YAPI DENETİMİ RAPORU
1999 depremleri sonrası yapı denetimindeki eksiklik ve aksaklıklar gündeme gelmiş ve bu alanda yeni yasal düzenlemelere gidilmiştir. Bu çerçevede yapılan ilk düzenleme 10 Nisan 2000 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “595 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” dir.


Bayındırlık ve İskan Bakanlığındaki hazırlık sürecinde görüş ve önerilerimizin dikkate alınmadığı, katkımızın sağlanamadığı 595 sayılı KHK, içerdiği olumsuzluklardan dolayı yoğun eleştirilere konu olmuş ve 595 sayılı KHK’nin iptali yönünde TMMOB tarafından çalışmalar sürdürülmüştür. Konu ana muhalefet partisi tarafından Anayasa Mahkemesine götürülmüş, Anayasa Mahkemesi 24.05.2001 tarihli iptal kararını “özel mülkiyete müdahale mahiyetindeki bir düzenlemenin kararname ile yapılamayacağı” gerekçesine dayandırmıştır.
 

595 sayılı KHK’nin iptalinin ardından, dönemin hükümeti tarafından aceleyle, gene ilgili tarafların ve özellikle Odamızın görüşleri dikkate alınmadan hazırlanan 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu 29.07.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir.


4708 sayılı yasaya ilişkin eleştiriler hukuki girişimlerle sürdürülmüş, dönemin ana muhalefet partisi tarafından Anayasa Mahkemesinde iptal davası açılmış, ancak dava olumlu sonuçlanmamıştır. Yasanın uygulama yönetmeliğine yönelik açılan davalar ise sürmektedir.


4708 sayılı yasa uyarınca 19 ilde iki yıldır yürürlükte olan uygulama, yasanın sakıncalarını ve yetersizliklerini daha da açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bugün Bakanlık da dahil ilgili tarafların tümü, yapı denetim sisteminde kapsamlı bir değişiklik ihtiyacı olduğu görüşünde birleşmektedir.


Yapı denetimi alanında yeni bir yasal düzenleme değişikliği yapılırken, yukarıda özetlediğimiz süreçte yaşanan deneyimler ışığında aşağıdaki konular dikkate alınmalıdır:


1. Yapı denetimi ve genel olarak yapı üretim sürecinde uygulanacak politikalar, getirilecek düzenlemeler, ilgili tarafların (Bakanlık, meslek odaları, müteahhitlik meslek kuruluşları, sigorta temsilcileri,…) katılımı ile oluşturulacak güvenilir bir diyalog ortamında görüşülmeli, geliştirilmelidir.


2. Ülkemizde % 67’ye ulaşan kayıt dışı yapılaşma ve bunları meşrulaştıran İmar Afları uygulamaları terk edilmelidir. Yasa ve yönetmeliklere uymayan ve ruhsata bağlanmamış hiçbir yapı inşa edilmemelidir. İmar Kanununa aykırı inşa edilmiş her türlü yapıya; yol, elektrik, su, doğalgaz, telefon gibi altyapı hizmetlerinin verilmesi yasal değildir; kesinlikle önlenmelidir. Bu durumdaki yapıların mülk edinilmesi, alınıp satılması durdurulmalıdır. İmar Kanununa bu konuda caydırıcı nitelikteki yaptırımlar eklenmelidir.

3. Yapı denetiminin ülke genelindeki bütün yapılar için geçerli olması sağlanmalıdır. Ayrıca mevcut yasada kapsam dışı bırakılan tüm kamu ve askeri yapılar bu denetim kapsamına alınmalıdır. Gizliliği gerektiren yapılar için özel kurallar getirilmelidir.

4. Yapı denetimi fiziki planlamadan imar koşullarına, tasarımdan uygulamaya, malzeme üreticisinden satıcısına, mal sahibinden müteahhide kadar pek çok farklı unsuru içeren kapsamlı bir süreçtir. Bu nedenle sürecin tamamı ele alınarak yapılandırılmalıdır. Denetim sisteminde yer alan mimar ve mühendislerin formasyon ve standartları belirlenmeli, meslek odalarınca düzenlenecek meslek içi eğitim programlarına katılımları sağlanmalı, mesleki yeterlilikleri belgelenmeli ve bu uygulamaların yasal dayanakları oluşturulmalıdır. Yapı denetim sürecinde ve genel olarak yapı üretiminde meslek odalarının etkin bir konuma getirilmesi sağlanmalıdır. Bu doğrultuda yapı denetim yasası dışında da gerekli yeni yasal düzenlemeler yapılmalıdır.


5. Proje müelliflerinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile de tanınan yetki ve hakları, yapı denetim yasasında yer almalı, müellif mimarın mesleki kontrollük yetkisi tanınmalıdır.


6. Yapı ve yapı normları, malzeme standartları, yapı performanslarına ilişkin standartlar, tasarım-projelendirme esasları, yapı denetiminde izlenecek usul ve yöntemler gibi uygulamaya yönelik düzenlemeler ve denetim şartnamelerinin birbirleri ile bağlantıları kurularak gereksinimlere yanıt verecek şekilde geliştirilmelidir. Bu çalışmaların gerçekleştirilmesinde meslek kuruluşlarının, üniversitelerin katkısı sağlanmalı, özellikle bu çalışmaları yürütecek özerk “yapı araştırma enstitüleri” oluşturulmalıdır.

7. Denetim modelinin sadece depreme dayanıklı bina yapımını hedefleyen ve ilgi alanını “betonarme karkas taşıyıcı” ile sınırlayan bir anlayışla kurulması, yapı denetimini olması gereken amacından uzaklaştıran bir yaklaşımdır. Oysa sağlıklı, güvenli ve yaşanabilir yapıları üretebilmek için, yapının mimari tasarımından gelen, yapı malzeme ve bileşenlerinin niteliği ve kullanışı, yangın, ısı kaybı, gürültü vb. faktörleri dikkate alan bir yaklaşım gereklidir. Yapı denetiminde bu kavramlara işlerlik kazandırılması, mimarlık mesleğinin sorumluluk kapsamı ve çalışma alanı içindedir.


8. Yapı denetimi ve diğer ilgili düzenlemelerin gerçek ihtiyaçlara yanıt verememesinin önemli bir nedeni, yapı üretimindeki ölçek farklılıklarının dikkate alınmamasıdır. Örneğin, sınırlı büyüklükteki bir tek aile konutu ile daha büyük ölçekli yapı üretimi veya karmaşık teknolojiler gerektiren inşaatlar, aynı hükümlere tabi kılınmak istenmiştir. Getirilecek yeni düzenlemelerde bu farklılıkları dikkate alan gerçekçi bir sistem kurulmalıdır.


9. Mal sahibi, proje müellifi, müteahhit ve denetim görevlilerinin çıkar farklılığından kaynaklanan, birbirlerini denetleyici farklı konumları dikkate alınmalı, getirilecek düzenlemelerde bu farklılıkları koruyacak hükümler güçlendirilmelidir. Süreçte taraflar arasındaki yetki ve sorumluluk ilişkileri açıklık ve işlerlik kazanmalıdır.


10. Yapı denetiminin, mesleki yeterlilikleri yasa ile tanımlanmış, çalışma ve ücret koşulları yasa ile belirlenerek güvence altına alınmış, TMMOB’nin ilgili meslek odasına kayıtlı ve bu oda tarafından sicili tutulan; üst denetimi ilgili meslek odaları ve kamu idaresi birimlerinin oluşturduğu organ ve/veya kurul ile yapılan; kamusal bir hizmet olan yapı denetimini münhasıran yapacağı yasa ile belirlenmiş gerçek kişilerin sorumluluğu altında yapılması esastır. Yapı denetim hizmetleri, şirketlerin tüzel kişiliği sorumluluğunda yapılamaz.


11. Yüklenilen sorumlulukların gereği doğabilecek kusur ve hataların maddi karşılığının süratle yerine getirilmesi ve cezai yaptırımların caydırıcılık özelliği taşıyacak nitelikte olması denetim ve yaptırım mekanizmasının süratle işletilmesi sağlanmalıdır.

12. Yapı üretim sürecinin en önemli unsurlarından yüklenicilik/müteahhitlik sistemi ayrıntılı olarak tanımlanmalı ve bu tanımlar ile ilgili yasal düzenlemeler yapılmalıdır.


13. Yapı üretim sürecinde mutlaka mal sahibi - proje müellifi - yapı denetimcisi - müteahhit - şantiye şefi - yardımcı teknik eleman zinciri var olmalıdır. Mal sahibi, müteahhit ve teknik elemanların görev ve sorumlulukları, yapıların niteliği ve büyüklüğüne göre açıkça tanımlanmalıdır.


14. Denetimle görevli mimar ve mühendislerin mesleki çalışmaları ve genel olarak yapılan yapı denetim işleri, ilçe ve illerde görevlendirilecek kurullar tarafından izlenmeli ve kayıt altına alınmalıdır. İlgili idare ve kuruluşlarla birlikte Oda temsilcilerinin de görev alacağı bu kurullara, işlevlerini etkin olarak yerine getirebilecek olanaklar sağlanmalıdır. Uygulamayı yönlendirecek, gerekli müdahaleleri yapabilecek bu kurullar, merkezde oluşturulacak benzeri bir kurulun eşgüdümünde çalışmalıdır.

15. Yapı denetiminde, denetimcinin mal sahibince belirlenmesi, sistemin tarafsızlığını engellemektedir. Denetimcinin, yapının niteliğine göre, ilgili kuruluş ve Oda temsilcilerinden oluşacak kurullar tarafından görevlendirileceği bir sistem getirilmelidir. Bu görevlendirmenin, Odalar tarafından sicilleri tutulan ve yapı denetimi yapmaya yetkili mimar ve mühendisler arasında adil kriterlere göre yapılması sağlanmalıdır.
 

16. Yapı üretiminde çalışan mimar ve mühendis dışındaki teknisyen, formen, usta vb. elemanların belirli formasyonlarda olması sağlanmalı, bu formasyonları sürekli güncelleştirilerek belgelenmeli ve bu konu yapı denetiminde dikkate alınmalıdır.

17. Yapı üretim ve denetleme sürecinin önemli bir halkası sigortadır. Bu sigorta yapı üretimindeki bütün mal ve hizmetleri kapsamalıdır. Riskin tanımlanamaması nedeniyle mevcut yasada yer alamayan sigorta, devlet tarafından doğal afet sigortası benzeri bir sistem ile gerçekleştirilebilir.


18. Kamuda denetim yapan tüm mimar ve mühendisler de Odaya zorunlu üye olmalı, denetçiler gibi eğitime katılmalı ve mesleki yeterlilikleri belgelenmelidir. Kamuda eksik mimar ve mühendis kadrolarına ivedilikle gerekli atamalar yapılmalıdır.

19. Getirilecek yeni bir düzenleme ile yapı sürecinin bir anda çözülebilmesi olası değildir. Düzenlemeleri uygulamadaki aksaklıkları da dikkate alarak sürekli izleyecek, geliştirmek için öneri oluşturabilecek bir yapılanma sağlanmalıdır. Böyle bir yapıda ilgili kamu idareleri ile birlikte mimarlık, mühendislik, müteahhitlik meslek kuruluşları, üniversite ve araştırma kuruluşları yer almalıdır (TMMOB MİMARLAR ODASI MERKEZ YÖNETİM KURULU - 16.3.2002)
 
 

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr