YAPI DENETİMİ HAKKINDA KANUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
13 Temmuz 2001 tarih ve 24461 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve buna bağlı yönetmeliklerinde yaşanan sıkıntılar ve olumsuzluklara ilişkin görüşümüz Bayındırlık ve İskan Bakanlığına iletilmiştir.
YAPI DENETİM HAKKINDA KANUN VE YÖNETMELİKLERİNE İLİŞKİN
MİMARLAR ODASI GÖRÜŞÜ
13 Temmuz 2001 tarih ve 24461 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ile 19 İlde pilot uygulamaya başlanılmıştır. Aradan geçen 9 yıla rağmen, pilot uygulama devam etmekte ve her geçen gün ortaya çıkan yeni yeni sorunlarıyla sistem, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nca genelgeler veya yönetmelik değişikliği ile düzenlenmeye çalışılmaktadır.
Geçmişte uygulanan Teknik Uygulama Sorumluluğu sisteminin yerine getirilen, ancak üzerinde yeterince katılımcı bir çalışma süreci işletilmeden yasalaştırılarak yürürlüğe konulan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun, bugüne kadarki uygulama deneyimiyle de ortaya çıkmıştır ki bünyesinde taşıdığı pek çok aksaklık ve olumsuzluklarıyla istenilen başarı düzeyine ulaşamamış, yapı denetiminde kamusal güvenin tesisinde yetersiz kalmıştır. Bakanlık görevlileri adeta yargıç; belediye görevlileri bürokratik işlemleri yürüten bir birim temsilciliği durumundadırlar. Yapı denetim şirketleri ise evrak işlerine boğulmuş, şişirilmiş bordro kadroları ile imzacı istihdam eden, çoğunlukla emekli veya mesleğini yapmayanların diplomalarının kiralanarak kadro oluşturulan, gerçekte de inşaatların denetlenmesinden çok, Bakanlık ve Belediye kurallarına karşı donanmaya çalışan ticari bir yapıya dönüşmüşlerdir.
Bakanlık ise mevcut durum karşısında, bir bütüncül düşüncenin ürünü olmayan bu yasanın tıkandığı noktalarda yayınladığı genelgelerle veya kendisinin atadığı küçük bir bürokrat kadronun inisiyatifinde uyguladığı yaptırımlarla sistemi disipline etmeye çalışmakta, ancak bu yaklaşımıyla da yapı denetiminde kalıcı ve sorunları kökten yok edebilecek kurumsal bir yapıya ulaşılamamaktadır.
Bugün Bakanlık da dâhil ilgili tüm taraflar yapı denetim sisteminde kapsamlı bir değişiklik ihtiyacı olduğu görüşünde birleşmektedirler. Bu kapsamda Bakanlık yetkililerinin yasa üzerinde çalışma yaptıkları duyumlarının alındığı günümüzde, yapı denetimi de dâhil, yapı üretim sürecinde uygulanacak politikalar ve getirilecek düzenlemelerin, ilgili tarafların (Bakanlık, Belediyeler, Meslek Odaları, Üniversiteler, sigorta sektörü, vs.) temsilcilerinin katılımıyla oluşturulacak bir diyalog ortamında görüşülmesi ve geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. İrdelenen Kanun, tarafların görüşü dikkate alınarak yeniden elden geçirilmeli; bundan sonra izlenmesi düşünülen yol ve yöntemler konusunda ilgili taraflar bilgilendirilmeli ve görüşleri alınarak hazırlanmalıdır.

Yapı Denetim sistemindeki mevcut durumu, mimarın ve mimarlık mesleğinin yapım süreçleri içerisindeki evrensel rolü açısından değerlendirdiğimizde aşağıdaki hususların vurgulanmasında yarar görülmektedir:
  1. 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve buna bağlı yayınlanan yönetmeliklerde, mimarın mesleki anlamda yerinin tam tanımlanmamış ve adeta yok sayılmış olduğu açıkça görülmektedir. Yapılacak yeni düzenlemelerde bu sakıncalı durumun giderilmesini sağlayacak önermeler getirilerek, yapı denetim sürecinde mimarın hukuki durumunun netleştirilmesi gerekmektedir. Güvenli ve sağlıklı yapı üretiminde, yapı denetiminin sadece strüktür denetimi süreci olmadığı gerçeğinden hareketle, yapı ile mimar arasında kopartılan bağın, yeni düzenlemelerde yetki ve sorumluluklarıyla birlikte ayrıntılı bir şekilde yer alması sağlanmalıdır.
  1. Mimarın yapı denetim şirketlerinde, yapım sürecindeki işin başından, sonuna kadarki rolü nedeniyle, koordinatör görevi olmalıdır. Bugünkü yasada bu durum ortada bırakılmış olması nedeniyle yapı denetim süreci demir ve beton kontrolü noktasına indirgenmiş durumdadır. Kaldı ki bugün ceza alanların büyük çoğunluğunun mimar olması gerçeği ile, yasadaki tanımlanan işler için verilmiş yetki ve sorumluluklar birbiri ile çelişmektedir. Ayrıca yönetmelikteki denetçi mimar için inşaat mühendisi ile aynı uzmanlık mesleğiymiş gibi gösterilerek “ve / veya” ayrıntılarıyla tanımlanmasına son verilmelidir. Bu ibare mimarlık mesleğinin yapım sürecindeki katkı boyutunun algılanamamış olduğunun bir ifadesi niteliğindedir.
Mimar, uzmanlık konusuna göre mimar olarak; inşaat mühendisi de uzmanlığına göre inşaat mühendisi tanımlarıyla yasada ve yönetmeliklerde yer almalıdır. Geçmişte, ülkemizdeki mimar sayısının yetersizliği nedeniyle, bu eksikliği tamamlamak amacıyla, inşaat mühendisleriyle tamamlanma yoluna gidilmiştir. Ancak böyle bir eksikliğin bugün için söz konusu olmadığı, ülkemizde yeterli sayıda ve düzeyde mimar uzman bulunduğu dikkate alınmalıdır.
  1. Yapı Denetim Kanunu’yla getirilen yapı denetimi, geçmişte uygulanan Teknik Uygulama Sorumlusu’nun yerine ikame ettirilen bir sistem olmasına karşın, Teknik Uygulama Sorumlusu mimarın sorumluluk üstlenebileceği maksimum inşaat alanı sınırı 30.000 m2 iken, Yapı Denetim Kanunu ile yapı denetimi şirketinde çalışan bir mimara 360.000 m2 gibi gerçeklerden uzak, afaki sınırlar tanımlanmaktadır. Ayrıca minhalardan dolayı 360.000 m2 1.000.000 m2 sınırını da aşmaktadır.
Mimarın da bir insan olduğundan hareketle, mimarın mesleki katkısının sorumluluk sınırı yasa ve yönetmeliklerde daha gerçekçi metrekarelerle ifade bulması gerekmektedir. Bu alan en azından diğer mühendisler için tanımlanan alanlar mertebesinde olmalıdır.
  1. Yapı üretim sürecinin sağlıklı işlemesi için en büyük etkenlerden biri de, mimari proje müellifinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan gelen müelliflik haklarının yapı denetim modeli içinde somut şekilde vurgulanmasıdır. Mimari proje müellifi ile yapı denetim kuruluşu arasında doğrudan bir ilişki tanımlanmalı, mimarın eserinden koparılmasının önüne geçilmelidir. Hazırlanacak yeni yasa ve yönetmelik önerilerinde mimarın hakları ve mesleki sorumlulukların, mesleki kontrollük mekanizması ile birlikte tanımlanması çağdaş yapıların oluşabilmesi için gereklidir.
Yapı denetim sisteminin yeniden ele alınarak demokratik bir katılımla hazırlanması ve yukarıdaki saptadığımız mimarlık mesleğimizin süreçteki yerinin doğru tanımlanması talebimizin yanında, aşağıdaki hususların yasada yer alması gereğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz.
  1. Uygulamanın yıllardır pilot uygulama olarak devam etmesi, yapı denetim sisteminin halen oturmadığının da bir kanıtı olmaktadır. Yapılacak yeni düzenleme ile birlikte bir an önce ülkemizde yaşanan yapı denetiminde ikili uygulamanın ortaya koyduğu sıkıntıları aşmak adına pilot uygulama sürecine son verilmeli ve istisna tanımlanmadan tüm yurtta uygulamaya geçilmelidir.
  1. Meslek odalarının yapı denetimi alanında görev yapan üyelerini denetleyebilmesi için yapı denetimi mevzuatındaki yerleri doğru belirlenmeli, süreçte meslek odaları yetki ve sorumluluk üstlenmelidir. Yapı denetim şirketlerinde görev alan üyelerini denetleyebilmeli ve sicillerini tutabilmelidir.
Mevcut sistemde meslek odası ile üyeleri arasında hiçbir bağ kurulamamaktadır. Oysa üyenin sicil kurumu olan meslek odası üyelerinin mesleki icraatlarından doğrudan bilgi sahibi olamamaktadır. Bu durumun yanlışlığı, bir üyenin farklı illerde, yasada engel hükümler bulunmasına karşın, mesleğini hem yapı denetim alanında, hem de mesleğin diğer alanlarında aynı anda yapabildiğinin saptanmasıyla somutlaşmıştır. Mevcut durumda mimarların sicilleri ilgili belediyeler tarafından hiçbir şekilde kontrol edilmeden değerlendirilmekte; bu durum çalışan mimarlar için onur kırıcı bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Yapılacak düzenleme ile yapı denetim üst komisyonu ile il denetim komisyonlarında ilgili meslek odalarının birer temsilcilerinin yer alması sağlanmalı ve denetim hizmetleri veren üyelerin meslek odaları ile sicil ilişkileri somut bir şekilde tanımlanmalıdır.
  1. Yapı üretim ve denetleme sürecinin önemli bir halkası sigortadır; sigorta yapı üretimindeki bütün mal ve hizmetleri kapsamalıdır. Çağdaş bir meslek sigortası sistemi ve kullanıcı güvencesini öne çıkaran bir sigorta sistemi için sigorta şirket temsilcileri ve ilgili mali kurumlarla birlikte konunun ele alınarak bir sigorta düzeneği oluşturulması gerekmektedir.
  1. Uygulamada emekli üyelerin çoğunlukla görev aldığı bu alanda, fiili iş görebilme becerisi olan üyelerin tercih edilebilmesi yasalarla düzenlenmelidir. Aksi takdirde imzacılıkla yürüyen bir yapı denetim sistemi gelişmektedir. Ayrıca yapı denetim kuruluşlarında görev alacak üyelerimizin önceden mutlaka meslek içi eğitimle bilgileri yenilenmeli ve periyodik mesleki gelişim eğitimlerini sürdürmeleri yasal olarak aranmalıdır.
  1. Mal sahibi, proje müellifi, müteahhit ve denetim görevlilerinin çıkar farklılığından kaynaklanan, birbirlerini denetleyici farklı konumları dikkate alınmalı, getirilecek düzenlemelerde bu farklılıkları koruyacak hükümler güçlendirilmelidir. Müteahhit ile yapı denetim kuruluşlarının parasal ilişkileri olmamalıdır. Bu durum yeni geliştirilecek farklı bir yöntemle aşılmalıdır. Süreçte taraflar arasındaki yetki ve sorumluluk ilişkilerinde bir işlerlik ancak böyle bir ortamda sağlanabilecektir.
  1. Yapı ve yapı normları, malzeme standartları, yapı performanslarına ilişkin standartlar, tasarım-projelendirme esasları, yapı denetiminde izlenecek usul ve yöntemler gibi uygulamaya yönelik düzenlemeler ve denetim şartnamelerinin birbirleri ile bağlantıları kurularak gereksinimlere yanıt verecek şekilde geliştirilmelidir. Bu çalışmaların gerçekleştirilmesinde meslek kuruluşlarının, üniversitelerin katkısı alınmalı, özellikle bu çalışmaları yürütecek özerk “yapı araştırma enstitüsü” oluşturulmalıdır.
  1. Yapı denetimi ve diğer ilgili düzenlemelerin gerçek ihtiyaçlara yanıt verememesinin önemli bir nedeni de, yapı üretimindeki ölçek farklılıklarının dikkate alınmamasıdır. Her ölçekte ve her nitelikteki yapının aynı nitelik ve nicelikte kuruluşlarca denetlenmesi doğru bir yaklaşım değildir. Yeni düzenlemelerde bu farklılıkları dikkate alan daha gerçekçi bir sistem arayışı içerisine girilmelidir.
  1. Yapı üretim sürecinin en önemli eksikliklerinden birisi olarak müteahhitlik sisteminin sorgulanması ve bu konuda bir düzenlenmeye gidilmesi gerekmektedir
Sadece yasal düzenlemelerle yapı sürecinin bütün sorunlarının çözülebilmesi olası değildir. Mimarlar Odası olarak, uygulama aşamasında pek çok girdileri olan bu alanda, ilgili tüm kesimlerin katkısıyla bir çözüm yolu geliştirilebileceği inancıyla, üzerimize düşen sorumluluğun bilinciyle sisteme her zaman katkı koymaya hazır olduğumuzu belirtiriz (09.02.2010)
 

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr