md. 31 içtihatları

• APARTMAN GENEL GİDERİNİN TAHSİLİ AMACIYLA İCRA TAKİBİ

(12. HD. 6.6.2006, 9548/12110)

Kat mülkiyeti Yasası'na dayanılarak genel giderden dolayı tapu maliki Yasemin Işıldak'la ilgili olarak genel haciz yolu ile icra takibine geçilmiş, ayrıca onun vekili Mustafa Hakkı Ertan da borçlu olarak takipte gösterilerek ona da ödeme emri tebliğ edilmiştir. Adı geçenlerin icra dairesinin yetkisine itirazları üzerine alacaklı tarafça bu itirazların kaldırılması için icra mahkemesine başvurulduğu anlaşılmaktadır.

Bir kat malikini temsilen diğer bir kat maliki veya 3. kişi konumunda olan birinin kat malikleri kurulu toplantılarına 634 sayılı Kat mülkiyeti Kanunu'nun 31. maddesine göre katılıp oy kullanabilirler ise de; yapılacak bir icra takibinde veya açılacak davada onların taraf olarak gösterilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, borçlu olarak gösterilen Mustafa Hakkı Ertan yönünden itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken onu da kapsar şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

 

• KAT MALİKLERİ KURULU KARARLARININ İPTALİ

(18. HD. 22.12.2005, 9717/11528)

Davada, 30.1.2003 günlü kat malikleri kurulu kararının yasaya ve yönteme uygun olmadığı ileri sürülerek bu kararın iptali istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosyada toplanan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; tarafların malik oldukları kat mülkiyetli anataşınmazda 7 bağımsız bölüm bulunduğu, iptali istenilen 30.1.2003 günlü kat malikleri kurulu kararının alındığı toplantıya 6 bağımsız bölümün maliklerinin katılıp oy kullandıkları, bunlardan dördünün doğrudan, ikisinin ( 3 ve 7 nolu bağımsız bölüm maliklerinin ) vekil aracılığıyla toplantıya katıldıkları, böylece toplantı ve karar yeter sayısının ( ortak bahçenin kiraya verilmesi dışında ) sağlanmış olduğu anlaşılmaktadır.

İptali istenilen kararın incelenmesinden kat maliki Hüseyin Esatoğlu'nun kendisine asaleten ve 3 ve 7 nolu bağımsız bölüm maliklerine de vekaleten oy kullandığı, Kat Mülkiyeti Yasasının 31. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca adı geçen kişinin vekaleten kullandığı iki oyun toplam oy sayısı olan yedi oyun 1/3'ünü geçmediği halde mahkemece anılan yasa maddesinin yorumunda yanılgıya düşülerek ( vekaleten temsil edilen oy sayısına vekilin kendi bağımsız bölümüyle ilgili oyunun bu orana dahil edilmeyeceği düşünülmeden ) sanki vekaleten kullanılan oyların sayısı üçmüş gibi nitelendirilmiş kat malikleri kurulunun kararının iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Saptanan bu durum karşısında 30.1.2003 günlü toplantıda Kat Mülkiyeti Yasasının 45. maddesi uyarınca tüm kat maliklerinin oybirliğini gerektiren, ortak bahçenin kiraya verilmesi dışında kalan diğer hususlar yönünden alınan kararların yasa ve yönteme uygun olduğu gözetilerek kararın salt ortak bahçenin kiraya verilmesine ilişkin bölümünün iptaline hükmedilmesi gerekirken, kararın tümünün iptaline yolunda hüküm kurulması doğru değildir.

 

• KAT MALİKLERİ KURULU KARARI

(18. HD. 26.5.2005, 3106/5474)

Davacılar, dava dilekçesinde, davalı tarafın bağımsız bölümünün balkonlarını tüm kat maliklerinin onayını almadan kapattıklarını ileri sürerek sözü edilen müdahalenin önlenmesi ile balkonların projesine uygun eski hale getirilmesini istemişlerdir.

Mahkemece; davalı tarafın bağımsız bölümünün balkonlarını kat malikleri kurulunca alınan 23.10.2003 günlü karara dayanarak kapattıkları ve bu karara, davacılardan Köksal'ın kendisini asaleten diğer davacı paydaşlara vekaleten olumlu oyu ile katıldığı, buna göre davacıların bu davayı açmalarının, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralı ile bağdaşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kat Mülkiyeti Yasası'nın 19. maddesi hükmü uyarınca, kat malikleri anataşınmazın mimari durumunu titizlikle korumakla yükümlü oldukları gibi, kat maliklerinden biri diğer tüm kat maliklerinin rızası olmadıkça ortak yerlerde inşaat, onarım, tesis ve değişiklikler yaptıramaz. Somut olayda, anataşınmazdaki bağımsız bölümlerin balkonlarının anayapının statiğine zarar vermemesi ve dış görünümünü bozmaması koşulu ile kapatılması yolunda alınan 23.10.2003 günlü kat malikleri kurulu kararının, tüm kat maliklerinin olumlu oyunu taşımadığı, diğer bir anlatımla bu kararın tüm kat maliklerinin oybirliği ile alınmadığı gibi balkonların kapatılması konusunda da anataşınmazdaki tüm kat maliklerinin rızasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Anataşınmazın 3 nolu bağımsız bölümünde diğer davacılar ile birlikte paydaş olan Köksal'ın yukarıda sözü edilen kat malikleri kurulu toplantısına katılıp olumlu oy kullandığı ve kararı diğer paydaşları temsilen imzaladığı anlaşılmakta ise de; diğer paydaşların, toplantıda kendilerini temsilen adı geçen paydaşa vekalet verdiklerine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı gibi vekalet verdiklerine ilişkin bir beyanları ya da icazet ettikleri konusunda herhangi bir kabulleri de sözkonusu değildir. Kat Mülkiyeti Yasası'nın 31. maddesinin 3. fıkrasında, bir bağımsız bölümün birden çok maliki varsa kat malikleri kurulunda, bunları içlerinden vekalet verecekleri birisinin temsil edeceği öngörülmektedir.

Yukarıda açıklandığı üzere 3 nolu bağımsız bölüm maliklerinden olan Köksal'a aynı bağımsız bölümün diğer maliklerinin ( paydaşların ) kat malikleri kurulu toplantısında kendilerini temsil etmek üzere vekalet vermedikleri gibi, toplantıdan sonra alınan karara da icazet etmedikleri belirlenmiştir. Başka bir anlatımla, Koksal dışındaki davacıların 23.10.2003 günlü toplantıda alınan karara olumlu oyları ile katıldıkları düşünülemez ve dolayısıyla da onlar yönünden Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi hükmünde öngörülen iyiniyet ( dürüstlük ) kuralına aykırı hareket ettikleri söylenemez. Öte yandan, davalı tarafça kapatılan balkonlardan ikisinin ara duvarlarının da ( projeye aykırı olarak ve kat malikleri kurulu kararı dışına taşarak ) kaldırıldığı bilirkişi raporu ile saptanmıştır.

Yukarıda açıklanan hususlar gözönünde tutularak Koksal dışındaki davacıların bu davayı açmakta; Köksal'ın da olumlu oy kullandığı kat malikleri kurulu kararının kapsamı dışında kalan balkon ara duvarlarının yıkılması konusunda dava açmakta kötüniyetli olmadıklarının kabulü ile davaya bakılıp işin esası hakkında oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.

 

• KAT MALİKLERİ KURULUNUN OLAĞANÜSTÜ TOPLANMASI

(18. HD. 3.12.2007, 10272)

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu anataşınmazın 02.11.2003 günü kat malikleri kurulu tarafından yapılan olağanüstü toplantı ile bu toplantıda alınan kararın iptalini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;

634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 30. maddesinde kat malikleri kurulunun kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlası ile toplanması öngörülmüştür. Öte yandan, aynı Yasanın 29. maddesinin ikinci fıkrasında önemli bir sebebin çıkması halinde yöneticinin, denetçinin veya kat maliklerinden üçte birinin istemi üzerine ve toplantı için istenilen tarihten en az onbeş gün önce bütün kat maliklerine imzalattırılacak bir çağrı veya taahhütlü mektupla toplantı sebebi de bildirilmek şartıyla kat malikleri kurulunun her zaman toplanabileceği belirtilmiştir.

Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; 15 bağımsız bölümden oluşan kat mülkiyetli anataşınmazın 02.11.2003 günlü kat malikleri kurulu toplantısına 5, 8, 9, 10 numaralı bağımsız bölümlerin malikleri, 3, 4, 12, 13, 14 ve 15 numaralı bağımsız bölümlerin ise malikleri veya mirasçılarının vekillerinin toplantıya katıldığı, 3, 4, ve 14 numaralı bağmısız bölümlerin mirasçıları, diğerlerinin ise maliklerinin davaya dahil edildiği, yargılama sırasında davaya dahil edilen tüm maliklerden hiç birinin iptali istenen toplantıya vekillerinin kendi rızaları dışında katıldıklarına dair herhangi bir itirazda ve istemde bulunmadıkları anlaşılmaktadır.

Borçlar Yasasının hükümlerine göre vekalet sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir. Sözleşmenin resmi ya da yazılı olması zorunluluğu yoktur. Vekalet ilişkisinin bu özelliği dikkate alındığında bir bağımsız bölüm malikini vekaleten temsil ettiğini bildiren başka bir kat maliki veya kişi toplantıya bu sıfatla kabul edilip verilen kararlara o kat maliki adına katıldığında bu kişinin yazılı vekaleti bulunmasa bile salt bu gerekçeyle toplantı ve oylama yeter sayısında hesaba katılamayacağı ileri sürülemez. Meğer ki bu yolla temsil edilen kat maliki o kişinin kendisini temsil etmediğini, ona vekalet vermediğini belirtmiş olsun. Somut olayda, dava konusu anataşınmazın 02.11.2003 günlü toplantısına 15 bağımsız bölüm malikinden 10'u katılmış ve katılanların arsa payları da 78/120'ye ulaşmıştır.

Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak usulüne uygun şekilde yapıldığı anlaşılan 02.11.2003 günlü kat malikleri kurulu toplantısı ile bu toplantıda alınan kararların iptaline ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

 

• KAT MALİKLERİ KURULU KARARLARININ İPTALİ

(18. HD. 21.9.2006, 4997/6649)

Dava, 11.7.2004 ve 17.4.2005 günlü kat malikleri kurulu kararlarının iptali istemine ilişkin olup mahkemece, olağanüstü toplantı için davacıya yasada ve yönetim planında belirtilen şartlara uygun şekilde çağrı yapılmadığı ve toplantının yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ile kat malikleri kurulu kararlarının iptaline karar verilmiştir.

Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre kat malikleri kurulu kararlarının iptali davalarında husumetin, karara olumlu oyları ile katılan tüm bağımsız bölüm maliklerine yöneltilmesi gerekir. Mahkemece davalı kat malikleri dışında kalan ve karara olumlu oyları ile katılan kat malikleri tespit edilip bunların davaya dahili ile taraf teşkili sağlandıktan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr