KİTAP
İnşaat Hukuku Kitabı

DAVA AÇMA SÜRELERİ

~ 20.06.2022 ~

ÖZEL DAVA AÇMA SÜRESİNE TABİ BİR İDARİ İŞLEMDE DAVA AÇMA SÜRESİ GÖSTERİLMEMİŞSE VERGİ MAHKEMELERİNDE 30 GÜNLÜK, DANIŞTAY VE İDARE MAHKEMELERİNDE 60 GÜNLÜK GENEL DAVA AÇMA SÜRESİ; GENEL DAVA AÇMA SÜRESİNE TABİ BİR İDARİ İŞLEMDE DAVA AÇMA SÜRESİ GÖSTERİLMEMİŞSE 30 VE 60 GÜNLÜK GENEL DAVA AÇMA SÜRESİ UYGULANMALIDIR

 

Yazılı olarak bildirilen ve dava açma süresinin belirtilmediği idari işlemlerle ilgili Danıştay dava daireleri ile kurulları tarafından verilen kararların incelenmesi neticesinde; başvuru yolu ve süresi gösterilmeyen işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma süresinin hesaplanması açısından üç farklı yorum ile karşılaşılmaktadır.

Özel dava açma süresine tâbi olan bir İdarî işlemde başvuru yolu ve süresi belirtilmediği halde, açılan iptal davasında özel dava açma süresinin uygulandığı birinci yorumun, mahkemeye erişim hakkını zorlaştıran aşırı katı bir yorum olduğunu söylemek mümkündür. Danıştay dava daireleri ile kurulları tarafından verilen kararlar arasında daha ziyade ikinci ve üçüncü yorumun ağırlık kazandığı görülmektedir.

Avrupa İnsan Haklan Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında usul kurallarının nasıl yorumlanması gerektiği hususunda özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makûl bir orantı olması hâlinde Sözleşme'nin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine hâlel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir esneklikten kaçınılması gerektiği belirtilmektedir.

Anayasa Mahkemesinin, Yaşar Çoban Başvurusu (B.No:2014/6673, Karar Tarihi: 25/07/2017) ile ilgili verdiği kararında; “mahkemeler, dava açma süresi öngören kanun hükümlerini yorumlarken sınırlamanın istisna olduğu ilkesini gözeterek aşırı şekilcilikten kaçınmalı ve yorum kurallarının imkân verdiği ölçüde davayı ayakta tutma yolunda bir yaklaşım benimsemelidir. Bununla birlikte mahkemelerin, sürenin varlık sebebini anlamsız kılma pahasına yorum kurallarının sınırlannı zorlayarak kanunda öngörülen dava açma süresini bertaraf etmesi hukuki güvenlik ve istikrar ilkesinin zedelenmesine neden olabilir. Bu nedenle süreye ilişkin kanun hükümlerinin yorumunda hukuki güvenlik ve istikrar ilkesi ile mahkemeye erişim hakkı arasındaki hassas denge gözetilmelidir.” değerlendirmesi yapılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru usulü kapsamında vermiş olduğu kararlarda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinde ve etkili başvuru hakkını düzenleyen 13. maddesinde, Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan şekilde bir güvence öngörülmediğinden, Anayasa'nın ve Sözleşme'nin ortak koruma alanının dışında kalan söz konusu güvencenin bireysel başvuru kapsamında incelenemeyeceği belirtilmiştir. Bununla birlikte, bu durumun, mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialar incelenirken -Anayasa'nın bütünlüğü ilkesi gereği- anılan hükmün dikkate alınmasına engel olmadığı vurgulanmıştır. (Özbakım özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu, B,No:2014/13156; Eczacı başı Yapı Gereçleri San. ve Tic. A.Ş. Başvurusu, B.No:2015/16697)

Nitekim, Anayasa Mahkemesinin, Anayasa'nın 40. maddesine aykırı olarak işlemde başvuru yolu ve süresi belirtilmediği için mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvurular üzerine verdiği kararları incelendiğinde; mahkemeye erişim hakkının ihlal edilip edilmediği noktasında yaptığı değerlendirmede esas aldığı olgulardan birisi, dava açma süresinin oldukça kısa olması ve işlemde bu kısa sürenin belirtilmediği durumda kişinin mahkemeye erişim için gerekli olan hazırlıkları yapamayıp bu süreyi kaçırmasıdır. Dava açmak için öngörülen sürenin, davanın açılmasını imkansız hale getirmemesi ve aşırı derece zorlaştırmaması, dava açmak için gerekli araştırma ve hazırlıkların yapılmasına, gerekiyorsa hukuki ve teknik yardım alınmasına yetecek düzeyde olması gerekir. Bir diğer olgu, mevzuatın oldukça karışık olması ve bu karışıklığın hangi sürede hangi kanun yoluna başvurulacağı konusunda kişileri yanıltmasıdır. Ayrıca karışık olan mevzuatın, yargı mercileri tarafından aşırı şekilci (katı) yorumlanması ya da hukuk uygulayıcılarında bile kafa karışıklığına yol açabilecek düzeyde mevzuatın farklı yorumlanması da mahkemeye erişimi engelleyen bir olgu olarak değerlendirilmiştir. (Mohammed Aynosah Başvurusu, B.No:2013/8896; Özbakım Özel Sağlık Hiz. İnş. Tur. ve Tic. Ltd. Şti. Başvurusu, B.No:2014/13156; Nurşah Suna Başvurusu, B.No:2016/13347)

Bu itibarla, yargısal prosedürün başvuru yapmayı zorlaştırmaması, açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir nitelikte olması önem taşımaktadır.

2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu, 20/01/1982 tarih ve 17580 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, dava açma süresini düzenleyen 7. maddesinde Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten bu yana herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Dolayısıyla anılan maddede düzenlenen genel dava açma sürelerinin, yeterli açıklıkta, anlaşılabilir olduğu ve idari yargıda uzun süredir uygulandığı dikkate alındığında, bilinirliği konusunda bir tereddüt bulunmayan bu süreler ile ilgili olarak mevzuatta bir karışıklık yaşandığından söz etmek mümkün değildir.

2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde gösterilen genel dava açma sürelerinden başka, özel düzenlemeler ile idari dava açma süreleri de belirlenmekte olup, idari yargı düzeninde oldukça fazla ve dağınık olan bu süreler nedeniyle mevzuatın yorumunda karışıklık yaşanabilmektedir. Mevzuatta yaşanan bu dağınıklıktan dolayı, uyuşmazlığın özel dava açma süresine tabi olup olmadığı hususu, ancak somut olayın özelliğine göre mevzuatı yorumlayan yargı mercilerinin kararlarıyla ortaya çıkmaktadır. Özel dava açma süreleri açısından mevzuatta var olan karışıklığın hangi sürede hangi kanun yoluna başvurulacağı konusunda kişileri yanıltması olası bulunduğundan, işlemde başvuru yolu ve süresi belirtilmemişse, bu sürelerin ilgililerce bilinmesinin beklenemeyeceği de bir gerçektir.

Bu çerçeveden bakıldığında önemli olan husus, hakkında işlem tesis edilen ilgililerin mahkemeye erişim hakkını kısıtlayan ya da engelleyen somut olguların bulunmaması, şayet bir takım olgular var İse bu olguların mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verecek seviyeye ulaşmamasıdır.

Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idarenin üstlendiği yükümlülüğü yerine getirmemesi durumunda yargı organına düşen görev, ilgililerin başvuru yolu ve süresinin gösterilmemesi nedeniyle uğradığı mağduriyetin mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verecek seviyeye ulaşmasını önlemek olacaktır. Esasında, kişinin mağduriyetinin kaynağı, başvuru yolu ve süresini İşlemde belirtmeyen ilgili idare olup, kişinin yargısal bir prosedürün uygulanması ya da eksik uygulanması sonucu oluşan bir mağduriyeti söz konusu değildir. Dolayısıyla kişinin idareden kaynaklanan bu mağduriyetinin giderilmesi, yargısal bir prosedürün hiç uygulanmaması şeklinde olmamalıdır.

Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari işlemde başvuru yolu ve süresini belirtmekle yükümlü bulunan idarelerin, bu yükümlülüğü yerine getirmemesinin tüm sonuçlarının ilgili kişilerin üzerine bırakılması nasıl adil bir çözüm değilse, Anayasa'nın 125. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin genel dava açma sürelerine dair âmir hükümlerine aykırı olacak şekilde yazılı bildirim tarihinden itibaren dava açma süresinin başlatılmaması da adil bir çözüm değildir. Kişilerin, kendilerine yazılı bir bildirim yapıldığı hâlde, idari işlemin iptali istemiyle istedikleri zaman dava açabilecekleri şeklinde bir hakka sahip olmadıklarını bilmesi gerekir. Zira, dava açma süresi, kamu düzenine ilişkin bir konu olup, sürenin başlangıcının kişilerin takdirine bırakılması mümkün değildir.

Gerek Anayasa'da gerekse kanunlarda ilgililere, kendilerine yazılı olarak bildirilen idari işlemlere karşı istedikleri zaman dava açabilecekleri gibi bir serbestlik tanınmamıştır. Dolayısıyla kendisine yazılı olarak bildirilen bir idari işlemin iptali istemiyle dava açmayı düşünen bir kişinin, mutlaka bir dava açma süresinin olduğunu, kendisine istediği zaman dava açabileceği yönünde bir hakkın tanınmadığını öngörmesi, dava açmak istiyorsa bir an önce hazırlıklarını yapması ve süresi içinde davasını açması gerekir.

Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın, süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre dava konusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin İşleyişini aksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı kuşkusuzdur. Dolayısıyla hukuki güvenlik ve idari İstikrarın sağlanabilmesi amacıyla dava açma sürelerinin, idarenin işlem ve eylemlerinin özelliklerine göre belli bir süre ile sınırlandırılabileceği, ayrıca süresiz/sımrsız dava açma tehdidinden ötürü, idareye güven doğrultusunda alınan izinlere ve ruhsatlara dayanılarak yüksek maliyetlere katlanılmak suretiyle gerçekleştirilen yatırımlar nedeniyle maddi ve manevi zararların ortaya çıkabileceği, bu zararların tazmin edilmesi için adli ve idari davalar açılarak bozulan hukuk düzeninin yeniden oluşturulması yoluna gidileceği, bunun da hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edileceği açıktır.

Bu itibarla, Anayasa'nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tâbi olmasına rağmen, bu hususun işlemde ya da yazılı bildirimde açıklanmaması hâlinde, dava konusu işlemin tebliğ tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği yorumunun, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkesi ile mahkemeye erişim hakkı arasındaki hassas dengeyi sağlayan bir özellik taşıdığı; ilgililere aşırı bir külfet yüklemediği, vergi mahkemelerinde 30 gün, Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün olan genel dava açma süresinin ilgilinin dava açmak için gerekli araştırma ve hazırlıklarını yapmasına, gerekiyorsa hukuki ve teknik yardım almasına yetecek düzeyde olduğu; açık, anlaşılabilir ve ulaşılabilir olan genel dava açma sürelerinin mahkemeye erişimi zorlaştıran ya da engelleyen kısa süreler olarak nitelendirilemeyeceği, özel dava açma süresi yerine genel dava açma süresinin uygulanması sayesinde ilgilinin, işlemde başvuru yolu ve süresinin gösterilmemesinden dolayı uğradığı mağduriyetin, mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verecek seviyeye ulaşmadan önleneceği değerlendirilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, İdarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idari işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idari işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır (DANIŞTAY İBK. 15.3.2022, 2/1).

Hits: 8758

FORUM

KAT MÜLKİYETİ KURULMAK SURETİYLE ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ
Genel olarak ortaklığın giderilmesi davalarında, Türk Medeni Kanununun 628/2. maddesi hükmüne göre istek varsa asıl olan taşınmazın paydaşlar arasında aynen taksimi ...
MUNZAM ZARAR? ALIM GÜCÜNÜN DÜŞMESİ? ENFLASYON (? İHTİRAZİ KAYIT ? ZAMANAŞIMI
Alacaklının duçar olduğu zarar, geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini isbat etmedikçe bu ...
YIKIM KARARI * YAPI TATİL TUTANAĞI * İNŞAAT RUHSAT VE EKLERİNE AYKIRI YAPI
İstanbul 2. İdare Mahkemesi ısrar kararında, ruhsata aykırı inşaatın 11.6.1999 günlü tutanakla tespit edilerek mühürlendiği, 13.8.1999 gününde yapılan ...
ADİ ORTAKLIK İLİŞKİSİNİN FESHİ VE TASFİYE İSTEMİ
Mahkemece; taraflar arasında kurulan ortaklığa konu işyerinin işletilmesine ilişkin olarak taraflar arasında akdedilen ortaklık sözleşmesine göre değerlendirme yapılması, ...
ADİ ORTAKLIĞIN TASFİYESİ ? AKTİF VE PASİF DEĞERLERİNİN HESAPLANMASI
Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşme olup, adi ortaklık ...
EV BAŞKANININ SORUMLULUĞU ESASINA DAYALI TAZMİNAT ? FİİL EHLİYETİNE SAHİP BULUNMAYAN KÜÇÜKLER TARAFINDAN HAKSIZ EYLEM İŞLENMESİ
4721 Sayılı Kanun'un "Sorumluluk" başlığını taşıyan 369. maddesi; "Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl ...
HASTANIN BİLGİLENDİRİLMESİ
Uyuşmazlık, doktor hatasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 09.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avrupa Biyotıp Sözleşmesi ...
KEFALET SÖZLEŞMESİNİN ŞEKİL ŞARTLARINI DÜZENLEYEN HÜKÜM*EMREDİCİ HÜKÜM*KAMU DÜZENİ
Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu ...
AŞIRI İFA GÜÇLÜĞÜ
Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir ...
YÜKLENİCİDEN DAİRE SATIN ALAN KİŞİLERİN HAKLARI-YÜKLENİCİNİN DAVA KONUSU DAİRENİN TAPUSU-NU BAŞKASINA DEVRETMESİ DURUMUNDA O ŞAHSA KARŞI TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI AÇILMASI
Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemekte; yüklenici, finansı ...
GÜÇLENDİRME RUHSATI
(Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 13.1.2024 tarihli Resmi Gazetede yayınlandı. BU yönetmeliğin 2. Maddesi, aynı yönetmeliğin ...
MURİS MUVAZAASI HUKUKSAL NEDENİNE DAYALI MİRAS PAYI ORANINDA TAPU İPTALİ VE TESCİL İSTEMİ
Muvazaa, pozitif hukukumuzda 6098 Sayılı Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenmiş ve anılan maddenin birinci fıkrasında; "Bir sözleşmenin türünün ve ...
ÖNALIM HAKKI ? PAYLI MÜLKİYET ? HİBE ? MUVAZAA
Paylı mülkiyette paydaşlar arasında ortak idare ve kullanma durumu söz konusu olduğundan paydaşların birbirlerini bilmeleri ve tanımaları önem taşımaktadır. Bu ihtiyacın ...
MURİS MUVAZAASI HUKUKSAL NEDENİNE DAYALI MİRAS PAYI ORANINDA TAPU İPTALİ VE TESCİL İSTEMİ
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ...
KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA NEDENİNE DAYALI TAZMİNAT
Konuya ilişkin ilk yasal düzenleme 31.08.1956 tarihli ve 6830 Sayılı İstimlak Kanunu'nda yer almakta olup, anılan Kanun'un “Müddetler ve Merci” başlıklı 14. maddesinde; ...
TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU- ÖNALIM
Dava, 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/1 maddesinin ikinci fıkrası kapsamında önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bilindiği üzere ...
AKDİ SORUMLULUĞUN KOŞULLARI (HGK. 14.12.2021, 649/1659)
Sözleşmeden doğan sorumluluğun şartları; borçlunun borca aykırı davranması, bu aykırı davranış nedeniyle bir zararın doğması, aykırı davranış ile zarar arasında uygun ...
AKDE TAHAMMÜL SÜRESİ
Taraflar arasında düzenlenen 05.01.2006 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı inşaat Sözleşmesine göre mülkiyeti davacıya ait olan ...
BORCUN GEREĞİ GİBİ İFA EDİLMEMESİ
Alacaklı dilerse satılanı redde hazır olduğunu beyanla satımın feshini, dilerse satılanı alıkoyup satış parasından indirim yapılmasını talep edebilir. Veya misli eşya satımında ...
BEKLENMEDİK HALDEN (KAZADAN) SORUMLULUK
Direnime düşen borçlu, beklenmedik durum nedeniyle doğacak zarardan sorumludur. Borçlu, direnime düşmekte kusuru olmadığını veya borcunu zamanında yerine getirmiş ...
31.12.1981 TARİHİNDEN ÖNCE ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARILAN ARAZİLER
1.                   31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2. maddesinin birinci ...
YALIN ORTAKLIĞA TOPLU BAKIŞ
ü  Yalın ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK. ...
YÜKLENİCİNİN ÖZEN BORCU (15. HD. 17.6.2021, 1532/2837)
Dava, davalı ... ile davacıların murisi ... arasında kurulan eser sözleşmesinin ifası sırasında, ...'in elektrik akımına kapılarak ölmesi sebebiyle destekten yoksunluk nedeniyle ...
MURİS MUVAZAASI HUKUKSAL NEDENİNE DAYALI MİRAS PAYI ORANINDA TAPU İPTALİ VE TESCİL İSTEMİ
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile ve ...
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ-MUHTESAT
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte ...
DAVA AÇMA SÜRELERİ
ÖZEL DAVA AÇMA SÜRESİNE TABİ BİR İDARİ İŞLEMDE DAVA AÇMA SÜRESİ GÖSTERİLMEMİŞSE VERGİ MAHKEMELERİNDE 30 GÜNLÜK, DANIŞTAY VE İDARE ...
MENFİ TESPİT DAVASINDA İSPAT YÜKÜ ((HGK. 8.2.2022, 659)82):
Menfi tespit davası, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası ...
TÜZELKİŞİLİK PERDESİNİN ARALANMASI (HGK. 8.2.2022, 659/82)
   Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine değinmek gerekirse; bu teori ancak istisnai ve sınırlı durumlarda titizlikle uygulanması gereken bir teoridir. Bu teoriye ...
KAMBİYO SENETLERİNDE (ÇEKTE) MENFİ TESPİT (HGK. 8.2.2022, 659/82)
   Kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunlarda mündemiç olan hak senetten ayrı olarak dermeyan edilemediği gibi başkalarına da devredilemez (TTK. md. ...
KAMBİYO SENETLERİNDE BEDELSİZLİK İDDİASI (HGK. 8.2.2022, 659/82)
   Bedelsizlik iddiası, bir kişisel def'idir. Bedelsizlik bir kişisel def'i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri ...
TECDİT/YENİLEME (HGK. 8.2.2022, 659/82)
Yenileme, dar anlamda borcu sona erdiren sebeplerden biridir. Borcun yenilenmesi alacaklı ile borçlu arasında yapılacak bir sözleşme ile gerçekleşir. Bir borcun yerine ...
KOOPERATİFTEN İHRAÇ KARARI (6. HD. 21.3.2022, 1329/1491)
 Dava, kooperatif yönetim kurulu tarafından verilen ihraç kararının iptali istemine ilişkindir. İhraç kararına dayanak ihtarnamelerde istenen borcun gerçek borcu ...
PROTESTO/SAKAT PROTESTO/HAKSIZ PROTESTO
Protesto, olumlu veya olumsuz bir edimin ifasına davet, tazminat talebi, karşı tarafın taleplerinin reddi gibi amaçlarla noter vasıtasıyla gönderilen tek taraflı bir irade ...
UYARLAMANIN KOŞULLARI (İŞLEM TEMELİNİN ÇÖKMESİ)
TBK’nun 138. maddesinde “Aşın İfa Güçlüğü” başlığı altında “Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve ...
KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN ÖDENMESİ İSTEMİ - OBJEKTİF ÖLÇÜLERİN BELİRLENMESİ SURETİYLE TAŞINMAZ BEDELİ TESPİT EDİLEREK UYUŞMAZLIĞIN ESASI HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİ
İdare Mahkemesince, ü  öncelikle sorumlu idare/idareler belirlenerek, ü  uyuşmazlığa konu taşınmazdaki tasarruf imkanının mülkiyet hakkının özüne ...
KİRA SÖZLEŞMESİNİN UZAMASI (HGK. 25.5.2021, 458/614)
Kira sözleşmesi kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanılmasıyla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan ...
MUVAZAA-MURİS MUVAZAASI (HGK. 7.10.2021, 485-1188)
   Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek ...
MUHATABIN ADRESTE BULUNMAMASI - USULSÜZ TEBLİGAT
Uyuşmazlık, davalı idare vekilinin ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının 16.04.2018 tarihinde öğrenildiği iddiası karşısında, davalı idare vekiline gerekçeli ...
TAPU SİCİLİNİN ALENİYETİ
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu bağımsız bölüm üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılıp kaldırılamayacağı noktasında toplanmaktadır.Arsa payı karşılığı ...
İLAMLI İCRA TAKİBİNE DAYANAK MENFİ TESPİT (İSTİRDAT) İLAMININ KESİNLEŞMEDEN İCRA TAKİBİNE KONU EDİLİP EDİLEMEYECEĞİ
Alacaklının ilamlı icra takibi yapabilmesi için elinde bir mahkeme ilamı ya da kanunların bu kuvvete sahip kıldığı bir belgenin bulunması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri ...
SÖZLEŞMENİN HAKSIZ FESHİ NEDENİYLE MÜSPET VE MENFİ ZARARLARIN TAZMİNİ İSTEMİ
Davacı yüklenici davalı iş sahibi olup yapılan ihale sonucunda taraflar arasında ... ili ... ilçesi ... Mah. 685 ada 27 parsel üzerinde Sosyal ve Kültürel Hizmet ...
TAPU TAHSİS BELGESİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL İKİNCİ KADEMEDE TAZMİNAT İSTEMİ (14. HD. 2.12.2020, 2127/8027).
Uygulamada kısaca, İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre kanunun amacı, imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ...
İNANÇLI İŞLEME DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL İSTEMİ (14. HD. 19.11.2020, 17809/7504).
İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç ...
MALZEME SAHİBİNİN TESCİL İSTEMİ (14. HD. 24.11.2020, 18788/7688).
Tapu Kanunu 26. Borçlar Kanununun 237. Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddeleri uyarınca; tapulu taşınmazın satışını amaçlayan sözleşme anılan ...
İFA YERİNE OLUMLU ZARARIN HESAPLANMA ZAMANI
  İfa yerine olumlu zararlarını isteyebilecekleri, bu zararın borçlunun temerrüde düştüğü güne göre hesaplanacağı ve bunun da davacıların hak ...
GİDER AVANSININ YATIRILMAMASI
  HMK'nın 324. maddesinde ; “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak ...
HARÇ EKSİKLİĞİ ? DOSYANIN İŞLEMDEN KALDIRILMASI
  Dava konusunun belirli bir değere ilişkin olması nedeniyle bir başka deyişle para veya para ile değerlendirilen bir şey ile ilgili bir dava olması nedeniyle 492 Sayılı ...
YÜKLENİCİYE TAPU DEVİR YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN YERİNE GETİRİLMEMESİ * BU NEDENLE SÖZLEŞMENİN ÖNGÖRDÜĞÜ CEZA KOŞULUNUN İSTENMESİ
  Davacı şirket yüklenici, davalılar arsa sahipleridir. ... 3. Noterliği'nin 02.07.2012 gün 7782 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ...
MAKUL BEKLEME SÜRESİ
  Davacılar davalarında, davalı yüklenici şirket ile aralarında 05.09.2005 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme uyarınca ...
YÜKLENİCİNİN EDİMİNİ YERİNE GETİRİLMEMESİ HALİNDE, TEMLİK ALACAKLISI TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASINI ARSA SAHİBİNE YÖNELTEMEZ
Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükler. Buradaki öncelikli borç arsa sahibine aittir. Her ...
3194 SAYILI İMAR KANUNU?NDA BAKANLIĞIN BAZI YETKİLERİ
İmar Planları; Nâzım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye ...
ÖZEL ORMANLARDA YAPILAŞMA
  ÖZEL ORMANLARDA YAPILAŞMA[1]    I-) TEMAL İLKELER   Özel ormanlarda ve tüzel kişiliği bulunan kamu kuruluşlarına ait ormanlarda Orman Kanunu'nun ...
USULİ FORMALİTELER
Prof. Mustafa Reşit Belgesay, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu adlı kitabını 1947 yılında yayınlarken[1], kitabının bir yerinde “seri ve emin adalet” konusunda şöyle ...
TEMİNAT MEKTUBUNUN DEPO EDİLMESİ İÇİN İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLEBİLİR Mİ
Bankalarca verilen teminat mektupları, Bankacılık Kanunu uygulamasında kredi sayılır (Bankacılık Kanunu md. 48).  Banka, teminatı veren’dir. Bankanın taahhüdü, temel ...
TEMİNAT MEKTUBUNUN DEPO EDİLMESİ İÇİN İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLEBİLİR Mİ
Bankalarca verilen teminat mektupları, Bankacılık Kanunu uygulamasında kredi sayılır (Bankacılık Kanunu md. 48).  Banka, teminatı veren’dir. Bankanın taahhüdü, temel ...
TAPU TAHSİS BELGESİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL MÜMKÜN OLMADIĞI TAKDİRDE TAZMİNAT İSTEMİ,DENKLEŞTİRİCİ ADALET İLKESİ
Uygulamada kısaca, İmar Affı Kanunu olarak bilinen ve 08.03.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2981 Sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmüne göre kanunun amacı imar ve ...
KİRA PARASININ UYARLANMASI
1.       Temel ilke, koşullar değişmiş olsa bile (sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan ...
GABİN
Taraflar arasında Bolu 6.Noterliğine ait 27.12.2017 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile; davalıların hissedarı oldukları Bolu ili, Merkez ilçe, Paşaköy ...
İŞ SAHİBİNİN "GÖRDÜĞÜM LÜZUM ÜZERİNE" DİYEREK APKİS'Nİ BOZMASININ AĞIR FATURASI=YÜKLENİCİNİN OLUMLU + OLUMSUZ ZARARLARININ TOPLAMINI ÖDEMEK
Taraflar arasında karşılıklı edimleri içeren ve üstün yönü ile eser sözleşmesi niteliğinde bulunan geçerli ve tarafları bağlayıcı karma bir akit ...
BİTİŞİKTE BULUNAN VE HATALI YAPILAN BİNANIN VERDİĞİ ZARARIN TAZMİNİ
Davacı, B... Sokakta bulunan Çakır Apartmanının 1 numaralı dairesinde hissesi oranında iki dükkana malik olup, söz konusu binanın bitişiğinde bulunan 626 ada, 160 parsel ...
MURİS MUVAZAASI
Bir kimsenin; mirasını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği, tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde ...
YÜKLENİCİ, BİR GEÇERSİZ SÖZLEŞME İLİŞKİSİNDE, GERÇEKLEŞTİRDİĞİ İMALATTAN DOLAYI İMALAT BEDELİNİ İSTEYEBİLİR Mİ? BU BEDELİN İÇİNDE KÂR DA VAR MIDIR?
YÜKLENİCİ, BİR GEÇERSİZ SÖZLEŞME İLİŞKİSİNDE, GERÇEKLEŞTİRDİĞİ İMALATTAN DOLAYI İMALAT BEDELİNİ İSTEYEBİLİR Mİ? BU BEDELİN İÇİNDE KÂR DA ...
DAİRELERİN KÜÇÜK YAPILMASI NEDENİYLE MEYDANA GELEN DEĞER KAYBININ İSTENMESİ
Binada var olan eksik işler bedeline hükmedilmediğine göre artık binadaki eksik işler nedeniyle değer kaybının varlığından söz edilemez. Ne var ki sözleşme ekleri ve ...
SÖZLEŞMENİN GERİYE VEYA İLERİYE ETKİLİ OLARAK BOZULMASI
Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra tarafların sözleşmenin etkisinden kurtulmaları, başka bir anlatımla, sözleşme ilişkisinin tasfiyesi gerekir.  Sözleşme ...
TİCARİ DEFTERLERİN İSPAT GÜCÜ
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan ...
FAİZ-AVANS FAİZİ
Faiz: Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat ...
BELİRSİZ ALACAK DAVASI
Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin ...
ŞEKİL EKSİKLİĞİNİN ÖNE SÜRÜLMESİ
Mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği üzere tapuda pay devri içeren inşaat yapım sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için, TMK'nın 706, BK'nın 213, TK'nın ...
EKSİK VE KUSURLU İŞLER BEDELİ YÜKLENİCİYE YÜKLENECEKSE SÖZLEŞME BEDELİNİN DE KENDİSİNE ÖDENMESI GEREKİR
Taraflar arasında yapılan 3.12.1979 tarihli sözleşmenin 15. maddesinde eserin götürü bedeli ( 710.000 ) lira olarak kabul edilmiş, ödemeler hususunda davacı işveren ...
YÜKLENİCİYE VEKALETNAME VERİLMEZSE TESLİM SÜRESİNİN İŞLEMEYECEĞİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME HÜKMÜ
Taraflar arasında akdedilen 26.4.1978 ve 13.3.1979 tarihli sözleşmelerde kat karşılığı davalıların yükümlendiği inşaatın 30.9.1980 tarihinde bitirilip davacılara isabet ...
YÖNETİCİNİN YÜKLENİCİYE DAVA AÇMA HAKKI
Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti; dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup ...
YÜKLENİCİNİN APARTMAN YÖNETİCİSİ ALEYHİNE DAVA AÇMASI
Somut olayda, dava dışı Apartman Yöneticiliğine kat malikleri kurulu kararı ile binanın çatısının komple yapımı, asansörlerin yeşil etiket olacak şekilde yapılması, ...
YÜKLENİCİNİN İFLAS ETMESİ, ALACAĞIN İFLAS MASASINA BİLDİRİLMESİ, KAYIT KABUL
Acele durumlar ayrık olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Dava durduğu ...
KİRA BEDELİNİN UYARLANMASI
Sözleşme Hukukuna egemen olan sözleşmeye bağlılık  ilkesi hukukumuzda da kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. ...
TAMAMLANMA ORAN %10'U ALTINDA İSE BU ORANDA YÜKLENİCİ PAYINA DÜŞEN BAĞIMSIZ BİRİMLERİN SATIŞININ İDARENİN İZNİYLE YAPILMASI
 7181 Sayılı Yasanın 24. Maddesiyle 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesine eklenen 13 fıkrasında[1], Afet ...
KENTSEL DÖNÜŞÜM SÖZLEŞMELERİNİN FESHİ
7181 Sayılı Yasanın 24. Maddesiyle 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6 ncı maddesine eklenen 14 fıkrasında[1], TBK. md. ...
MÜTEAHHİDİN PAYINA DÜŞEN DAİRENİN ARSA SAHİBİNE SATILDIĞI İDDİASI
 Taraflar arasında 29.3.1973 günlü sözleşme ile arsa payı karşılığında bina yapımı konusunda bir ilişki kurulmuştur. Davacılar, yüklenicidir ve sözleşme ...
İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN SÜRESİZ HALE GELMESİ
 Asıl dava, eser sözleşmesinin feshi ile bu sözleşme sebebiyle verilen bonoların iptal ve senetlerin iadesi istemine; birleşen dava ise, aynı sözleşme gereğince ...
TEMİNAT GÖSTERME BORCU İÇİN İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLEMEZ
Bankanın sıfatı teminatı veren olduğundan, taahhüdün, esas sözleşmeyi yapan taraflardan ve esas akitten ayrı ve tamamen müstakil olduğunu, banka taahhüdünün ...
YAPI KAYIT BELGESİNİN ALINMASI, YASALLIK İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR
Bazı istisnalar dışında, bütün yapılar için belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınması zorunludur. Yapı ruhsatı ise, ancak projelerine, imar plânı ve ...
ALACAĞIN DEVRİ İLE DAVA KONUSUNUN DEVRİ AYNI ŞEY MİDİR?
 Dava, davacı yüklenici şirket ile davalı iş sahibi ... arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan geçici kabul ve haksız kesintiler ile süre uzatımı ...
ARSA PAYI DÜZELTİM DAVASI
"634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 5711 sayılı Kanunla değişik 3. maddesi hükmüne göre; “Kat mülkiyeti ve kat irtifakı, bu mülkiyete konu olan ...
SÖZLEŞMEDE KARARLAŞTIRILANDAN FAZLA VE DAHA KALİTELİ MALZEME KULLANARAK YAPILAN İŞLERİN BEDELİ * BAĞIMSIZ BÖLÜMLERE YAPILAN FAZLA İMALAT
 Yüklenici kendi iradesiyle inşaatın tamamına ve bu kapsamda arsa sahiplerine ve kendisine verilen bağımsız bölümlere aynen yansıtılan değer artırıcı işler yapması ...
İNŞAAT SÖZLEŞMESİ İLERİYE ETKİLİ OLARAK BOZULMUŞSA, TASFİYE YAPMAK GEREKİR
 Asıl dava, Kat Karşılığı İnşaat Yapım ve Satış Vaadi Sözleşmesinin ve buna ek yapılan sözleşmenin feshinin tespiti, davalıların inşaata müdahalelerinin ...
GECİKİLEN SÜRENİN TAMAMI İÇİN GECİKME CEZASI İSTENEBİLİR Mİ?
 1. Yüklenici direnime düştüğünde, iş sahibi zamanaşımı süresi içinde, sözleşmede yazılı olan ceza koşulunu isteyebilir. 2. İş sahibinin direnim ...
YÜKLENİCİNİN BEDELİ HAK ETMESİ
 İş sahibinin ödemeyi borçlandığı bir bedel karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirip teslim etmeyi üstlendiği sözleşmeye "eser ...
TAPU TAHSİS BELGESİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL OLMADIĞI TAKDİRDE TAZMİNAT İSTEMİ
 Tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı ...
İŞ SAHİBİ İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİ GERİYE ETKİLİ OLARAK BOZDUĞUNDA, YÜKLENİCİYE, YAPTIĞI KISIMLA ORANTILI BİR PAY VERİLEBİLİR Mİ?
 Kusuru ile borçlu direnimine düşen yüklenicinin, arsa payı karşılığında kat yapımı sözleşmesinin bozulmasına neden olması durumunda, sözleşme ilişkisi ...
ÖN ALIM HAKKI-FİİLİ TAKSİM-HAKKIN KÖTÜYE KULLANILMASI
 Yasal ön alım hakkı, paylı mülkiyette bir paydaşın, taşınmaz mal üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer ...
6306 saylı KENTSEL DÖNÜŞÜM KANUNU "YA 2/3 ÇOĞUNLUĞA UYACAKSIN YA TERK EDECEKSİN"
SOMUT OLAY: Davacı ve davalılar, bağımsız bölümlere sahip oldukları  (...) Tapu bilgilerinde kayıtlı parsel numaralı kat mülkiyetine tabi apartman hakkında, bir malikin ...
SORUNA 6306 SAYILI KANUN MU YOKSA 634 SAYILI KAT MÜLKİYETİ KANUNU MU UYGULANACAKTIR?
Her türlü önemli yönetim işinde kat maliklerince oybirliği ile karar alınması gerekir (634 s. Kanun md. 45).   Her bir paydaş, eşyayı bir zarar tehlikesinden veya ...
DÜZEN, SADECE DÜZENİN ÇİĞNENMESİNE VERİLECEK CEZANIN YARATTIĞI KORKUYLA SAĞLANAMAZ
 Ülkemizin bağımsızlığını kazananlar, devletin nihai amacının yeteneklerini geliştirmeleri için halkı özgür kılmak ve ülkenin yönetiminde aklın ...
KENTSEL DÖNÜŞÜMDE SATIŞ SÜRECİ
 a.      Bu payın satış işlemlerini Bakanlık (Bakanlığa bağlı müdürlük) yürütecektir.   b.      ...
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE SAVUNMA DOKUNULMAZLIĞI
 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) göre, ifade özgürlüğü demokratik toplumun temelini oluşturan ana unsurlardan ve toplumun ilerlemesi ve bireyin ...
OSMAN BAHADIR: YEMİNİN TARİHTEKİ ROLÜ
Yemin etmek, kişinin doğruyu söylediğine ya da bir sözü yerine getireceğine dair bir kutsal değere atıfta bulunması veya onu şahit göstermesidir. Yemin ile kutsal ...
İNŞAAT SÖZLEŞMESİNİN GERİYE VEYA İLERİYE ETKİLİ OLARAK BOZULMASI
 Yüklenicinin kendi kusuruyla işi teslim gününde bitirmeyerek direnime düşmesinin hukuki sonuçları hakkında Borçlar Kanunu`nda özel bir hüküm ...
İNŞAAT HUKUKU SORUNLARINDA SÖZLEŞME İLE SORUMLULUKTAN KURTULMA
Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Borçlunun alacaklı ile hizmet ...
GÜNEŞ GÜRSELER: CMK DEĞİŞİKLİĞİ KAMUOYUNDAN NASIL KAÇIRILDI?
Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğü beş yıl ertelenen tutukluk süresine ilişkin 102 nci ve 252/2 nci maddelerinin 2011 yılı ile birlikte ...
ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİ YARGI REFORMU SAYILABİLİR Mİ?
Konuyu açıklamadan önce, yargının gerçeklerine bakmakta yarar vardır: DANIŞTAY DAVA DAİRELERİNE, 2008 YILINDA, bir önceki yıldan devredilenle birlikte, ...