İNŞAAT İŞLERİNDE İLAVE İŞ
İLAVE İŞ
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalanması aşamasında taraflar, sözleşmeye, ileride yapılabilecek kimi ilave işlere ilişkin olarak hüküm koyabilecekleri bibi, daha sonra yapacakları bir ek sözleşme ile de fazladan bazı işlerin yapılması konusunda anlaşabilirler. Bu durumlarda yapılacak değişik işler bakımından arsa sahibinin rızasının olduğu kabul edilmekte ve yüklenicinin sözleşmeye aykırı imalatlarından söz edilmemektedir[1]. Ek işlerin kapsamı, sınırları, bedeli ya da kime ait olacağı sorunu bu ek işleri düzenlemeyen sözleşmede belirlenebilir. Sözleşme ek ücret için arsa payı değil ücret ödenmesini de kararlaştırabilir. Ücretin miktarı belirtilmemiş ise BK. md. 366 kuralları uygulanır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldıktan sonra ek işlere ilişkin olarak bir esk sözleşme yapılmış ise, BK. md. 12 gereğince, ek işlerin niteliğine bakılarak, ek iş sözleşmenin tamamlayıcı ya da yan koşullarına ilişkin ise, bu sözleşmenin kamusal biçimde yapılması gerekmemektedir.
Yüklenici tarafından, arsa sahibine ait bağımsız bölümlerde ya da ortak kullanım alanlarında yapılan ek işlere, arsa sahibi açık veya üstü örtülü olarak (örneğin arsa sahibinin inşaat aşamasında haberi olması ve buna itiraz etmemiş olması veya inşaat bittikten sonra haberdar olmasına karşın ek işleri benimsemiş olması) ek işlerin yapılmasına onay vermişse, bunların geçerliliği tartışılamaz ve ücretin ödenmesinden kaçınılamaz. Çünkü açık veya örülü onay ile taraflar arasında bir eser sözleşmesi meydana gelmiştir. İş sahibinin onay vermemesinin dürüstlük kurallarıyla bağdaşıp bağdaşmadığına bakılmalıdır[2]. Ek işlerin ücreti taraflarca kararlaştırılmış ise BK. md. 365, kararlaştırılmamış ise “fiilen yapıldığı yıl” mahalli rayiçleri göz önünde bulundurularak BK. md. 366’ya göre belirlenir. BU durumda bilirkişi ücreti belirlerken, mesleki kuruluşların asgari ücret tarifeleri, mesleki teamülleri veya varsa resmi birim fiyatlarından da yararlanır. İşin değeri saptanırken, yüklenicinin mutat kârının da dikkate alınacağı kuşkusuzdur.
İş sahibi, açık veya örtülü onayı bulunmamasına karşın yüklenici tarafından imal edilen ek işleri kabul etmeme/eski duruma getirmeyi isteme hakkına sahip olduğu gibi, bunlar zorunlu ve yararlı imalat niteliğindeyse bedelini BK. md. 410 vd. yer alan “vekaletsiz işgörme” hükümlerine göre ödemek zorundadır. Başka bir anlatımla, işe yaramadığı ve reddedileceği öne sürülmeyen, iş sahibinin yararına olan, eylemli olarak kullanılan veya zorunlu nitelikte bulunan sözleşme dışı işlerin bedelinin yükleniciye ödenmesi gerekir. Taraflar arasında bir sözleşme bulunmaması, sözleşme dışı iş bedelinin ödenme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Yapı kaçak ise kaçak yapının kullanımına bağlı ve yapıdan ayrı iş sahibi tarafından kullanılamayacak sözleşme dışı işlerin bedeli iş sahibinden istenemez. Yüklenici bedeli ödenmedi diye, sökülüp alınması bağımsız bölüme ve ortak alanlara zarar verecekse ek işleri söküp alamaz. Ortak alanda yapılan ek işler her iki tarafın yararına olan imalatlar olduğundan (yani bu imalatlardan sadece iş sahibi değil, arsa payı oranında yüklenici de yararlandığından) yüklenici bakımından da yapı değeri artmış olacağından yüklenici bunların değerini isteyemez[3]. Ortak yerlerde yapılan imalatlar, arpa payı ile oranlanamayacak ölçüde iş sahibinin bağımsız bölümlerinin değerini arttırmışsa bu sözleşme dışı işlerin bedeli ödenmelidir.
 
İLAVE BAĞIMSIZ BÖLÜMLER
A.    İMAR HUKUNA AYKIRILIK
Yüklenici kural olarak, yasal bir engel söz konusu olmadığı sürece sözleşmeye uygun nitelikte ve sayıda bağımsız bölüm yapmakla yükümlü olup, imar durumunun elverdiğinden söz ederek inşaat alanını yatay veya dikey olarak büyütemez; büyütmesi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ihlali sonucunu doğurur. Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde kararlaştırılan bağımsız bölüm sayısından fazla ya da sözleşmede kararlaştırılan bağımsız bölümlerden daha geniş bağımsız bölümler inşa edebilmesi için, arsa sahibinin rızasının olması gerekir. Arsa sahibinin rızasının bulunması durumunda yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranışından söz edilemeyecektir.
Yüklenicinin ilave bağımsız bölüm işna etmesinin sözleşmenin ihlali sayılmaması için aşağıdaki koşullar gerçekleşmelidir:
a)      İlave bağımsız bölüm inşa edilmesi konusunda iş sahibinin açık veya örtülü onayı bulunmalıdır.
b)      İlave bağımsız bölüm imar planına yapının onaylanmış projesine uygun yapılmalıdır. Yapı izni alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması yeniden izin alınmasını gerektirdiğinden, hukuksal koruma görmesi istenen ilave bağımsız bölümler için de yapı izni alınmalıdır. Yapı izni alınmadan (onaylanmış projesine aykırı) yapılan ilave bölümlerin inşası, kullanımı ve paylaşımı konusunda tarafların irade ve arzuları ötüşse bile, bu tür yapılar yasallık kazanamaz. İş sahibi İmar Kanunu md. 22 gereğince bu bölümler için yapı izni alabileceği gibi, bu konuda yükleniciye yetki de verebilir.
 İmar mevzuatına uygun olarak ilave bağımsız bölümlerin yapılması olanaklıyken, iş sahibinin, hiçbir haklı nedeni olmaksızın, söz gelimi salt yükleniciye zorluk çıkarıp daha çok çıkar sağlama amacı güttüğü için yeniden yapı izni almaya yanaşmaması ya da yapı izni alması için yükleniciye yetki vermekten kaçınması, dürüstlük kurallarına aykırı düşecektir[4].
c)      Yapılan ilave bağımsız bölüm ruhsatsız olmasına rağmen imar mevzuatına uygun olarak yapılmışsa, imar mevzuatı ve imar planlarının aradığı koşullar yerine getirilerek yapı izni alması için yapı sahibine bir aylık süre verilir (İmar Kanunu md. 32). Bu süre içinde yasal koşullar yerine getirilirse, yapı izni verilir.
d)     Yapılan bağımsız bölümler ruhsatsız ve aynı zamanda imar mevzuatına aykırı ise bir ayrım yapılmalıdır:
aa)   İlave bağımsız bölümlerdeki aykırılıkların, taşıyıcı unsurların niteliklerine zarar vermeksizin düzeltilmesi olanağı varsa, yapı sahibine bir süre verilerek, aykırılıkları gidermesi ve gerekli belgeleri hazırlayıp idareye sunması istenir. Yapı sahibi verilen süre içinde bu işlemleri tamamlarsa, gerekli harçları cezalı olarak alındıktan sonra yapı izni verilir. Yapı düzeltilemeyecek nitelikte ise, bunlar hakkında idarece yıkım kararı verilir.
bb) İlave bağımsız bölümlerin ruhsata bağlanması olanağı yoksa, korunmasına da gerek olmaz; bunların yıkılması gerekir.
e)      İmar mevzuatın uygun inşa edilmiş ilave bağımsız bölümlerin paylaşılması:
aa) Taraflar, sözleşmede yapılacak inşaatın alanı, yüksekliği, kat ve bağımsız bölüm sayısını dikkate alarak, ilave bağımsız bölümlerin hangi oran ve biçimde paylaşılacağını belirlemişlerse, buna uyulur.
cc)   İş sahibinin açık veya örtülü onayı ya da varsayılan icazeti ile (yasal nitelikte) ilave bağımsız bölüm/ler inşa edilmiş ise, ilave bağımsız bölümler, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, tarafların sözleşme ile belirledikleri paylaşım ilkelerine göre paylaştırılır: Ana yapı için öngörülen paylaşım ilkeleri, ilave bağımsız bölüm/ler için de geçerlidir. Paylaşım kounsunda tarafların sözlü veya yazılı anlaşmasının bulunmadığı durumlar için geçerli olan bu hüküm, paylaşımı düzenleyen sözleşme hükmünün kapalı/anlaşılmaz veya çelişkili olması durumunda da uygulanabileceği görüşündeyiz. İlave bağımsız bölüm/ler bu şekilde paylaşıldıktan sonra, yüklenici ayrıca vekaletsiz işgörme hükümlerine göre ücret isteyemeyecektir.
dd)Yüklenici, sözleşme öngörmemesine ve iş sahibinin açık veya örtülü onayı olmamasına rağmen, imar mevzuatına uygun ilave bağımsız bölüm/ler yapmışsa sözleşmeyi ihlal etmiş sayılmalıdır; iş sahibinin bu biçimde inşa edilen ilave bağımsız bölümleri kabul etme zorunluluğu yoktur. Çünkü bağımsız bölümler tamamlanıp teslim edilmesi karşılığında iş sahibi, yükleniciye arsa paylarını devir borcu altına girmektedir. İlave bağımsız bölümlerin yapılması durumunda ise iş sahibinin arsa paylarının devir borcunun kapsamı genişleyecek, yükümlülüğü artacaktır. Ancak ilave bağımsız bölümlerin yapılması aşamasında, bu bölümlere itiraz etmeyen iş sahibinin bu sessizliği yapılan işlere icazet niteliğinde olduğundan, iş sahibi bundan sonra yüklenicinin, sözleşmede kararlaştırılmadığı halde ilave bağımsız bölümler yaptığını ve bu nedenle sözleşmeyi ihlal ettiğini ileri sürmesi dürüstlük kurallarına aykırı düşer.
ee)   Sözleşmede, çok açık biçimde “ileride yapılacak olan bağımsız bölümlerin tümü yükleniciye ait olacaktır, bu bölümler bakımından arsa sahibi bir hak talep etmeyecektir” biçiminde hükümler bulunmadıkça, ilave bağımsız bölümler üzerinde tarafların, sözleşmedeki paylaşım oranında hak sahibi oldukları kabul edilmelidir.
f)        Sözleşme dışı inşaat ilave bağımsız bölüm biçiminde değil de, mevcut bağımsız bölümlerin genişletilmesi suretiyle gerçekleşmişse, sözleşme aksini kararlaştırmış olmadıkça, iş sahibi, yalnız yüklenicinin bağımsız bölümlerinde meydana gelen genişlemeden doğan değer artışını sözleşmedeki paylaşım oranı üzerinden isteyebilir. Genişleme yoluyla değer artışı yalnız iş sahibinin bağımsız bölümlerinde meydana gelmişse, yüklenici de aynı hakka sahiptir. Genişleme yoluyla değer artışı her iki sözleşmecinin bağımsız bölümlerinde meydana getirilmişse, bunun paylaşımı söz konusu olmayacaktır[5].
g)      İlave bağımsız bölümler ve genişleme yoluyla kazanılan değerin paylaşımı, arsa payı ile yani aynen yapılacaktır. Aynen paylaşım olanaklı değilse, sözleşmedeki paylaşım oranına göre, daha fazla inşaat alanına sahip olan tarafın, öbür tarafa, fazla inşaat alanındaki hakkının parasal karşılığını vermesi tercih edilmelidir. Yapılan ilave bağımsız bölümler üçüncü kişilere satılmış olması durumunda, arsa sahibi hakkı olan bağımsız bölümlerin kendisine aynen verilmemesi nedeniyle doğan zararını yükleniciden isteyebilir.
h)      Sözleşmecilerden biri, ilave bağımsız bölümlerin “aynen taksim ve teslimini” istediği ve bu istemin karşılanması olanaksız bulunmadığı sürece, onun hakkı para olarak değil arsa payı olarak karşılanmalıdır. Örneğin, sözleşmede iş sahibine ilave bağımsız bölüm verilmeyeceği konusunda bir sözleşme hükmü yoksa veya iş sahibi fazla bağımsız bölüm hakkından açıkça vazgeçmedikçe, fazla inşaatın sözleşmede öngörülen oran dahilinde taraflara paylaştırılması hakkaniyet gereğidir. İlave bağımsız bölümlerin arsa payları talep tarihinde başka kişilere devredilmişse veya hak kazanılan bağımsız bölüm küsuratlı (örneğin 2.66 adet bağımsız bölüm) çıkıyorsa ancak o zaman bunun (rayiç değere göre hesaplanacak) bedeli ödenmelidir.
i)        İlave bağımsız bölüm inşa edilmesi nedeniyle, ana yapının inşası ve teslimi gecikmişse, ilave bağımsız bölümlerin yapılması için gereken süre hesaplanarak, teslim süresine eklenmesi ve gecikme tazminatının buna göre hesaplanması gerekir[6].
h) Sözleşmede, binanın 21 bağımsız bölüm olarak yapılacağı ve iş sahiplerine 7 bağımsız bölüm verileceği belirtildikten sonra, bunların dışında kalan tüm bağımsız bölümlerin yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmışsa, yüklenici ancak iş sahibine aidiyeti açıklanan 7 bağımsız bölüm dışındaki 14 bağımsız bölümün kendisine verilmesini isteyebilir. Sözleşmede inşaatın 21 bölümden fazla yapılması halinde bu fazlanın ne suretle paylaşılacağı konusunda bir açıklık yoktur. Böyle olunca, 21 bağımsız bölümden fazla yapılacak inşaatın sözleşmede belirtilen oran dahilinde sözleşmeciler arasında paylaştırılması gerekir (15. HD. 13.11.1989,594/4768). Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibinin hakkı kesin olarak tespit edilmiş ve inşaattaki kat ve daire sayısı sınırlandırılmadan inşaattaki kalan dairelerin yükleniciye ait olacağı kabul edilmiş ise, fazla daire yapımından söz edilemeyeceği gibi, iş sahibi de ilave bağımsız bölümlerden isteyemez (15. HD. 7.3.1985, 110/761).
 
Sözleşmede fazla inşaattan dolayı arsa sahiplerine pay verilmeyeceği konusunda bir kayıt mevcut olmadığına ve arsa sahiplerinin bu fazla inşaat nedeniyle açık bir ferağı da bulunmadığına göre, fazla inşaatın sözleşmede öngörülen oran dahilinde taraflara paylaştırılması hakkaniyet gereğidir (15. HD. 2.3.1989, 3698/932).
Sözleşmede kararlaştırılandan falz yapılan dairelerin yapılması için yükleniciye proje tadil yetkisinin verilmesi yapılan fazlalıktan vazgeçilmiş olduğunu göstermez (15. HD. 5.6.1985, 2114/1995).
Davacılar ile dava dışı diğer hissedara ait arsa üzerinde davalı yüklenicinin, zemin ve üzerinde dört kat olarak yapacağı inşaattan iki katının arsa sahiplerine ve diğer kalan bağımsız bölümlerin de müteahhide ait olacağı kararlaştırılmış ve sözleşmenin 5. maddesinde ise, "inşaatın zemin hariç dört kattan fazla yapıldığı takdirde, arsa sahibi yapılacak olan kısımlardan gayrimenkuldeki hissesi nisbetinde hak sahibi olacaktır" hükmü yer almıştır.
Arsa sahiplerince verilen geniş yetkili vekaletnameye dayanarak yüklenici tarafından zemin altındaki iki bodrum katı da ihtiva eder şekilde çizdirilen ve 27.5.1987 tarihinde onaylanan projeye göre yapılan inşaattaki sözleşme dışı kazanılan iki bodrum katın müteahhitçe haricen üçüncü kişilere satıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin öncelikle lafzına ve amacına uygun olarak yorumlanması BK.nun 18/1. maddesi hükmüdür. Sözleşme anında projesi henüz çizilmemiş olan inşaatın bir zemin ve dört normal kat halinde yapılması düşünülerek bağımsız bölümlerin sözleşmedeki gibi paylaşımları kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 5. maddesindeki hükmün yalnız zemin üstündeki kat artışında uygulanacağı ve zemin altında kazanılacak bodrum katlarını kapsamayacağı şeklinde yorumlamak, tarafların gerçek amaçlarına aykırı düşer. Esasen sözleşme dışı kazanılan fazla dairelerde müteahhit ve arsa sahiplerinin aksi kararlaştırılmadıkça, sözleşmedeki paylaşım oranında birlikte hak sahibi bulunduklarının kabulü uygulamada yerleşmiş bir ilke olup, arsa sahiplerinin bu hakkından açıkça feragati içeren bir kabulü olmadıkça, sözleşme dışı kazanılan fazlaya ilişkin bağımsız bölümlerden HUMK.nun 74. maddesi de gözetilerek davacılara sözleşmedeki paylaşım oranında hak verilmesi gerekmektedir (15. HD. 12.12.1990, 5347/5455)
 
Taraflar arasındaki sözleşmenin 3, 4 ve 26. maddelerinde, davalılara ait arsa üzerinde yapılacak binanın 7 dairesi ile 1 dükkanın davalılara, aynı miktar daire ile bir dükkanın da davacı yüklenicilere ait olacağı öngörülmüştür. Böylece davacılar, yapacakları inşaat karşılık bedel yerine inşaatın % 50`sini istemek hakkına sahiptir. Bu kural arsa üzerinde fazladan yapılacak her inşaat miktarı için geçerli ve tarafları bağlayıcı niteliktedir. Davacı yükleniciler yaptıkları dairelerin projesinde gösterilen genişlikten fazla olduğunu ve bunun 255,28 m2 olup bedelinin ödetilmesini dava etmişlerdir. 16.7.1985 tarihli bilirkişi kurulu raporunda gerçekten inşaatın fiilen ve tümü itibariyle 255,28 m2 inşaat fazlası ile ikmal edildiği saptanmıştır. Ne var ki, sözleşmede kararlaştırıldığı gibi ana taşınmaz yarı yarıya taraflara ait bulunduğundan, davacı yükleniciler fazla inşaatın karşılığını kendi dairelerini genişletmek ve arsadan yararlanmak suretiyle eşit miktarda almış olacaklardır. Diğer bir deyimle inşaat alanının geniş tutulmasının karşılığı arsa payı olarak fiilen davacılara ödenmiş bulunmaktadır (15. HD. 25.12.1986, 1251/4522).
Sözleşmede aksine hüküm olmadığı için fazla yapılan bölümlerin paylaştırılması esas olup, tamamının yükleniciye verilmesi için geçerli bir neden yoktur (15. HD. 31.1.1994, 2397/429).
Ek sözleşme asıl sözleşmede esaslı değişiklikler içeriyorsa, adi yazılı değil, noter aracılığıyla ve düzenleme biçiminde yapılması gerekir ((HGK. 6.5.1992, 912/2015).
Sözleşmede kararlaştırılan sayıdan fazla yapılan kat ve bu katlardaki fazla bölümlerin, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, sözleşmedeki paylaşım oranı dahilinde taraflar arasında taksim edilmesi gerekir (15. HD. 30.12.1986, 3425/4592).
Yanlar arasındaki 5.12.1985 tarihli resen düzenlenen sözleşme uyuşmazlık konusu değildir. Davacı arsa sahibi, davalı yüklenicidir. Anılan sözleşmenin 2. maddesinde, ekli plan ve krokisine uygun olarak inşa edilecek apartmanın bağımsız bölümlerinin taksimi dışında 11. madde uyarınca fazla kat yapılması halinde bu katın % 40'ının arsa sahibine ait olacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin eki basit krokide 1 adet bodrum kat yapılacağı belirtilmiştir. Oysa, onaylanmış projeye göre inşaatta iki bodrum kat yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, sözleşmenin 11. maddesine göre sözleşme dışı olarak yapılan ikinci bodrum katın arsa payına göre % 40'ının davacıya ait olması gerekir. Bu kurallar gözardı edilerek davacının davasının reddedilmesi yasaya aykırı olup karar bozulmalıdır (15. HD. 16.12.1991, 2759/6017).


[1] Cenkçi.,Esra, Yargıtay Kararları Işığında Arsa Payı karşılığı İnşaat Sözleşmelerinden Doğan İlave İş ve İlave Bağımsız Bölüm Sorunlarının Değerlendirilmesi, Kazancı hakemli Hukuk Dergisi, s. 2010 Mart-Nisan, sf. 116.
[2] Cenkçi, 118.
[3] 15. HD. 16.1.2002, 4034/105.
[4] Erman, 191.
[5] Yüklenici paylaşımda arsa sahibine düşen iki daireyi 10’ar m2’den 20 m2 büyük olarak ve ayrıca 40 m2’lik bir çekme kat ile ve bir de teras katını sözleşme dışında yaptığını öne sürerek bunun bedelini istemektedir. Yüklenici kendisine ait bağımsız bölümlerde aynı nitelik ve büyüklükte genişleme ve ilave bağımsız bölüm yapmış ise arsa sahibinden bir talebi olamayacaktır. Yüklenici, bunları yalnız arsa sahibi için yapmışsa, arsa sahibinin malvarlığında bu yüzden meydana gelen değer artışının yapıldığı tarihteki rayiç bedele göre bedelini istemekte haklıdır (15. HD. 4.10.1994, 951/5444).
[6]15. HD. 28.6.2004, 863/3608: “Hükme dayanak bilirkişi raporunda, sözleşmeye göre inşaatın net 95 m2 yapılmasının kararlaştırıldığı, Belediye'den onaylı mimari proje üzerinde yapılan ölçüm sonucunda ise normal kat daire alanının 116 m2'ye çıkartıldığı, böylece normal kattaki her dairede net 21 m2 fazla inşaat alanı bulunduğu ve büyümenin toplam inşaat süresini 1099 gün geciktirdiği belirtilmiştir. İnşaat bir bütündür. Gerek yüklenicinin gerekse arsa sahibinin daireleri sözleşmeden büyük yapılmış, inşaatın bütününde genişleme olmuş, sözleşmesine göre tamamlanma süresi de gecikmiştir. Bu nedenle 199 günlük gecikmenin sözleşmede kabul edilen 900 günlük süreye ilavesiyle teslim tarihi saptanmalı ve bu tarih itibariyle varsa davacıların kira alacağı hesaplanmalıdır. Bilirkişinin büyümenin arsa sahiplerine isabet eden dairelerde 8 günlük gecikmeye neden olacağı görüşüyle bağlı kalınarak ve bu sürenin mahsubuyla kira alacağının hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.”
 

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr