ASIL SÖZLEŞMEYİ BOZMANIN TEMLİK EDİLENE ETKİSİ
ASIL SÖZLEŞMEYİ BOZMANIN TEMLİK EDİLENE ETKİSİ
Kural olarak, devralan temel borç ilişkisinin geçersizliğini dava edemez
Temlikin konusu yalnız borç ilişkisinin içerdiği alacak olup, akdi ilişkinin kendisi değildir. Sözleşmeden doğan borç iliş­kisi, bir bütün olarak temlik edilemez. Bu nedenle:
- Temlik eden temlike rağmen borç ilişkisinin aktif süjesi olarak alacaklı sıfatını korur.
- Borçlunun borç ilişkisiyle ilgili irade açıklamasının mu­hatabı, temlikten önce olduğu gibi, temlikten sonra da alacağı temlik eden ilk alacaklıdır.
- Borçlunun irade sakatlığı nedeniyle iptal beyanını veya bir satım sözleşmesinde ayıplı bir şeyin tesliminden dolayı söz­leşmeden dönme açıklamasını, temlik eden alacaklıya karşı biz­zat borçlunun yöneltmesi gerekir.
- Borçlunun sahip olduğu sözleşmeyi geçersiz kılma hak­kını alacağı temellük eden kişi kullanamaz[1].
Temellük edenin yüklenicinin sahip olduğu kişisel hakka dayanabilmesi için, yüklenicinin edimini tam olarak yerine ge­tir­miş olması ya da eksik bırakılan iş var ise bunların arsa sahi­bince katlanılabilecek veya pek az boyutta olması koşuluyla, yük­lenici ya da onun halefi olan kişilerce tamamlanması veya be­delinin öden­mesi gerekir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, iş sahibi haklı neden­lerle sözleşmeyi bozmuşsa, yüklenici ve ondan kişisel hak edinen üçüncü kişi bundan “iş sahibinin ihlal edilen hakları oranında” olumsuz etki­lenir. Yüklenicinin sözleşme koşullarını yerine ge­tirmemesi kişisel hak kazanmasına engel olacağı gibi, yüklenici­nin bu du­rumda yaptığı temlikleri de geçersiz kılar[2].
Bir örnek verelim: İş sahibi (A) ile yüklenici (B) arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi vardır. İş sahibi, sözleşme gereğince, yüklenicinin ba­ğımsız bölümlerinin karşılığı olan arsa paylarını yükleniciye dev­retmiş, devrederken inşaat teminat ipoteği koydurmuştur. Bu iş­lemler sözleşmenin kurulmasından kısa bir süre sonra, yani inşai faaliyetin başında gerçekleşmiştir. Yüklenici (B), sermaye gerek­sinimini karşılamak için, artık tapuda adına kayıtlı bulunan bağım­sız bölümleri üçüncü kişilere satmaya başlamıştır. Satışların bir bölümü tapudan, bir bölümü ise satış vaadi sözleşmesi biçiminde gerçekleşmiştir. Üçüncü kişiler tapudan inşaat halinde (yani top­raktan) bağımsız bölüm satın alırken, tapu kütüğünde inşaat ipo­teği dışında bir yük veya sınırlama bulunmadığını görmüşlerdir; onlar ayrıca, kendilerine satış yapanın yüklenici olduğunu, arsanın yükleniciye ait olmadığını, inşaat halinde olan bir binadan (yani topraktan) daire satın aldıklarını görmekte ve bilmektedirler. Yüklenici edimini yerine getirmemiş, arsa sahibi sözleşmeyi geç­mişe etkili olarak bozmuş, mahkeme arsa sahibinin fesihte haklı olduğunu saptamış, yükleniciye ve onun bağımsız bölüm devrettiği üçüncü kişiler adına kurulan tapu kaydının iptaline karar vermiştir.
Değerlendirme yapmadan önce, somut olaydaki ilgili kişi­lerin durum ve savunmalarına bakmak gerekir:
Arsa sahibinin savunması: Yüklenici kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemiştir. Yüklenici eseri sözleşmeye uygun biçimde tamamlayıp teslim et­medikçe, sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacakları hak edemez. Bu gerekçe ile sözleşmeyi bozuşumu mahkeme doğru bulmuştur. Yükleniciye sözleşmede kararlaştırılan bağımsız bölümlerin tapu­sunun devredilmesi, sözleşmenin bozulmasını ve buna dayanan tapu kaydının iptalini önlemez.
Yüklenicinin savunması: Adıma tapu devredilmekle aynî hak kazanmış bulunuyorum. Yüklenici benim ayni hakkımı geri alamaz. Çünkü yasa kendisine ancak şahsi hakkını kullanma ola­nağını vermiştir. Arsa sahibi, aynî hakkıma dokunmadan zararla­rını benden isteyebilir. Hukuk düzeni aynî hakka bir güvence ve koruma sağlamadığı takdirde, yaptığım veya yapacağım bağımsız bölümler üzerindeki mülkiyet ve tasarruf hakkımın gereği olarak, bağımsız bölümleri başkasına satamam, böylece inşaatı tamamla­yacak sermayeden yoksun kalırım.
Üçüncü kişinin savunması: Yükleniciden bağımsız bölüm satın alırken topraktan satın aldım, inşaat halinde olduğunu gör­düm, bağımsız bölümü yükleniciden aldığım için arsanın “arsa sahibine” ait olduğunu anlamıştım, ancak tapu kaydında herhangi bir pürüz, sınırlama, kısıtlama veya sorun olmadığına güvendim, temiz durumda bulunan tapu kaydına güvenmiş olmamın korun­ması gerekir, dava bana yöneltilmemeli, tapum yüklenici ile iş sahibi arasında çıkan uyuşmazlıklar nedeniyle iptal edilmemeli, arsa sözleşmenin yerine getirilmemesinden doğan zararlarını ben­den değil yükleniciden istemelidir, tapu kaydına güvenmekten başka kusurlarının bulunmasını savunmuştur.
Yüklenici, tapu devrinin niçin yapıldığını, bunu hak etmek için sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesi gerekti­ğini, sözleşmeyi ihlal etmesi durumunda daha önce gerçekleştirilen tapu devrinin dayanaksız kalacağını bilmektedir; bu durumda onun, dürüst davranmak, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken doğruluk kurallarından ayrılmamak, başkalarına zarar vermemek gibi önemli bir yükümlülüğü vardır. Üçüncü kişiler de öyle… Onlar da, topraktan daire satın aldıklarını, yüklenici ile toprak sahibi arasında bir inşaat sözleşmesi bulunduğunu, yükleni­cinin bu sözleşmeyi ihlal ettiğinde (binayı tamamlama ve teslim etme borcunu yerine getirmediğinde) arsa sahibinin sözleşmeyi feshetme ve tapunun iptalini isteme hakkını kullanabileceğini, mülkiyet hakkının doğabilmesi için kendilerine pay devreden yüklenicinin edimini yerine getirmesi gerektiğini, yüklenicinin edimini yerine getirmemesi durumunda, gerek yüklenici ve ge­rekse ondan pay satın alan kişiler olarak kendilerinin tapu kayıtla­rının “illet ve sebepten yoksun hale geleceğini” ve yapılan işlemin yolsuz duruma düşeceğini, asıl sözleşmenin feshedilmesi duru­munda, bu sözleşmeden kaynaklanan şahsi hakkı tapu ile veya tapusuz olarak temellük etmekle tüm risklerden kurtulmuş olama­yacaklarını, asıl/inşaat sözleşmesi bulunmasaydı satın aldıkları bağımsız bölümleri (örneğin daireyi) edinemeyeceklerini bilmeleri gerekir. “Bilme” olgusunun taşıdığı bu anlam karşısında; üçüncü kişiler kendilerinden beklenen özeni gösterdiklerini öne süremezler, iyi niyet savında bulunamazlar, yasanın iyi niyete hukuki sonuç bağ­ladığı durumlarda bundan yararlanamazlar. TMK. md. 1023’teki “tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımının” korunma­sında, iyi niyetin özünü ve temelini oluşturan “bilme” olgusu önemlidir.
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicinin kusuru ne­deniyle iş sahibi tarafından feshinin geriye etkili sonuç doğur­duğu durumlarda, sözleşme ve bu süre içindeki hukuki ilişki or­tadan kalkıp, yüklenicinin yaptığı işten dolayı alacağı, haksız edinim kurallarına göre hesaplanarak nakden verileceğinden, bu durumda inşaatta bağımsız bölüm hakkı bulunmayan yüklenici­nin halefi olarak üçüncü kişinin, arsa sahibine karşı bir hakkı olamaz.
Kat karşılığı yapılan sözleşmeye dayanılarak arsa sahibi ta­rafından peşinen yüklenici adına tapuda pay veya tamamının inti­kali yaptırıldıktan sonra başlanan inşaattan yüklenici tarafın­dan payına düşen bağımsız bölümlerin arsa paylarının üçüncü kişilere satılıp, tapuda devredilmiş olması, arsa sahibinin geriye etkili fesih hakkını etkilemez. Çünkü kat karşılığı yapılmakta olan bir inşaat­tan yükleniciye ait bağımsız bölümleri satın alan üçüncü kişilerin kural olarak arsanın yükleniciye ait olmadığını, yüklenicinin yapa­cağı inşaat karşılığında, bu arsanın tapusunun adına intikal ettirile­ceğini ve yüklenicinin sözleşmedeki yüküm­lülüğünü yerine getir­mediği takdirde, sözleşmenin bozulabilece­ğini, bunun sonucu ta­şınmazın tapusunun da iptal edilerek ilk sahibine geri verilece­ğini bilmeleri gerekir. Bu bilgi, büyük bir araştırma, inceleme ve ça­bayı gerektirmediğinden, geriye etkili fesih halinde yükleniciden pay alan üçüncü kişilerin iyi niyet iddiaları korunmaz[3].
Feshin ileriye etkili sonuçlar doğurduğu durumlarda, yükle­nici, fesih anına kadar yaptığı inşaatın karşılığını sözleşme­deki payla­şım oranları gözetilerek, inşaattan bağımsız bölüm şeklinde aynen alacağından, temlik alan üçüncü kişi, fesih sonucu arsa sa­hibi nezdinde bulunan yüklenicinin kalan şahsi hakkını, temlike dayana­rak isteyebilir. İleriye etkili sonuç doğuracak bi­çimde söz­leşmesi bozulan yüklenicinin önceden yaptığı temlike dayalı sa­tıştan dolayı, temlik alan üçüncü kişi, ancak inşaatın yapılan bölü­münden, yükle­nicinin sözleşmeye göre isteyebileceği ve arsa sa­hibi nezdinde kalan kişisel hakkına halef olur. Bu ne­denle bo­zulan sözleşmeye dayana­rak, önceden temlik alan üçüncü kişilerin, arsa sahibine karşı aça­cakları arsa payı tesciline ilişkin davalarda, inşa­atın hangi aşamaya getirildiği araştırılıp, feshin ileriye etkili sonuç doğuracak koşulları­nın varlığı saptan­dığında, yüklenicinin yaptığı inşaattan kaç bağım­sız bölümü hak ettiği ve bunlardan arsa sahibi nezdinde kalan kişisel hakkı bulu­nup bulunmadığı belirle­nip, so­nucuna göre üçüncü kişi­nin isteği değerlendirilir[4].


[1] Eren, III, 427.
[2] 13. HD. 12.6.2000, 3890/4149: “Yüklenicinin eser sözleşmesi uyarınca yapmakta olduğu binada payına düşen bağımsız bölümü üçüncü kişiye temliki geçerli olmakla birlikte, temellük edenin bu şahsi hakkını arsa sahibine karşı ileri sürebilmesi için, yüklenicinin edimini yerine getirmiş olması gerekir. Edimini yerine getirmediği için arsa sahibi ile arasındaki eser sözleşmesi bozulan yüklenici, satış vaadi sözleşmesinin gereğini yerine getirmediği alıcıya karşı tam tazminatla (istenmişse dairenin tam de­ğerini ödemekle) sorumludur. Satış vaadi sözleşmesinde taraf olmayan arsa sahibi taz­minatla sorumlu tutulamaz.”
[3] 14. HD. 4.7.2003, 2165/2983; Kostakoğlu, 1177.
[4] Kostakoğlu, 1177.

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr