İFADE ve ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ
  İFADE ve ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ
 
                              
 
           AİHM. Sözleşmeye özerk yorum tekniği ile yorum getirmekte-dir.25.4.1978 tarihli kararında Sözleşmenin “ yaşayan bir metin” olduğunu ve bu nedenle de günümüz hayat koşulları ışığında yorumlanması gerektiğini ifade
etmiştir.Yorum tekniğinin evrimci ve ileri götürücü olduğu görülmektedir.Öte yandan, Mahkeme Sözleşmeyi ek protokolleriyle birlikte yorumlanmaktadır. Bu durum özellikle ek protokolleri onaylamayan devletler için önem arzetmektedir. “ Mahkemeye göre, sözleşme veya ek protokol maddelerinin herhangi biriyle düzenlenen bir konu diğer maddelerle ilişkilendirilebilir. Bu çerçevede, ihlal edildiği öne sürülen bir maddenin, konunun onay-lanmamış Protokol ile özel olarak düzenlendiği ileri sürülerek uygulanamayacağına ilişkin devlet itirazları ” kabul edilmemektedir.
           Hakların, kuramsal ve hayali olarak değil, pratik ve etkili bir biçimde korunma altına alınması amaçlanmaktadır. Etkili korumayla, 10.maddenin alanı genişletilmekte, kısıtlama daha dar bir alanda yapılmaktadır. Böylece ve bu bağlamda; çoğulculuk, hoşgörü ve geniş görüşlülüğün sağlanabilmesinin önü açılmaktadır. Ünlü Handyside kararında açıklandığı üzere ifade özgürlüğünün “ sadece hoşa giden ya da insanları incitmeyen veya önemsenmeyen “bilgi” ve “ düşünceler” için değil, devleti ve toplumun herhangi bir kesimini inciten, şoke eden veya rahatsız eden düşünceler için de “ geçerli olduğu kabul edilmektedir.
           Mahkemenin 10.maddeyle ilgili bir başka eğilimi de devlete pozitif yükümlülükler yüklemesidir. Özgür Gündem Davasında, istemlere karşın, devletin koruma sağlamadığına dikkat çekilmektedir.
 
 
                                   Türkiye Uygulamasına Kısa Bir Bakış
 
            2001 Ulusal Programında Türkiye, ifade özgürlüğünün geliştirilmesine önem ve öncelik verdiğini açıkladığı gibi 2003 Ulusal Programı ile daha da ayrıntılı yükümlülükleri üslenmiştir. Diğer taraftan Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşmenin de getirdiği güvencelerle devletin yüküm-lülüklerin arttığı bu arada ifade edilmelidir. Bu sözleşmeyle ilgili olarak, 2003 Ulusal Program ile Sözleşmenin İhtiyari Ek Protokolünün de kabul edileceği taahhüt edilmektedir.
              Çıkarılan Uyum Yasalarıyla TCK.nun 159. maddesinin öngördüğü cezanın üst sınırı indirilmiş, 312. maddede değişiklik yapılarak eylemin suç
olabilmesi için ayrıca “ kamu düzeni için tehlike yaratabilecek şekilde” olması da suçun unsuru olarak eklenmiştir.
 
 
            Terörle Mücadele Kanununun 2. fıkrası iki kez ( 4744 ve 4963 Sayılı Kanunlar) değiştirilmiştir. Ve nihayet çok eleştiri olan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 8. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
              Bu arada Dernekler Kanunu ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununda değişiklikler yapılmıştır.
               Ayrıca TCK.nun 159. maddelerinde “ tahkir, tezyit ve sövme kasdı bulunmaksızın sadece eleştirmek maksadıyla yapılan düşünce açıklama-larının cezayı gerektirmediği” ibaresi eklenmiş, Maddenin 1. fıkrasında öngörülen ceza da indirim yapılarak 6 aydan başlatılmıştır.
              Yargıtay 9. Ceza Dairesi ve Ceza Genel Kurulunun kararlarında eleştiri niteliğindeki düşünce açıklamalarının esasen suç teşkil etmediğinin öteden beri kabul edilmesi karşısında, 159. maddeye eklenen ibaresinin yenilik getirdiği söylenemez.
                Gerçekten de 9. Ceza Dairesi eleştiri, ağır eleştiri ve sınırları zorlasa bile eleştiri kavramlarıyla eleştirel nitelikteki düşünce açıklama-larını suç saymamaktaydı. Ceza Genel Kurulu da ağır eleştiri kavramı altında hakaret kasdı olmadığına karar vermektedir.          
                   Türk Ceza Kanununun 159. maddesiyle ilgili Ceza Genel Kurulu’nun AİHM.nin Handyside Kararına benzer 3.7.2001 tarihli kararının önceki paragrafları aynen şu şekildedir.
                 “ İfade özgürlüğü sadece lehde olduğu kabul edilen veya zararsız veya ilgilenilmeye değmez görülen haber ve düşünceler için değil, devletin veya nüfusun bir bölümünün aleyhinde olan, onları rahatsız eden haber ve düşünceler için de uygulanır. Bu demokratik toplum düzenini ve çoğul-culuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz, eleştiri övgü olmadığına göre sert, kırıcı ve incitici olması doğaldır.
                  Kaldı ki belki kamusal görevlere aday olanların tüm yönleriyle değerlendirilmesi, eleştirilmesi demokratik toplum düzeninin gerekle-rindendir, hatta böyle bir eleştiri ve değerlendirmede kamu yararı bulunmaktadır.”
                    8.Ceza Dairesi 4744 sayılı yasa ile değişiklik yapıldıktan sonra 312. maddedeki suçun kaldırılmadığını, sadece unsurlarının değiştiğine kararlarında işaret etmekte ve eylemin “ kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde” işlenip işlenmediği değerlendirmesi yapılmaktadır; kararlarında   bu unsur yönünden şiddete çağrı olup olmadığı da irdelenmektedir. Soyut olarak, örneğin toplum ve devlet yaşamında şeriat kurallarının egemen olması gerektiğinin açıklanmasının ise suç oluşturmayacağı kabul edilmektedir.
           Anayasa Mahkemesinin Refah Partisi Kapatma Davasındaki gerekçesine katıldığını belirten AİHM. şeriat konusunda : “Mahkeme Dairenin, şeriatın sözleşmede öngörülen temel demokrasi ilkeleriyle bağdaşmadığı yönündeki görüşüne katılmaktadır... dedikten sonra şeriatın“... durağan ve değişmez nitelikte olduğunu, siyasi alanda çoğulculuk ya da kamu özgürlüklerinin sürekli çevrilmesi gibi ilkelerin şeriatta yeri yoktur; sözleşme değerleriyle açıkça farklılık gösteren şeriata dayalı bir rejimi desteklemenin kabulü    
halinde insan haklarına ve demokrasiyle saygılı olunduğunun söylenmesinin zor olduğunu” ifade etmektedir.
          Dernekler Kanunda değişiklik yapılmadan Yargıtay iki önemli karar vermiştir. Bunlardan ilki 2. Hukuk Dairesinin 8.10.2002 tarihli kararıdır. Karara konu olan Alevi-Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği’nin, kuruluşun Dernekler Yasasının 5/6. maddelerine aykırı olduğu iddiasıdır.
         İkinci Hukuk Dairesi Dernekler Yasasının 5/5. maddesindeki yasaklamanın faaliyet olduğunu, yasaklananın isim ve içeriğindeki sözcükler olmadığını kararında belirtmiştir.
         Diğer önemli bir karar ise 9. Ceza Dairesinin 22.5.2003 tarihli kararıdır. (19) Bu kararda da Hatay Türbe ve Ziyaret yerlerini Koruma ve Güzelleştirme Derneğinin yine Dernekler Kanunun 5/9. maddesinde yazılı “Anayasanın 174. maddesinde sayılan inkılap kanunlarını kaldırmak, değiştirmek veya bu kanunlarla yasaklanan hususları yeniden canlandırmak” şeklinde ve özel olarak da 677 Sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin seddine ve Türbedarlıklar ile bir takım ünvanların men ve ilgasına Dair Kanunda sayılan “kapatılmış tekke veya zaviye veya türbeleri açmak veyahut bunları yeniden ihdas etmek veya aynı tarıkat icrasına mahsus olarak geçici olsa bile yer vermek ve yasaklanan ünvanları taşımak veya bunlara mahsus hizmetleri yerine getirmek veya kıyafet giymek” biçiminde bir faaliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle kapatılma kararının yasaya uygun olmadığına kararlaştırılmıştır.
          Derneklerin basın açıklaması yapmaları ise öteden beri aynı ceza dairesi tarafından suç olarak kabul edilmemektedir.
         2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasasında 4963 Sayılı Yasa ile değişiklikler yapılmış ve demokratikleşme yönünde adımlar atarak örgütlenme özgürlükleri genişletilmiştir. Esasen 8. Ceza Dairesi tüm bu değişiklikler yapılmadan öteden beri uygulamada özgürlükleri genişletici bir yaklaşım içinde olmuştur.
               Bu bağlamda;
               - İLO Sözleşmelerinin onaylanmış bulunması ve Anayasanın 90. maddesi hükmünü de dikkate alarak memur sendikalarının kapalı salon toplantısı yapmalarında , bir köy kahvesinde altın madeninin çıkarılmasında kullanılan yöntemlerin insan ve çevre sağlığına etkileri konusunda biraraya gelinmesinde,  sendika üyelerinin cezaevlerinde görev yapan bazı görev-lilerin başka illere sürgün edilmelerini protesto etmek amacıyla cezaevi önünde iki sahifelik basın açıklaması yapmaları ile suç teşkil etmeyen slogan atarak toplanmalarında,Türkiye genelinde çetelere ve yolsuzluklara karşı Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık eylemine katılıp konuşma yapılmasının demokratik bir tepki olarak kabul edilmesi gerektiği düşüncesi ile, Sosyal Güvenlik Reformu yasa tasarısına karşı şehir içerisinde bulunan parka kadar yürünüp bildiri okunmasının sendikal faaliyet olarak kabul edilmesi gerektiği, işten çıkarılmalara karşı tepki olarak iki üçbin kişilik bir grubun yürüyüp açıklamalarının işçilerin haklarının elde edilmesi istem ve özlemini içerdiği, domates fiatlarının düşük oluşuna karşı tepki olarak traktörlerini yol kenarına çekip domatesleri yola dökerek yolun kapatılmasının, demokratik hakların elde edilmesine dönük hareket olduğu, polisin ihtarına karşın   dağılmakta isteksiz davranılmasının, içeride (binada) bulunan arkadaşlarını bekleme amacına dönük olması, ekonomik zorlukları dile getirmek için toplu viziteye çıkılıp bildiri okunup ve trafiği aksatmadan dağınılmasında, 8 yıllık eğitimi protesto için camii yanında 25 adet çiğ yumurta yemek şeklinde ilginç olarak gerçekleşen, eylemlerde suç unsuru bulunmadığına karar verilmiştir.
              Daire kolluğun ihtarından sonra dağılma için makul bir süre tanınmadan sanıkların derhal yakalanmasında suç unsurlarının bulun-madığınıda belirterek ihtar-dağılma süresine yeni bir boyut getirmiştir. Bu konuda 2003 yılında verilen bir kararda, ise oldukça kalabalık bir grubun suç oluşturmayan sloganlar atarak pankart taşımak suretiyle 5-6 saat bir yerde toplanmaları ve güvenlik güçlerinini de bu toplantıyı hoşgörü içinde izlemesi ancak Kızılay meydanına gidilmemesi için uyarı yapıp beklemesi karşısında toplantının bildirimsiz olmasına karşın bu süre içinde süre geldiğinden suç oluşturmayacağını, Kızılay meydanına yönelinmesi üzerine gaz bombası ile birlikte ihtar yapılıp sanıklara makul süre verilmeden yakalanmalarında suçun oluşmadığı kararlaştırılmıştır.
                Türk hukukunda ve uygulamasında çok sözedilmeyen ani toplantılarla ilgili olarak Dairenin 27.6.2002 tarihli  bir kararında bildirimsiz- izinsiz ancak, derhal yapılması düşünülen bir yürüyüşün silahsız- saldırısız ve dolayısıyla kamu düzenini bozmayacak nitelikte gerçekleşmiş olması karşısında suç oluşturmayacağı kararına varılmıştır.
                 Söz konusu kararda;
                 Siyanürle altın arama faaliyetini sürdüren E.şirketinin çalışma alanına, bir kamyonun siyanür maddesi getirdiğine ilişkin duyum alınması üzerine, idari yargı kararlarıyla bu şirketin faaliyetlerinin durdurulmasına karşın siyanürle altın arama çalışmalarının sürdürdüğü düşüncesi ve siyanürün insan yaşamını ve çevreyi olumsuz yönde etkileyeceği inancını ortaya çıkardığı ani tepkiyle, yörenin değişik yerlerinden gelenlerle birlikte sanıkların İ.-Ç karayolunda önceden kararlaştırılmaksızın duyarlılık   kazanmış bir konuda toplumsal refleks sonucu trafiği aksatmadan tek sıra halinde yürümekten ibaret eylemlerinde.... kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme veya yönetme suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden ( sanıkların) beraatleri yerine mahkümiyetlerine karar verilmesinin yerinde görülmediği, belirtilmiştir.
          Siyasal Partilerle ilgili olarak laiklik ilkesi açısından Anayasa Mahkemesinin aynı konuda iki farklı sonuca vardığı kararlardan da söz edilmelidir.
          Özgürlük ve Demokrasi Partisi kapatma kararında, Partinin programında yeralan Devlet din işlerine karışmayacak, din cemaatlere bırakılacaktır şeklindeki ifade nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığının görevlerini ortadan kaldırmak ve bu yolla kurumun hukuksal varlığını sona erdirmek amacının taşındığı saptamasında bulunan Anayasa Mahkemesi, SPK.nun 89. maddesine aykırılık oluşturduğu sonucuna varmıştır.
                                                                                                      
          Aynı konuda Demokratik Barış Partisinde ise Anayasa, siyasi partilerin Anayasada belirtilen kapatılma nedenlerini tek tek saydığı, Anayasının siyasi partilere ilişkin hükmü de 1995 değişikliği ile SPK.nun 89. hükmünün, bu değişlik nedeniyle geçerliliğinin bulunmadığını ve ihmal edilmesi gerektiğini belirterek partinin bu nedenle kapatılamayacagını kararlaştırmıştır.
           Yine laiklik bağlamında son olarak Refah Partisi ile ilgili Anayasa Mahkemesi ve AİHM.nin kararlarını değinilmelidir.
             Çok hukuklu sistemin savunulmasının laiklik ilkesine aykırı olduğuna ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da kabul görmüştür. Anayasa Mahkemesinin ulus olmanın koşullarından biri de hukuk ve yargı birliğinin sağlanmasıdır. Hukukun din, mezhep ve etnik farklılıklara değil, çağdaş değerlere göre düzenlenmesi gerekir. Bireylerin inançları nedeniyle farklı hukuka bağlı olmalarına yol açacak, çok hukuklulukun dini ayrımcılığa neden olabileceği akıl ve çağdaş bilime dayalı laik düzeni sarsacağı açıktır. Böyle bir düşüncenin Anayasa ve evrensel değerleri yansıtan İnsan Hakları Sözleşmeleri Karşısında koruma görmesi olanaksızdır... Parti Genel Başkanı (nın) çok hukuklu sisteme ilişkin anlayışı egemen kılma yolundaki söz ve davranışları laiklik ilkesine aykırıdır biçimindeki gerekçeye katılan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi iki nedenden ötürü çok hukuklu toplumsal modelin sözleşmeyle bağdaşmayacağı kanaatindedir.
        Mahkemeye göre: böyle bir toplumsal modelde bireysel hak ve özgürlüklerin koruyucusu ve demokratik bir toplumdaki çeşitli inanç ve dinlerin uygulanmasının tarafsız düzenleyicisi olarak devletin rolü bu tür bir toplumda bireyler üstü sayılan işlevlerin yerine getirilmesinde devlet tarafından belirlenen kurallara değil de ilgili dinin statik hukuk kurallarına uymak zorunda oldukları için ortadan kalkacaktır. Fakat devlet kendi yetkisi altındaki herkesin tamamıyla ve hiçbirinden feragat etmeksizin Sözleşmeyle güvence altına alınan hak ve özgürlüklerden yararlanmasını sağlama yükümlülüğü altındadır.
         Bu tür bir sistem demokrasinin temel ilkelerinden biri olan kamu özgürlüklerinin kullanılmasında bireyler arasında ayırım gözetmeme ilkesini kaçınılmaz olarak ihlal edecektir. Kamu hukukunun ve özel hukukun tüm alanlarında din ve inançlarına göre bireyler arasında muamele farklılığı sözleşme bakımından özellikle de ayırımcılığı yasaklayan 14. madde bakımından mazur gösterilemez. Bu tür bir muamele farklılığı bir taraftan kendi kurallarına göre yönetilmek istenen bazı dini gurupların talepleri ve diğer taraftan da çeşitli din ve inançlar arasındaki barış ve hoşgörüye dayalı olması gereken toplumun çıkarı arasında adil bir denge kuramayacaktır.
 

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr