9. HD. 31.1.2005, 12507/2707).
 
 
12. OLAY VE KARAR: Davacının şikayeti üzerine iş müfettişliğince yapılan tahkikat sırasında işveren vekili davacının geçmişte çalışması olmadığını ve ücret alacağı olmadığını savunmuş, yargılama sırasında davacının istifaen işyerinden ayrıldığını ileri sürmüş ve ibraname savunmasına dayanmıştır. İbraname savunma ile çelişkili olduğu gibi kendi içerisinde de çelişmektedir. Tanzim tarihi 2001 yılı olarak yazılı olduğu halde ayrılma tarihi olarak 7.11.2002 yazılıdır. Savunma ile ibraname çelişkili olduğundan Dairemizin uygulamasına göre bu tür ibranamelere değer vermek mümkün değildir. İbranamedeki imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmakta ise de boşlukların değişik yazılarla bilahare doldurulduğu gözlemlenmiştir. Bu sebeplerle bu ibranameye değer verilerek kıdem, ihbar tazminatı ve izin ücret alacağının reddi hatalıdır (9. HD. 8.11.2004, 8622/25098).
 
 
13. OLAY VE KARAR: Mahkemece davacının ibraname ve feragatname imzaladığı gerekçesiyle davacının fark ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin istekleri reddedil­miştir. İbranamenin altında hangi alacakların ödendiği ve miktarı ayrı ayrı belirtilmiş bulunmaktadır. Böy­le durumlarda ibraname miktar içeren alacaklar yönünden makbuz nite­liğinde olup fark oluştuğu takdirde bu alacaklar hüküm altına alınmalı, miktar içermeyen diğer alacaklar yönünden ise ibraname olarak geçerli kabul edilmelidir. Bu nedenle miktar içeren tazminat ve alacaklar yönünden dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında hesaplama yapılarak varsa farkı hüküm altına alınmalıdır (9. HD. 27.10.2004, 7559/24429).
 
 
14.OLAY VE KARAR: dava dilekçesinde; hizmet akdinin yeni kadro düzenlemesi yapılacağı gerekçesiyle feshedildiğini, ancak bu nedenin geçerli bir sebep sayılamayacağını ve gerçekte akdin sendikal faaliyetlerden dolayı feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine, işe iadesine, çalıştırılmadığı süre ile ilgili ücreti ile bir yıllık ücret tutarında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı savunmasında; işyerinde ihtiyati tedbir kararlarının uygulandığını ve bu nedenle ödemelerde güçlük çekmeleri nedeniyle kadro düzenlemesi yapmak zorunda kaldıklarını belirtmiştir. Davacının iş akdi ""yeni kadro düzenlemesi yapılacağı gerekçesiyle feshedilmiştir.
Davacıya ihbar ve kıdem tazminatları ödenmiş olup davacı bunlara ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin ibraname vermiştir.
Davalı iş akdinin feshine gerekçe olarak ""yeni kadro düzenlemesi ..."" yapmak ihtiyacı içinde olduğunu ve bunun da ödeme güçlüklerinden kaynaklandığını ileri sürerek Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesi dosyalarını ve kararlarını delil olarak göstermiş olup Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararlarında; şirket mal ve alacakları üzerine tedbir konulduğu görülmektedir.
Mahkeme davalının bu delilleri üzerinde hiç durmamıştır. İlgili mahkemelerden dosyalar da getirtilmek suretiyle şirketin içinde bulunduğunu ileri sürdüğü ödeme güçlüklerinin gerçek olup olmadığı, bu yönden kadro azaltılması yoluna gidilmesinin haklı olup olmadığının da araştırılması gerekirdi. Bu nedenle ilgili mahkeme dosyalan ile birlikte şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak işyerinin devamı için kadro azaltılmasının zorunlu neden haline gelip gelmediğinin irdelenip değerlendirilmesi gerekir (9. HD. 13.5.2004, 650/11635).
 
15. OLAY VE KARAR: Dosyadaki 1.6.2000 ve 1.8.2000 tarihli belgelerdeki imzaların inkâ­rına rağmen davacıya ait olduğu anlaşılmıştır. Bu belgelerde her ne kadar miktar yazılı değil ise de açıkça ayrı ayrı zikredilmek suretiyle fazla çalışma, izin ücreti, hafta ve genel tatil alacaklarının tahsil edildiği belirtilmektedir.
Yukarıda zikredilen ibranameler geçerli kabul edilmelidir. Mahkemenin ileri sürdüğü gibi miktar yazılı olanlar ise makbuz niteliğinde değerlendirilmek­tedir. Diğer bir ifade ile miktar yazılı olanlar kısmi ödeme niteliğinde kabul edilmektedir.
Davacının bu dava ile talep ettiği fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücretleri ile yıllık izin ücretini tamamen aldığını belirten ve imzasını taşıyan söz konusu belgeler karşısında bu isteklerinin de reddine karar vermek gerekir (9. HD. 25.9.2003, 2690/15379).
 
 
16. OLAY VE KARAR: Akdin feshini müteakip verilen ibranamede davacı fazla mesai ücret alacağı ile ilgili olarak davalıyı ibra etmiştir. İbraname nedeniyle fazla mesai ücret alacağı isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Dava tarihinden önce davacıya kıdem tazminatı alacaklarına mahsuben ödemeler yapıldığı, bu suretle hak kazandığı kıdem tazminatının tamamen ödendiği anlaşılmıştır. Bu sebeple mahkeme de kıdem tazminatı asıl alacak isteğini reddetmiştir. Bu ödemeler sırasında veya daha önce davacı ödemelerin öncelikle gecikme faizine sayılması konusunda bir iddiada bulunulmamış ve Borçlar Kanununun 84.maddesi gereğince davalıya ihtaratta bulunduğunu kanıtlayamamıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda böyle bir istek varmış gibi gecikme faizi hesaplanması dava dilekçesinde miktar olarak belirtilmiş ve harcı yatırılmış kıdem tazminatı gecikme faizi isteği bulunmadığı halde kararda rakam belirtilerek kıdem tazminatı gecikme faizi alacağına hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır (9. HD. 2.6.2003, 26680/9924).
 
 
17. OLAY VE KARAR: Davacı, davalı işverence sebepsiz olarak işten çıkarıldığını belirterek, ihbar ve kıdem tazminatları ile fazla mesai ücret alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı taraf ise davacının hastane işyerinde hasta bakıcı olarak çalışmakta iken, hastanede çalışan bir hemşire ile duygusal ilişkiye girdiğini, hastane laboratuvarında o hemşirenin gebelik testini dahi yaptırdığını, bu nedenlerle de iş akdinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece bu isteklerin kabulüne karar verilmiştir. Dinlenen davalı tanıkları, davacının hastabakıcılık görevini yaptığı sırada, yine aynı hastanede çalışan bir hemşire ile ilişkiye girdiğini, bunun hastanede çalışan tüm personelce duyulduğunu, ve rahatsızlık yarattığını, davacının hastanede adı geçen hemşirenin gebelik testini dahi yaptırdığını,davacının evli bir kişi olduğunu, bu olayın meydana çıkması üzerine hemşirenin hastaneden  ayrıldığını, davacının işine de işverence son verildiğini açıkça belirtmişlerdir.
Davacı tanıkları ise, fesih hususunda bir bilgilerinin olmadığını söylemişlerdir.
Dosyada mevcut 27.10.1999 tarihli fesih yazısında da, davacının hastanede çalışan .........isimli hemşire ile ahlak dışı ilişkisinin duyulduğu, bu durumun hastanede çalışanlar
arasında huzursuzluğa yol açtığı belirtilerek 1475 Sayılı İş Kanunun 17. maddesi gereğince iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. 2.11.1998 tarihli imzalı ihbarnamede ise davacının çalıştığı süre içinde fazla mesai ücret alacaklarını aldığı ve işvereni ibra ettiği belirtilmiştir.
Dosya içeriği ve tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde ; evli bir kişi olan davacının, davalı şirkete ait özel bir hastanede hastabakıcılık görevi yapmakta iken aynı hastanede çalışan bir hemşire ile duygusal ilişkilere girdiği, hatta hastanede hemşirenin bizzat gebelik testini dahi yaptırdığı, bu durumun hastane personelince duyulması üzerine hastanede çalışanlar üzerinde rahatsızlık yarattığı ve tepkilere yol açtığı, davacının bu hareketlerinin
doğruluk ve bağlılığa uymadığı gibi ahlak ve iyiniyet kurallarıyla da bağdaşmadığı, işverence
yapılan feshin haklı bir sebebe dayandığı anlaşılmakla, mahkemece davacının ihbar ve kıdem
tazminat isteklerinin reddine karar vermek gerekirken kabulü hatalıdır.
Dosyada mevcut ve iş akdinin sona ermesinden sonra alınan 2.11.1998 tarihli imzalı ibranamede; davacının fazla mesai ücretlerini aldığı ve işvereni ibra ettiği belirtilmiştir. Mahkemece bu ibraname üzerinde durulmadan gerekli inceleme ve irdeleme yapılmadan fazla mesai alacağının da hüküm altına alınması yerinde değildir (9. HD. 14.6.2001, 7288/10167).
 
 
18. OLAY VE KARAR: Uyuşmazlık Bölge Çalışma Müdürlüğü tarafından İş Mahkemesine intikal etmiş olup iş müfettişi raporundan davacıya ihbar tazminatının ödenmesi gerektiği belirlenmiştir.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, davacının iş aktinin feshi üzerine tüm haklarını bu arada ihbar tazminatını da aldığı hiçbir hak ve alacağı kalmadığı ve dava ve talep hakkından feragat ettiği yönünde ibraname imzaladığı gerekçesi ile istek reddedilmiştir.
Dayanak yapılan ibranamenin alt kısmında taksitler halinde ödenen kıdem tazminatı miktarı gösterilmiştir. Asıl olan işçinin haklarının tam ödenip ödenmediğinin tesbitidir. Bu açıdan ibranameler dar yorumlanmak ve ödenmeyen alacaklar sözkonusu ise hüküm altına alınmalıdır. İşçinin bazı haklarından karşılıksız olarak vazgeçtiğini kabul etmek işçinin korunması ilkesi ile bağdaşmaz. Aksi sabit oluncaya kadar geçerli kabul edilen, ihbar tazminatının ödenmediğini belirten ve işveren temsilcisinin imzasını da içeren iş müfettişliği raporu ve tutanağı tarihinin ibranameden sonra olması karşısında ihbar tazminatının reddine karar verilmesi hatalıdır (9. HD. 15.5.2001, 5601/8442).
     
 
19. OLAY VE KARAR: Davacı, davalıya ait muhtelif şirketlerde çalıştığını, bu şirketlerdeki hizmeti sona erdikten sonra tazminatlarını aldığım, son kez Ü... San.Tic. AŞ. tarafından hizmet akdinin sona erdirildiğini ve son hizmetinin karşılığı kıdem tazminatının ödendiğini ancak, toplam hizmeti üzerinden kıdem tazminatının hesaplanarak ödenenlerin çıkarıldıktan sonra fark kıdem tazminatı talep etmiş olup istek mahkemece kabul edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı ilk kez Ü... AŞ. işyerinde çalışmış bu çalışması sonunda işverenlikçe davacıya ihbar ve kıdem tazminatı ödenmiş ve kendisinden ibraname alınmıştır. Bir müddet sonra davacı, yeni bir şirkete girmiş bu hizmeti de ihbar ve kıdem tazminatı ödemek suretiyle sona erdirilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı, birbirinden farklı işverenlere ait işyerlerinde çalışmış bulunmaktadır. Bu şirketlerin birbirleriyle hukuken bir ilgileri olmadığı gibi şirketler arasında da devir söz konusu değildir. Diğer bir deyişle davacının çalışmaları 1475 iş kan. 14/11. Maddesi kapsamına girmemektedir (9. HD. 7.5.2001, 2496/7752).
 
          
 
20. OLAY VE KARAR: Davacı, fazla çalışma veyıllık izin ücreti, hafta tatili gündeliği ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
 
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
 
Mahkemece hükme esas alınan 31.8.1998 tarihli ibraname Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre miktarlar gösterilmiş olmasa dahi geçerlidir. Ne var ki, anılan belge fazla mesai alacağını kapsamamaktadır.
 
İş Hukukunda işçinin korunması temel ilkesi karşısında ibranamede' sair her türlü alacaklarımı aldım" şeklindeki ifade işçi aleyhine yorumlanamaz. Bu bakımdan fazla mesai ile ilgili davacı ve dayalı tüm delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir (9. HD. 21.10.1999, 13073/16177).
T.C.
 
 
 
21.OLAY VE KARAR: Davacı, kıdem tazminatı faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
 
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
 
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı işçiye taksitler halinde bonolarla kıdem tazminatının ödendiği sonucu çıkarılmaktadır. Her ne kadar mahkemece davacı işçi imzasını taşıyan ve kıdem tazminatının miktarı belirtilmek suretiyle alındığı ve borcunun kalmadığı belirtilen ibranameye dayanılarak kıdem tazminatı geçmiş günler faizi reddedilmiş ise de, bono ile yapılan son ödemeden önce davacı işçi 18.8.1997 tarihli noterlikçe çekilen ihtarname ile faiz alacağını saklı tutmuştur. Borçlar Kanununun 113. maddesi kapsamında bu belgenin ihtirazı kayıt olarak nitelendirilerek ödeme tarihlerine göre geçmiş günler faizi hesap edilip hüküm altına alınması gerekir. Yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır (9. HD. 15.2.1999, 19727/2077).
 
 

 

Hits: 924

SEÇİLMİŞ YARGI KARARLARI

AİLE KONUTU ŞERHİ, İPOTEK, İPOTEĞİN KALDIRILMASI
"Aile konutu" kavramı 743 Sayılı Türk Kanunu Medenisi'nde yer almayıp 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu ( TMK) ile hayatımıza girmiş bulunmaktadır. Anılan Kanun'un 194. ...
İNANÇ SÖZLEŞMESİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASINDA İSPAT
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa taşınmazın rayiç değerinin tahsili istemlerine ilişkindir. Davacı, dava dışı kişinin taşınmazdaki ...
İCRA MAHKEMESİ KARARLARI
İcra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan yakınmalarla itirazların incelenmesi icra mahkemesi yargıcı veya yasa gereğince bu görev kendisine verilmiş olan yargıç ...
KAÇAK İNŞAAT/PROJEYE AYKIRI İNŞAAT
İmar Kanunu hükümleri uyarınca inşaat yapım işleri ilgili merciinden alınacak ruhsata tabidir. Yapılacak inşaatın tasdikli ruhsat ve eklerine uygun olması gerekir. Somut ...
İMAR UYGULAMASININ İDARİ YARGI KARARIYLA İPTALİ NEDENİYLE KADASTRAL PARSELİN İHYASI İÇİN AÇILAN TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI
Dava, imar uygulamasının idari yargı yerinde iptali nedeniyle kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı Hazine vekili; ... ili, ... ...
VAKIF ŞERHİ'NİN TAPU SİCİLİNDEN SİLİNMESİ YA DA TAPU SİCİLİNE YAZILMASINA İLİŞKİN İSTEMLERİ İÇEREN DAVALARDA ON YILLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE Mİ UYGULANACAKTIR
I-) Osmanlı Devletinde Toprak Rejimi Osmanlı Devleti'nin Toprak Rejimine göre; arazinin büyük bir bölümü Devletin malı idi. Kişilerin araziden yararlanması, Devlet ...
PLAN NOTUNUN GÜCÜ, PLAN NOTUNU AŞAN TALEP VE TASARRUFLAR, İMAR PLANI
1/5000 ölçekli Kartal Güneyi Revizyon Nazım imar planı İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 10.01.2012 tarihli, 27 Sayılı kararı ile kabul edilerek ...
TBK. MD. 123'TE YAZILI OLAN EK SÜRE VERİLMEZSE, TBK. MD. 125'TEKİ HAKLAR KULLANILAMAZ
  6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 123. maddesinde ''Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü ...
AKDE TAHAMMÜL SÜRESİ
Taraflar arasında düzenlenen 05.01.2006 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı inşaat Sözleşmesine göre mülkiyeti davacıya ait olan ...
İLERİYE ETKİLİ FESİHTE TASFİYE BEDELİNİN HESABI
Dava ve karşı dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl dava sözleşmenin ileriye etkili feshi, eksik iş bedeli, ceza-i şart alacağı, ...
ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN GERİYE ETKİLİ BOZULMASI DAVASINDA TARAF TEŞKİLİ
Mahkemece, 15.07.1998 tarihli sözleşmenin feshedilmemiş olması, bu aşamada tapu iptali tescil istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Arsa payı devri ...
TAPULARIN GEÇ TESLİMİNDEN DOĞAN ZARARIN TAZMİNİ
Davacı yüklenici, davalılar arsa sahibidir. Davacı yüklenici, taraflar arasında imzalanan ... 1. Noterliği'nin 03.07.1995 tarih ve 6948 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat ...
İTİRAZIN İPTALİ DAVASINDA İCRA DAİRESİNİN YETKİLİ OLUP OLMADIĞININ İNCELENMESİ
İtirazın iptali davaları davasında, icra takibine itiraz üzerine duran takibin devam etmesini sağlamak amacı güdülür. Bu davada borçlunun icra takibine yaptığı ...
YÜKLENİCİNİN KUSURU NEDENİYLE SÖZLEŞMENİN FESHİ
Taraflar arasında ilki 14.11.1975 tarihli olmak üzere 22.3.1976 tarihli ve 14.1.1977 tarihli 3 adet sözleşme düzenlenmiştir. Önceki sözleşmeden sonra ek ...
YÜKLENİCİNİN İŞİN YAPILMASINI ZORLAŞTIRAN DURUMLARI İŞ SAHİBİNE BİLDİRME KÜLFETİ
TBK. md. 472’ye göre imalatın muntazaman icrasını tehlikeye koyacak herhangi bir durumun ortaya çıkması halinde yüklenici iş sahibini bundan derhal haberdar etmeye mecbur ...
KAMU DÜZENİNE AYKIRI SÖZLEŞME VE ONUN UYGULAMASI, DÜRÜSTLÜK KURALI GEREKÇESİYLE AYAKTA TUTULAMAZ
 Dava, kat irtifakı kurulu ana yapının ortak yerlerine vaki el atmanın önlenmesi ve projesine uygun hale getirilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüyle ortak ...
TAŞKIN YAPI İDDİASI
TMK'nın 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de ...
GÖTÜRÜ BEDEL ALACAĞININ HESABI
"Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hakettiği iş bedelinin saptanması yada iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için ...
AKDİ SORUMLULUĞUN İHLALİ
  TBK. md. 112-125’de borçların ödenmemesinin koşulları ve sonuçları düzenlenmiştir:   Ø Vadesinde yerine getirilmeyen edimler için ifa ...
DANIŞTAY KARARI: YAŞANAN İŞ KAZASINDAN DOLAYI GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMAYAN KAMU GÖREVLİLERİ DE SORUMLUDUR
 İtiraz Edilen Karar: Haklarında ön inceleme yapılanların tümü için sorusturma İzni verilmemesine ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının ...
MİRASTA TENKİS
 Dava, tenkis isteğine ilişkindir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakanın zilyetliğinde bulunan 12 parça tapusuz taşınmazını 24.06.1997 tarihli ...
İNŞAAT RUHSATININ YÜKLENİCİ İÇİN ÖNEMİ
 Davacılar iş sahibi, davalı yüklenicidir. İnşaata ait projelerinin çizim ve onayı, ruhsatlarının alınması vs. yapımla ilgili yasal işler konusunda davacılar 4.1.2000 ...
KARŞILIKSIZ ÇEKLERDE BANKANIN SORUMLULUĞU
Gerek 3167 sayılı Yasanın 3/1. Maddesi ve gerekse 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3/III. Maddesinde muhatap bankanın karşılıksız çeklerde süresinde ibraz edilen her ...
TEMSİLCİDE YANILMA
Aktif husumet: Bir hakkı dava etme yetkisidir. Pasif husumet: Bir hakkın kendisinden istenebilecek durumda olan yani hakka uymakla yükümlü olan kişidir. Bir davada gerek aktif ...
İBK. 11.11.1994, 4/4 MİRASTA SABİT TENKİS ORANI
MİRAS HUKUKUNA İLİŞKİN BAZI TEMEL KAVRAMLAR 1 - Medeni Kanun Sistemi: Medeni Kanunumuz prensip itibariyle vasiyetname düzenleme serbestisini ve tasarruf nisabını kabul etmek suretiyle ...
ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİN PAYLI MÜLKİYETE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ
             Bir mirasçı, miras ortaklığından doğan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde ...
MUHTESATIN TESPİTİ
 MUHDESATIN TESPİTİ Davacılar, dava konusu taşınmaz üzerindeki her türlü muhdesatın kendileri tarafından meydana getirildiğini ileri sürerek, adlarına tespitini ...
ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMELERİ TÜKETİCİ İŞLEMİ KAPSAMINDA ELE ALINAMAZ
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Her ne kadar dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Yasa'nın 3/l ...
KOOPERATİFÇE VERİLECEK KONUT BULUNMAYAN ORTAĞIN İSTEYEBİLECEĞİ TAZMİNAT
Dava, kendisine verilecek konut bulunmayan ortağın isteyebileceği tazminata ilişkindir. Önce davalı kooperatifçe ortaklara tahsis edilen bağımsız bölümün dava ...
AVUKATIN TEMYİZ DİLEKÇESİNDE MAHKEME ALEYHİNE SÖZLERİ, SAVUNMA DOKUNULMAZLIĞI
1- Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, ...
TAPU KAYITLARININ İDARİ YOLDAN DÜZELTİLMESİNE BAŞVURMADAN DAVA AÇILAMAZ
 Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkin olup 23.07.2014 tarihinde açılmış, mahkemece esastan karar ...
MUHASEBE ÜCRETİ İÇİN YAPILAN İLAMSIZ İCRA-ZAMANAŞIMI
Dava; muhasebe ücretinin tahsili için girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemenin, '...davacı ve davalı arasındaki hukuki ilişkinin ...
KAT MÜLKİYETİ KURULMASI SURETİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ
Davacı dava dilekçesinde, 153 ada 14 parsel ve 154 ada 20 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın mümkünse aynen, değilse satış yoluyla giderilmesini ...
ADİ ORTAKLIĞIN FESHİ VE TASFİYE - ADİ ORTAKLIK GELİRLERİ (3. HD. 20.1.2015, 13639/1168)
(6098/m.530,644,630)   Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkillerinin murisinin davalı B. M. ve dava dışı arsa sahipleri ile, kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış ...
KOMŞULUK HUKUKUNA AYKIRILIK NEDENİYLE TAZMİNAT İSTEMİ
 TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma ...
ÜST SINIR İPOTEĞİNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ
TMK'nın 851 ve881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ ( üst sınır ) ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar ...
SÖZLEŞME DIŞI İŞLERDE FATURA KESİLMEMİŞ OLMASI KDV İSTENMESİNE EN-GEL OLUŞTURMAZ
 Mahkemece davalı tarafından sözleşme bedeli tutarında ( 60.000,00 TL + %18 KDV = 70.800,00 TL ) iş yapıldığı kabul edilmiştir. Oysa davalı aşamalarda verdiği ...
ÖNALIM HAKKINI ENGELLEME
 Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu edilen payın ilişkin bulunduğu 1 no'lu parselin paydaşlarından olduğunu, taşınmazın paydaşlarından Z.Ö.'in taşınmazdaki 211/ 7302 ...
SÖZLEŞMENİN İHLALİNDEN MANEVİ ZARAR DOĞMASI
 Uyuşmazlık; davalı avukatın ( vekilin ), davacı müvekkili adına açtığı iki ayrı davayı takip etmeyerek, sözkonusu davaların açılmamış sayılmalarına ...
KISITLININ ORGAN BAĞIŞLAYABİLMESİ İÇİN VASİYE YETKİ VERİLMESİ
 Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarı üzerine Şengül Yıldırım’ın organ bağışlayabilmesi amacıyla vasisine izin ve yetki verilmesi davasında Ereğli ...
KATILMA ALACAĞINDA ZAMANAŞIMI
 Özet: Katılma alacağı kanundan doğan bir alacak olduğundan, TMK.nın 5. maddesi yollamasıyla Borçlar Kanunu genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Kanunda ...
TAPUDA BEYANLAR HANESİNİN ÖNEMİ
 Davacı, paydaşı olduğu 19 parsel numaralı taşınmaz içerisinde bulunan samanlığı davalıların kullandığını belirterek elatmanın önlenmesi isteğinde ...
ŞİKAYET HAKKININ DÜŞÜRÜLMESİ - DURUŞMA LİSTESİ VE SAATİ
 Özet MAHKEMENİN HER DAVA DOSYASI İÇİN DEĞİŞİK SAATLER BELİRLEYEREK DURUŞMALARA DEVAM ETMEK, BÖYLELİKLE TARAFLARA VE VEKİLLERİNE MEŞRU VASITA VE YOLLARDAN ...
YABANCI MAHKEME KARARININ GEREKÇESİZ OLUŞU TENFİZE ENGEL OLUR MU?
 ÖZET: “Yabancı mahkeme kararlarının salt gerekçesinin bulunmamasının kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tenfizine engel olmayacağı ve bu hususun 5718 ...
MİRAS BIRAKANIN ÖDEMEDEN ACZİ AÇIKÇA BELLİ VEYA RESMEN TESPİT EDİLMİŞ İSE MİRAS REDDEDİLMİŞ SAYILIR
 Dava rücuen tazminat isteğine ilişkindir. Davacı vekili, Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memurunun davalıları oğlu YA tarafından silahlı saldırıya ...
TAPU KAYITLARINDA KİMLİK BİLGİLERİNİN DÜZELTİLMESİ-ÇEKİŞMESİZ YARGI-GÖREV
 Dava, tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.   Bu tür davalarda Tapu Sicil Tüzüğü'nün 25. maddesinde belirtilen ve ...
KOOPERATİFİN, YÖNETİM KURULU ÜYELERİ ALEYHİNE TAZMİNAT DAVASI AÇMASI
 Dava, taşınmaz alımından dolayı kooperatifin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Kooperatif yönetim kurulu eski üyesi olan davalı Çetin Bulut hakkında ...
MUHTESAT AİDİYETİNİN TESPİTİ DAVASINDA MUHTESATIN KAÇAK YAPI OLUP OLMADIĞI SONUCA ETKİLİ DEĞİLDİR
 Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece muhtesatın kaçak yapı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar ...
TÜKETİCİ KREDİSİ YENİDEN YAPILANDIRILDIĞINDA YENİDEN MASRAF ALINAMAZ
 T.C. ANKARA 7. TÜKETİCİ MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR   ESAS NO : 2010/858 KARAR NO : 2011/309 HAKİM : ....... KATİP : ......... DAVACI : ...
VEKİLİN GÖREVİNİ KÖTÜYE KULLANMASI
 Vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun ...
MURİS MUVAZAASINDA ZAMANAŞIMI
 Muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda zamanaşımı ya da hak düşürücü sürenin uygulanma olanağı bulunmadığı, davanın niteliğine göre bu ...
ÖNALIM(ŞÜFA) BEDELİNİN, OBJEKTİF DEĞER ARTIŞI GEREKÇESİYLE ARTTIRILMASI
   1.     Önalım hakkının tapudaki satış bedeli, harç ve masraflar tutarı üzerinden tanınması gerekir.   2.     ...
VELAYETİN KULLANILMASINDA ÜSTÜNLÜK SÖZ KONUSU DEĞİLDİR
 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 336. maddesinde "Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanırlar." hükmü mevcuttur. Bu madde ...
KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİNİN İADESİNE İLİŞKİN AÇILACAK DAVADA ZAMANAŞIMI
 Davacı, davalı ile kredi kartı üyelik sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereği 2007 yılı içerisinde yıllık üyelik ücreti olarak davalı ...
TARIM ARAZİLERİNİN DAVA YOLUYLA ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ
 TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kanun No. 5578 Kabul Tarihi : 31/1/2007 MADDE 1 – 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve ...
YARGI KARARINA GÖRE TAHSİL EDİLEN KİRA VE FAİZİN VERGİLENDİRİLMESİ
 Kiracıların kira bedellerini ödememeleri nedeniyle açılan davalar sonucu verilen yargı kararlarında, kira bedelinin yanı sıra yasal faiz ödenmesine de karar verilmiş ...
ECRİMİSİLİN TAHAKKUKU, İTİRAZI, İPTALİ
CEZA YARGILAMASINDA SAVUNMA HAKKI
 Sanığın teşekkül halinde uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırılmasına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ...
ÖNALIM HAKKI NEDİR? NASIL KAZANILIR? NE ZAMAN VE NASIL KULLANILIR? ÖNALIM HAKKINDAN VAZGEÇME ŞEKLE TABİ MİDİR?
 Önalım ( şufa ) hakkı, 4721 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış bulunan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinde 658. (sözleşmeden kaynaklanan şufa) ve ...
ÖNALIM (ŞÜFA) HAKKININ DÜRÜSTLÜK KURALLARINA AYKIRI KULLANILMASI
 Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri ...
SANIK YOKSUL İSE ONA AVUKATLIK ÜCRETİ YÜKLETİLEMEZ
 Özet: CEZA YARGILAMA YASASI'MN 150/3. MADDESİ UYARINCA, MAHKEMESİNCE BARO'YA YAZI YAZILARAK SANIĞI SAVUNMAK ÜZERE BİR AVUKATIN GÖREVLENDİRİLMESİ NEDENİYLE, ZORUNLU ...
ARAÇTA ARIZANIN BİR YIL İÇİNDE İKİDEN FAZLA TEKRARLAMASI - ARACIN İADESİ VE SATIŞ BEDELİNİN SATIŞ TARİHİNDEN İTİBAREN FAİZİ İLE TAHSİLİ
 Dava, ayıplı çıkan araç nedeni ile satım sözleşmesinin feshi, aracın iadesi ve satış bedelinin satış tarihinden itibaren faizi ile tahsili istemine ...
RUHSATA TABİ OLDUĞU ANLAŞILAN ESASLI TADİLATIN RUHSATSIZ YAPILMASI
 Dava, Aydın, Merkez, ... Mahallesi, 19 L-IV pafta, ... ada, ... parselde A. K. ve H. F. U. adına kayıtlı binanın 1. katında, davacının işletmecisi olduğu sinema salonunda yapılan ...
HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI YASAĞI ( Gününde Bitmeyen Yapı Nedeniyle Akdin Feshi )
  Borçlar Kanunu`muzda ( özellikle 106-108. maddelerde) borçlunun kısmi temerrüdünden ve bu hale uygulanacak hükümlerden açıkça ...
YANLIŞ YAZILAN PARSEL NUMARASININ DÜZELTİLMESİ
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden dava konusu 14 parsel sayılı taşınmazın 187.39 m2 ve arsa vasfı ile davacı adına, 13 parsel sayılı taşınmazın ise 210 m2 ve kuyulu ...
BK. MD. 99'DA DÜZENLENEN SORUMSUZLUK ANLAŞMASINA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI
Taraflar arasındaki çekişme, davacının internet şifresi kullanılarak iradesi dışında hesabından havale edilen bu paradan dolayı tarafların sorumluluklarının belirlenmesine ...
ÇEK HESABI AÇMADA BANKANIN SORUMLULUĞU
Dava, çek hesabı açmada kusurlu olduğu iddia edilen bankadan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Çek hesabının açıldığı tarihte ...
GABİN-HATA-HİLE
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, davacı 575 ada 22 parsel sayılı taşınmazdaki payının temlikinde davalı tarafça hata hileye ...
REKABET YASAĞI SÖZLEŞMESİNE DAYALI CEZAİ ŞART
Uyuşmazlık; davalının müfettiş yardımcılığı görevinin müşterileri tanımasını sağlayacak ve işin esrarına nüfuz ederek iş sahibinde bir zarar meydana getirecek ...
ARAÇTA ÜRETİM HATASI-AYIPLI MALIN YENİSİ İLE DEĞİŞTİRİLMESİ
Dava, tüketici tarafından ithalatçı firma aleyhine açılmış olup; ayıplı malın yenisi ile değiştirilmesi ve manevi tazminat istemlidir. Davacı dava dilekçesinde; ...
ALDATAN EŞİN SEVGİLİSİNİN RESMİ NİKAHLI EŞE MANEVİ TAZMİNAT ÖDEMESİ
Dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalının kendisinin eşiyle, onun evli olduğunu bildiği halde, ...
GEÇİT HAKKI
Davacı, 27 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek davalılara ait 28 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesisi isteğinde ...
TESPİT DAVASI
İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı ...
BEDELİN BELLİ BİR SÜREDE ÖEDENMEMESİ HALİNDE VADE FARKI ÖDENİR İBARESİ YAZILI FATURA
a ) Fatura: Türk Ticaret Kanunu'nda fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunun 229. maddesinde yer alan tanımlama ise: "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında ...
AÇIK FATURAYA İTİRAZ EDİLMEMESİ
FATURAYA İTİRAZ EDİLMEMESİ: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptâli ve takibin ...
GİZLİ REKLAM NEDENİYLE VERİLEN PARA CEZASININ İPTALİ
GİZLİ REKLAM NEDENİYLE VERİLEN İDARİ PARA CEZALARININ İPTALİ               Dava, davacı şirkete (Medi Zinde Sağlık Hizmetleri ...
İMAR AF YASASINA DAYANAN TESCİL İSTEMİNİN KOŞULLARI
Ø 2981 SAYILI İMAR AFFI KANUNUNUN 16/SON FIKRASININ UYGULANABİLMESİ İÇİN ÖNCEDEN KAT İRTİFAKI KURULMUŞ VE BU KANUNDAN YARARLANILARAK BAĞIMSIZ BÖLÜM ...
BELEDİYE SINIRLARI İÇİNDEN GEÇEN DEMİRYOLU İLE KESİŞEN KARAYOLU ÜZERİNE ALT ÜST GEÇİT YAPMA İLE DİĞER EMNİYET TEDBİRLERİNİ ALMA GÖREVİ BELEDİYEYE AİTTİR
(15. HD. 14.9.2009, 4410/4671) Davacı, davalı belediyenin sorumluluğunda bulunan Yenice İlçesi, Yeşil Yenice Mahalle Yolunda demiryolu üzerindeki hemzemin geçide otomatik ...
DERNEK ADINA KAYITLI TAŞINMAZDAKİ CAMİİ MİNARESİNE DAVALI TARAFINDAN GSM BAZ İSTASYONU KURULMAK SURETİYLE MÜDAHALE EDİLDİĞİ İDDİASIYLA DERNEK BAZ İSTASYONUNUN KALDIRILMASI AMACIYLA DAVA AÇABİLİR
DERNEK ADINA KAYITLI TAŞINMAZDAKİ CAMİİ MİNARESİNE DAVALI TARAFINDAN GSM BAZ İSTASYONU KURULMAK SURETİYLE MÜDAHALE EDİLDİĞİ İDDİASIYLA DERNEK BAZ İSTASYONUNUN KALDIRILMASI ...
KİRA PARASININ TESPİTİ
  KİRA PARASININ BELİRLENMESİ- ( ANAYASA MAHKEMESİNİN İPTALİ - HAKİMİN YASA KOYUCU GİBİ BOŞLUĞU DOLDURMASI ) (İBK. 18.11.1964, 2/4) 6570 sayılı Yasanın yalnız 2 ve 3. ...
KİRACILIĞIN TESPİTİ VE İSPATI
KİRACILIĞIN İSBATI (1. HD. 18.10.2000, 11696/12553) Kira sözleşmeleri yazılı veya sözlü yapılabileceği, gibi zımni olarak da vücuda getirilebilir. Yeter ki taraflar ...
MUHTESAT
  TAPULAMA YASASI’NIN 40. MADDESİ UYARINCA KÜTÜĞÜN BEYANLAR HANESİNE MUHDESATLA İLGİLİ OLARAK VERİLEN ŞERH, BİR FİİLÎ DURUMUN TESBİTİNDENİBARETTİR. ...
KÂR YOKSUNLUĞU
KAR MAHRUMİYETİ - Sözleşme iş sahibi tarafından bozulmuşsa, sözleşmeyi bozan sözleşmeci –verdiği dışında- ancak olumlu zararını isteyebilir; olumlu zarar kavramı ...
HEKİMİN ÖZEN BORCUNDAN SORUMLULUĞU
HEKİMİN ÖZEN BORCU   Davacı, burnundan rahat nefes alamadığı için muayene olduğu doktor olan davalının önerisi ile 9.11.1995 tarihinde davalı tarafından ameliyat ...
GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA
GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA   Daire:CGK Tarih:2005 Esas No:2005/110 Karar No:2005/159 Kaynak: İlgili Maddeler:TCK 257 İlgili Kavramlar:GÖREVİ İHMAL Ö Z ...
FUTBOL MAÇLARININ ŞİFRELİ YAYIMLANMASI
FUTBOL MAÇLARININ ŞİFRELİ YAYIMLANMASI     Dava, davacı şirketin bazı birinci lig spor klüpleriyle yaptığı sözleşmeler ve Futbol Federasyonundan aldığı ...
YAKINMA HAKKININ KAPSAM VE İLKELERİ
YAKINMA HAKKININ KAPSAM VE İLKELERİ   (HGK.21.9.2005, E.4-468, K.2005/514)   Yakınma hakkı, başka bir anlatımla hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın ...
İBRANAME
İBRANAMEDE, OLAY VE KARARLAR IŞIĞINDA YARGITAY UYGULAMASI   1. OLAY VE KARAR: Altındaki imza davacı tarafından inkar edilmeyen hatta hile ve zorla alındığı kanıtlanamayan ve bir ...
MİRASIN REDDİ
MİRASIN REDDİ I. Ret beyanı 1. Ret hakkı MADDE 405-   Yasak ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden ...
FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİNİN İSPATI
FAZLA ÇALIŞMANIN İSPATI- ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN FAZLA ÇALIŞMASI İşyerinde en üst düzey konumda çalışan işçinin görev ve ...
ORTAKLARIN KOOPERATİF ALEYHİNE "ZAMANINDA TESLİM EDİLMEYEN DAİRELER" İÇİN DAVA AÇMASI
ORTAKLARIN KOOPERATİF ALEYHİNE “ZAMANINDA TESLİM EDİLMEYEN DAİRELER” İÇİN DAVA AÇMASI ÖZET : Kooperatif üyesi olan davacı, dairelerin zamanında teslim ...
HAKSIZ İNŞAAT
                HAKSIZ İNŞAAT (TMK md. 724 (Eski md. 650): I-)Levazım Sahibinin İyi Niyetli Olması: Temlik isteyebilme ...
EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ
EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ[1]   PLAN   I.      GENEL OLARAK   II.   KATILMA REJİMİNDE EGEMEN OLAN ...
ÖDEMELERİNİ TAMAMLAMAYAN ORTAK DAİRENİN ADINA TESPİTİ, TAPU İPTAL VE TESCİLİ İSTEMİNDE BULUNAMAZ.
ÖDEMELERİNİ TAMAMLAMAYAN ORTAK DAİRENİN ADINA TESPİTİ, TAPU İPTAL VE TESCİLİ İSTEMİNDE BULUNAMAZ.  (11. HD. 16.11.2009, 12270/11832). Somut olayda davacı dava ...
KARARLARDA GEREKÇE ZORUNLULUĞU
KARARLARDA GEREKÇE ZORUNLULUĞU   (18. HD. 28.1.2010, 11178/966).               Anayasanın 141/3 maddesi uyarınca ...
ELEKTRİK ABONELİĞİ, KULLANILMAYAN ELEKTRİK BEDELİ, İDARENİN KARŞI KUSURU
ELEKTRİK ABONELİĞİ, KULLANILMAYAN ELEKTRİK BEDELİ, İDARENİN KARŞI KUSURU (13. HD. 14.10.2009, 4964/11563) Kural olarak abonelik sözleşmesi iptal edilmediği sürece kim ...
SİTE YÖNETİMİNİN TARAF EHLİYETİ
SİTE YÖNETİMİNİN TARAF EHLİYETİ (13. HD. 27.4.2009, 14684/5645) Davacı site yönetimi, kendileri ile davalı sitenin aynı taşınmaz üzerine inşa edilmiş iki ayrı site ...
PAYLI MÜLKİYETTE ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL İSTEMİ
PAYLI MÜLKİYETTE ELATMANIN ÖNLENMESİ VE ECRİMİSİL İSTEMİ (1. HD. 6.2.2008, 12014/1317). Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş ...
KİRACININ YAPTIĞI YARARLI VE ZORUNLU GİDERLER
KİRACININ YAPTIĞI YARARLI VE ZORUNLU GİDERLER (13. HD. 8.10.2009, 8051/11129) Kiracı, mecurda yaptığı zorunlu ve yararlı işlerin bedelini, buna onay vermeyen kirayaverenden isteyebilir.
OTOBÜSÜN ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI
OTOBÜSÜN ZORUNLU KOLTUK SİGORTASI (11. HD. 14.12.2009, 8521/12939). Otobüsün zorunlu koltuk sigortasından yapılan ödemeler, işgücü kaybından ya da ...
SAHTE VEKALETNAME İLE SATIŞTA DEVLETİN SORUMLULUĞU
SAHTE VEKALETNAME İLE SATIŞTA DEVLETİN SORUMLULUĞU (4. HD. 26.2.2009, 1913/2811) Sahte vekaletnamedeki nüfus bilgileriyle Tapu Dairesindeki nüfus bilgilerinin birbiriyle ...
FİİLEN KULLANILAN SU BEDELİ
  FİİLEN KULLANILAN SU BEDELİ (4. HD. 29.3.2006, 4899/3452) Abone kaydı olmasa da, İdare’ye ait sayaçtan fiilen su kullandıkları anlaşılan davalıların tüketilen ...
ALKOLLÜ SÜRÜCÜNÜN KULLANDIĞI ARACA BİLEREK BİNMEK
ALKOLLÜ SÜRÜCÜNÜN KULLANDIĞI ARACA BİLEREK BİNMEK (4. HD. 21.3.2006, 1430/3027)  Alkollü sürücünün kullandığı araca durumu bilerek ...
İNANÇLI İŞLEMİN İSPATI
İNANÇLI İŞLEMİN İSPATI (1.HD. 7.5.2009, 4531/5348) İnançlı işlemin yazılı belge ile ispatı gerekir. Bu belgenin resmi nitelikte olması gerekmez. Taşınmazın ...
TEMYİZ AŞAMASINDA KANIT SUNMA YASAĞI
TEMYİZ AŞAMASINDA KANIT SUNMA YASAĞI (HGK. 27.1.2010, 586/31) Kural olarak, yargılama aşamasında sunulmayan deliller, temyiz veya karar düzeltme aşamasında sunulamazlar. BU kuralın ...
ÖNALIM HAKKI- HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE
ÖNALIM HAKKI- HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE (6. HD. 8.12.2009, 7141/10701) Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 11 No'lu parselin paydaşlarından olup ...
TAMAMLANMIŞ VE İÇİNE YERLEŞİLMİŞ YAPIDA KAT MÜLKİYETİ KANUNU HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI
TAMAMLANMIŞ VE İÇİNE YERLEŞİLMİŞ YAPIDA KAT MÜLKİYETİ KANUNU HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI (Yargıtay 18. HD. 11.10.2004, 5043/7104) Kat irtifakı kurulmuş ancak kat ...
ESER SÖZLEŞMESİNDE ZAMANAŞIMI
ESER SÖZLEŞMESİNDE ZAMANAŞIMI (15. HD. 7.12.2006, 7107/7172). Eser sözleşmesinde zamanaşımı teslimden veya fesihten işlemeye başlar. Davalı yüklenici eseri sözleşme ...
TAMAMLANMIŞ VE İÇİNE YERLEŞİLMİŞ YAPIDA KAT MÜLKİYETİ KANUNU HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI
TAMAMLANMIŞ VE İÇİNE YERLEŞİLMİŞ YAPIDA KAT MÜLKİYETİ KANUNU HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI (Yargıtay 18. HD. 11.10.2004, 5043/7104) Kat irtifakı kurulmuş ancak kat ...
KAMBİYO SENETLERİNDE BORÇLUNUN TEMERRÜDE DÜŞMESİ
Son 3 taksit için 20.8.1984 20.9.1984 ve 20.10.1984 vadeli 3 bono düzenlenmiştir. Bu taksitler için bono düzenlendiğine göre davalı alıcının ödemelerini ...
KAR MAHRUMİYETİ
Kâr yoksunluğundan davalının sorumlu tutulabilmesi için, davalının edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi (geç veya kötü yerine getirmesi veya hiç yerine ...
SAHTE VEKALETNAME İLE TAŞINMAZ SATIMI
2. Hukuk Dairesi 2006/6233 E., 2007/5135 K.   · HAZİNENİN SORUMLULUK ŞARTLARI · İLLİYET BAĞI · USULSÜZ İŞLEM Dosyadaki kanıtlara ...
SAHTE VEKALETNAME İLE BAŞKASININ TAPULU MÜLKÜNÜN SAATILMASINDA DEVLETİN SORUMLULUĞU
(Hukuk Genel Kurulu 11/07/ 2007, 422/536)   Davacı, eldeki dava ile tapu ve noter memurlarının özensizliği nedeniyle uğradığı maddi zararının tazminini ayrıca haksız yere ...
SÖZLEŞMEYE UYGUN TESLİM
(15. HD. 8.2.2007,1132/706)   Davacı yüklenici, yapımını yüklendiği sözleşme konusu tüm işi yaptığını ileri sürerek az yukarda belirtildiği üzere, ...
MÜTEAHHİDİN KENDİ KUSURU İLE TEMERRÜDÜ - İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN FESHİ - MÜTEAHHİDİN TESLİM GÜNÜNDE YAPIYI BİTİREMEMESİ -MÜTEAHHİDİN KUSURU HALİNDE İŞ SAHİBİNİN HAKKI -HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI YASAĞI
Tam karşılıklı sözleşmelerden olan istisna sözleşmelerinde borçlunun ( müteahhidin ) kendi kusuruyla işi teslim gününde bitirmeyerek temerrüde ...
GECİKME (KİRA) TAZMİNATINDA KUSURUN ROLÜ
(15. HD. 18.1.2007, 7562/177) Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı gecikme tazminatı (kira) istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki 5.7.1999 tarihli kat ...
GARANTİ VERİLEN İŞLERDE AYIP İHBARI
           Eser sözleşmelerinin en önemli unsuru, eserdir. Başka bir anlatımla, sonuçtur. Sonuç gerçekleştiği ...
FUTBOL MAÇINDA ADAM ÖLDÜRME
FUTBOL FEDERASYONU VE EV SAHİBİ KULÜBÜN BİRLİKTE SORUMLULUĞU Dava konusu olayda, dava dışı Fatih’in ayakkabısının içinde bıçak saklayarak maça ...
EVLİLİKTE EDİNİLEN MALLARDA ZAMANAŞIMI
ÖZET : Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesinde belirtilen ve evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden sonra doğan, ancak boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ...
DEVLET ORMANI - ORMAN KADASTROSU
Hukuk Genel Kurulu 7.2.2007 GÜN VE 2007/20-62 E., 2007/56 K. · DEVLET ORMANLARI VE ORMAN KADASTROSU · ORMANLARIN TARİFİ VE TAKSİMİ Davacı vekili tarafından, ...
BORCUN İFA EDİLMEDİĞİ DEF'İ (BK. MD. 81)
  Karşılıklı borçları kapsayan bir sözleşmenin yerine getirilmesini isteyen tarafın, sözleşmenin gereklerine veya niteliğine göre bir süreden yararlanma ...
BK. MD. 360/I UYARINCA SÖZLEŞMENİN FESHİ
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme sözleşmesidir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin ...
BK. md. 102: Direnimden sonra meydana gelen kazadan Sorumluluk
Direnime düşen borçlu, borcun geç ödenmesinden dolayı tazminat vermek zorunda olduğu gibi, rasgele bir olaydan doğacak bir zarardan da sorumludur. Borçlu, ...
BK. md. 82 ÖDEMEZLİK SAVUNMASI
1. Genel Açıklama Karşılıklı taahhütleri havi akitlerde, daha önce ifa ile yükümlü olan taraf, karşılıklı edimi ileride talep edip edemeyeceğinden ...
HİZMET KUSURU NEDENİYLE BELEDİYENİN SORUMLULUĞU
     Bir Hukuk devletinde idarenin hukuka aykırı eylem ve işlemler yapmaması gerekir. Hukuka saygılı bir idarenin kendi eylem ve işlemlerinden kaynaklanmış bu zararları ...
AVUKATIN ÖZEN BORCU
Hukuk Genel Kurulu 11.4.2007 GÜN VE 2007/13-198 E., 2007/199 K. · ANLAŞMAZLIKLARIN HAKEM YOLUYLA ÇÖZÜMÜ · GENEL İTİBARİYLE VEKİLİN ...
İMALATIN İŞ SAHİBİNİN KULLANAMAYACAĞI DERECEDE AYIPLI OLMASI
27- Yapılan şey iş sahibinin kullanamayacağı ve nısfet kurallarına göre kabule icbar edilemeyeceği derecede ayıplı veya sözleşme koşullarına aykırı olursa, iş sahibi o şeyi ...
ANAYASA MAHKEMESİ, HARÇLAR KANUNU'NUN 28. MADDESİNİ İPTAL ETTİ
A- Yasa’nın 28. Maddesinin Birinci Fıkrasının (a) Bendinin İkinci Tümcesinin İncelenmesi Başvuru kararlarında, davacı tarafın davayı kazandığı halde ilamı alarak icra ...
İETT İŞLETMESİNİN HALK OTOBÜSLERİNDEN SORUMLU OLMASI
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ Esas Numarası: 2009/3126 Karar Numarası: 2009/7497 Karar Tarihi: 18.06.2009   İETT İŞLETMESİNİN HALK OTOBÜSLERİNDEN SORUMLU OLMASI   818 s. ...
ALIŞVERİŞ ANINDA VEYA PASTAHANEDE ÇANTA ÇALINMASINDA İŞYERİ SAHİBİNİN MÜŞTERİYE (TÜKETİCİYE) KARŞI SORUMLULUĞU
Davacının, davalılardan (M.B.) tarafından işletilen pastanede arkadaşı ile birlikte oturduğu sırada, yanındaki sandalyeye bırakmış olduğu çantasının çalındığı ...
BORÇLUNUN TEMERRÜDÜ İLE OLUŞAN MUNZAM ZARAR - MÜRURU ZAMAN
Dava, BK.'nun 105/1.maddesi hükmüne dayanılarak açılan alacağın geç tahsil edilmesi nedeniyle geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia edilen munzam ...