İMAR PLANININ YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASINA İLİŞKİN YARGI KARARI

         İSTANBUL

7. İDARE MAHKEMESİ

ESAS NO: 2011/32

 

YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI

İSTEYENLER (DAVACILAR)                           : (………………….)

VEKİLİ                                                                  : Av……………….

KARŞI TARAF (DAVACI)                                               : İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ                                                                  : Av………………

İSTEMİN ÖZETİ                                                : Davacıların, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 20.6.2010 tarihinde onanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının; Kartal İlçesi, Orhantepe Mahallesi, 188 pafta, 2222 ada, 237 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının; taşınmaz için öngörülen üniversite alanı fonksiyonunun yoğunluğu arttırdığı, verilen işlevin şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali istemidir.

SAVUNMA ÖZETİ                                           : Taşınmazın, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında eğitim alanı olarak belirlenmesinin planlama teknikleri, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı yönlerinden hukuka uygun olduğu belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul Nöbetçi İdare Mahkemesince işin gereği görüşüldü:

Dava; davacıların, İstanbul Büyükşehir Belediyesince hazırlanan ve 20.6.2010 tarihinde onanan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının; Kartal İlçesi, Orhantepe Mahallesi, 188 pafta, 2222 ada, 237 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5. Maddesinde Nazım İmar Planının; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olduğu belirtilmiştir.

2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17. Maddesinde “ Koruma amaçlı imar planları; müellifi şehir plancısı olmak üzere; alanın konumu, sit statüsü ve özellikleri göz önünde bulundurularak mimar, restoratör mimar, sanat tarihçisi, arkeolog, sosyolog, mühendis, peyzaj mimarı gibi meslek gruplarından Bakanlıkça belirlenecek uzamanlar tarafından hazırlanır” hükmü yer almaktadır.

İmar planları, insan, toplum, çevre ilişkilerinde kişi ve toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve arazinin koruma-kullanma dengesini  en rasyonel biçimde belirlemek, ülke, bölge ve kent verilerine göre konut, istihdam, ulaşım gibi kentsel işlevler ile sosyal ve kültürel gereksinimleri var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi biçimde yerine getirmek ve belde halkına iyi bir yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin gelişmesi de göz önünde tutularak hazırlanır ve koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve zamanda yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilirler. Bu ölçülere göre hazırlanıp değiştirilebilen imar planlarının yargısal denetimi yapılırken, planın bütünlüğü içinde planlanan yörenin çevre, ulaşım, konut, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınarak kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının tartışılması gerekeceği açıktır.

Dava dosyasının incelenmesinden; Kartal İlçesi, Orhantepe Mahallesi, 188 pafta, 2222 ada, 237 parsel sayılı taşınmazın 20.6.2010 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında eğitim tesis alanı fonksiyonuna ayrıldığı, davacıların, planda öngörülen fonksiyonun yoğunluğu arttırdığından bahisle askı süresi içinde yaptığı itirazın cevap verilmeyerek reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Tarihi ve kültürel değerlerin sağlıklı bir şekilde korunması ve gelecek nesillere de aktarılması açısından sit alanı ilan edilen yerlerde yapılacak imar planlarının söz konusu bölgenin tarihi ve kültürel dokusunu koruyacak nitelikte olması gereklidir. Zira, uygulama ve faaliyetler koruma amaçlı imar planları doğrultusunda yapılacağından planların bölgenin sit alanı ilan edilmesi amacının gerçekleştirilmesini sağlamaya yönelik olmalıdır.

Uyuşmazlık konusu imar planının yukarıda belirtilen amaçlara uygun yapılıp yapılmadığının tespiti bakımından teknik bilgiye ihtiyaç duyulduğundan, taşınmazın mahallinde 26.5.2011 günü yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu gayet detaylı bir şekilde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle “ taşınmazın güney kısmında bulunan 24 metre genişlikte ve kıyı kesiminde ana bağlantı yolu olarak yer alan Çetin Emeç Caddesine cephe verdiği, taşınmazın önemli bir kısmının TEKEL AŞ tarafından işletme amacına dönük yapılaştırıldığı, taşınmazın 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında meskün alanda kaldığı, taşınmazın dava konusu plan ile getirilen eğitim tesis işlevinin meskun alan kavramı içinde kaldığı ve planın 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına uygun olduğu, taşınmazın mülkiyetinin Hazine’ye ait olduğu ve III. Derece Doğal Sit Alanı  sınırları içinde yer aldığı taşınmadaki yapıların kullanımı hakkında mevcutların korunması ve yeni yapılaşma durumunda, üzerindeki yapıların emsali dikkate alınarak E=0.10 katsayısının açılmaması yönünde verilen İstanbul II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu 2.1.2003 tarih ve 6536 sayılı karar ve eki planın doğal sit alanını korumaya yönelik olduğu, Avrupa Mimari Mirasın Korunması Sözleşmesine göre sit insan emeği ile doğal değerlerin bütünleştiği alanlar olarak öngörüldüğü, doğal sit, doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yolunda yörenin potansiyeli ve kullanım özelliği de göz önünde tutularak konut kullanımına açılabilecek alanlar olduğu, yasal düzenlemelerde eksiklikler olmasına karşılık doğal sit değerlerinin belirlenmesinin ülkemiz kaynak değerlerinin korunması açısından önemli olduğu, doğal sit alanındaki mülk sahiplerinin aşırı talepleri sonucunda doğal sit alanlarının değerlerine karşı aşırı yapılaşmanın tehdit oluşturduğu, dava konusu taşınmazın konumu nedeniyle III. Derece Doğal Site Alanı içinde bulunması ve üzerindeki yapıların tescil edilmemekle beraber uzun dönemde bir kentsel işlev ve çalışma alanı olarak kültürel amaçlı işlevler için korunmaları gerektiği, koruma kurulunun 2003 yılında kabul ettiği plan için III. Derece Doğal Sit Alanı İçindeki yapıların kültürel amaçlı olarak  korunmasında ve kullanılmasında, yapılaşma emsalinin bu alan içinde 0.10 katsayısının geçemeyeceğinin öngörüldüğü, dava konusu planda eğitim tesisleri olarak ayrılan alanda, sadece zemindeki mevcut yapıların korunarak kültürel tesis amacıyla kullanılması yerine eğitim ve öğretim amacıyla kullanılmasında planlama ilkeleri yönü ile üstün kamu yararı olduğu, ancak doğal sit alanı içinde önerilen emsal 0.8 yapılaşma katsayısının, plan için önerilen avan projede gerçekleştirilmek istenilen üniversite işlevlerin dönük olarak değerlendirildiği, üniversitenin gelime alanı için planda sayılan eğitim ve öğretim işlevlerinin her birinin III. Derece Doğal Sit Alanı olarak tanımlanan bölgenin içinde gerçekleştirilmesi amacı ile emsalin 0.80 olarak belirlendiği, bu yoğunluğun, doğal sit karakterindeki bölgenin genel ve mevcut yapılaşmayı aşacağı, bölgenin doğal sit karakterine zarar vereceği, koruma amaçlı planların işlevi dikkate alındığında planlama prensipleri yönü ile bölgedeki yapılaşma katsayısının yükseltilerek belirlenmesi ile üniversitenin çeşitli işlevlerini aynı taşınmazın içine sığdırılmaya çalışmasının, doğal sit alanının karakteristliklerini ortadan kaldıracak nitelikte olduğu, dolayısıyla eğitim tesisleri açısından üstün kamu yararı olduğu, ancak planda öngörülen yoğunluğun III. Derece Doğal Sit Alanı karakteristliğini bozacak nitelikte, bu yoğunluk değerlerinde daha  önceki koruma kurulu kararı ile getirilen mevcut yapılaşma katsayısının aşılmaması gerektiği, yine aynı şekilde III. Derece Doğal Sit Alanı olarak belirlenen ağaçlık alanın toplumun tüm kesimlerinin kullanımına açık olacak nitelikte plan notlarının düzenlenmesi gerektiği ancak bu nitelikte plan düzenlemesinin olmadığı, mevcut yapıların korunarak eğitim tesis alanı için kullanılabilmesinin planlama ilkelerine uygun olduğu, ancak mevcut yapı yoğunluğunu aşan yeni yapılanmanın bölgenin yeşil alan karakterini engelleyebileceği, III. Derecede koruma alanlarına zarar verebileceği yönü ile planlama ilke ve tekniklerine uygun olmadığı” görüş ve kanaatleri vurgulanmıştır.

Bu durumda Kartal İlçesi, Orhantepe Mahallesi, 188 pafta, 2222 ada, 237 parsel sayılı taşınmazın III. Derece Doğal Sit Alanı niteliği dikkate alındığında 20.6.2010 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında eğitim tesis alanı fonksiyonuna ayrılmasının öngörülen yoğunluk yönünden planlama ilke ve teknikleri açısından hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. Maddesi gereğince açıkça hukuka aykırı bulunan ve uygulanması halinde davacının telafisi güç veya imkansız zararlarına neden olabilecek nitelikteki dava konusu imar planının davacı parseline ilişkin kısmının yürütmesinin teminat aranmaksızın dava sonsuna kadar durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere 3.8.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr