md. 29 içtihatları

• KAT MALİKLERİ KURULUNUN OLAĞANÜSTÜ TOPLANMASI

(18. HD. 3.12.2007, 10272/10513)

Davacı kat malikleri kurulu tarafından yapılan olağanüstü toplantı ile bu toplantıda alınan kararın iptalini istemiştir. Kat malikleri kurulu kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlası ile toplanır. Ancak önemli bir sebebin çıkması halinde yöneticinin, denetçinin veya kat maliklerinden üçte birinin istemi üzerine ve toplantı için istenilen tarihten en az onbeş gün önce bütün kat maliklerine imzalattırılacak bir çağrı veya taahhütlü mektupla toplantı sebebi de bildirilmek şartıyla kat malikleri kurulu her zaman toplanabilir. Davaya dahil edilen tüm maliklerden hiç birinin iptali istenen toplantıya vekillerinin kendi rızaları dışında katıldıklarına dair herhangi bir itirazda bulunmamışlardır.Vekalet sözleşmesi herhangi bir şekil şartına bağlı değildir. Vekalet ilişkisinin bu özelliği dikkate alındığında bir bağımsız bölüm malikini vekaleten temsil ettiğini bildiren başka bir kat maliki veya kişi toplantıya bu sıfatla kabul edilip verilen kararlara o kat maliki adına katıldığında bu kişinin yazılı vekaleti bulunmasa bile salt bu gerekçeyle toplantı ve oylama yeter sayısında hesaba katılamayacağı ileri sürülemez. Meğer ki bu yolla temsil edilen kat maliki o kişinin kendisini temsil etmediğini, ona vekalet vermediğini belirtmiş olsun. Somut olayda, dava konusu anataşınmazın toplantısına maliklerin 2/3'ü katılmış ve katılanların arsa payları da 78/120'ye ulaşmıştır.Bu nedenle, kat malikleri kurulu toplantısı ile bu toplantıda alınan kararların iptaline ilişkin talebin reddi gerekir.

• TOPLANTI VE KARAR YETER SAYISI

(18. HD. 30.6.2005, 3989/6915)

Davacı, dava dilekçesinde, dava konusu taşınmaza ait kat malikleri kurulunca alınan 14.2.2004 günlü olağanüstü genel kurul toplantısının ve bu toplantıda yer alan apartmana kapıcı ataması kararının iptalini istemiş, mahkemece söz konusu olağanüstü genel kurulda alınan kapıcı atamasıyla ilgili kararın iptaline hükmedilmiştir.

Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacı Oğuz Acara'nın, 14.2.2004 günlü kat malikleri kurulu toplantısına katıldığı ve bu toplantıda alınan kararın kapıcı atamasıyla ilgili bölümüne muhalefet ettiği anlaşılmaktadır.

Kat Mülkiyeti Yasasının 29. maddesinde öngörülen olağanüstü kat malikleri kurulu toplantısının tabii olduğu kurallar, kat maliklerinin toplantıdan haberdar olmalarını ve katılmalarını sağlamaya yöneliktir. Dosya içeriğine göre davacı iptalini istediği toplantıya katılmış, kapıcı ataması ile ilgili karara katılmadığını bildirmiştir. Davacının toplantıdan bilgisi olduğu ve toplantıya katılmış bulunduğuna göre toplantı ile ilgili çağrı kurallarına uyulmadığını ileri sürerek toplantının iptalini istemesi bir çelişkidir. Böyle bir davranış her davada olması gereken iyiniyet kuralları ile bağdaşmaz.

Ancak, mahkemece tüm deliller toplanıp işin esasına girilerek toplantı ve karar yeter sayısının mevcut olup olmadığı, kat malikleri kuruluna vekaleten katılanların katılımlarında herhangi bir usulsüzlük bulunup bulunmadığı araştırılarak bunun sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken bu hususlar araştırılmadan toplantının çağrı usulüne uyulmadığı gerekçesiyle dava konusu anataşınmaza kapıcı atanması ile ilgili kararın iptali yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

 

• KAT MALİKLERİNİN 4/5 OLUMLU OYU

(18. HD. 30.5.2005, 2530/5633)

Davada, 29.01.2002 ve 07.06.2002 günlü kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiş, yargılama sırasında davaya konu kararın 07.06.2002 değil 29.05.2002 günlü karar olduğu açıklanmış, böylece mahkemece 29.01.2002 ve 29.05.2002 tarihli kat malikleri kurulu kararları hakkında hüküm kurulmuştur.

1-Dosyada toplanan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davaya konu edilen 29.01.2002 ve 29.05.2002 günlü kararlara olumlu oylarıyla katılıp kararların altını imzalayan Ayla Akış ve Çınar Atagün adlı kişilerin anataşınmazda bağımsız bölüm maliki olmadıkları gibi, toplantıya hangi kat malikini ya da maliklerini temsilen katıldıkları da anlaşılamamaktadır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre kat malikleri kurulu kararlarının iptaline ilişkin davanın o karara olumlu oylarıyla katılan kat maliklerinin tümüne yöneltilmesi gerekir. Buna göre anataşınmazda kat maliki olmadıkları tapu kaydı içeriğinden belirlenen Ayla Akış ve Çınar Atagün'ün davada pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı gözetilerek bunlar hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine ve ayrıca adı geçenlerin hangi bağımsız bölüm maliklerini temsilen katıldıklarının saptanması ile vekaleten katılmış iseler temsil ettikleri kat maliklerinin belirlenip onların da yöntemine uygun biçimde davaya katılmalarının sağlanmasından ve böylece taraf teşkilinden sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması,

2-Kabule göre de;

a )Davada 29.01.2002 ve 29.05.2002 tarihli kat malikleri kurulu kararlarının yasaya ve yönteme uygun alınmadığı savı ile iptali istenildiğine göre her iki kararın alındığı toplantının

Kat Mülkiyeti Yasasının 29.maddesinde öngörülen koşullara uygun yapılıp yapılmadığı, bu cümleden olarak toplantının yapılacağının belirlenen tarihten en az 15 gün önce bütün kat maliklerine imzalattırılacak bir çağrı veya bir taahütlü mektupla toplantı sebebi de belirtilerek bildirilip bildirilmediği araştırılıp saptanmadan, ayrıca 30.maddede öngörülen toplantı ve karar yeter sayısının sağlanıp sağlanmadığı, 31.madde hükmü uyarınca da kat maliklerinin oya katılmalarının bu maddede öngörülen esaslara uygun bulunup bulunmadığı yöntemince tespit edilmeden yetersiz araştırma ve eksik inceleme sonucu mahkemece 29.01.2002 günlü genel kurulda alınan kararın gereğinin yerine getirilmiş olduğu gerekçesiyle bu kararın iptali yönündeki istemin reddine hükmedilmesi,

b )Anataşınmazın yönetim planının 42.maddesinde kat maliklerinin ortak giderlere katılma pay oranları açıkça belirlenmiş olup maddenin birinci fıkrasında ortak giderlerin anatışınmazdaki 14 normal kat ile iki çatı katı maliki arasında eşit olarak paylaştırılacağı, ikinci fıkrasında kalorifer yakıtı için harcamaların toplamı üzerinden zemin katta cepheye bakan iki dükkanın payına düşen miktarın bu dükkanların malikleri arasında paylaştırılacağı, üçüncü fıkrasında ise öteki dükkanların maliklerinin ortak giderlere katılmayacağı hüküm altına alınmış iken; kat malikleri kurulunca alınan ve bu dava ile iptali istenen 29.05.2002 tarihli kat malikleri kurulu kararı ile anataşınmazdaki dükkanların da genel ve zorunlu giderlere arsa payları oranında katılacakları kararlaştırılmıştır. Sözü edilen kat malikleri kurulu kararı yönetim planının 42.maddesini değiştirir niteliktedir.

Kat Mülkiyeti Yasasının 28.maddesi hükmü uyarınca yönetim planının değiştirilebilmesi için bütün kat maliklerinin 4/5 inin oyu şarttır. Bu durumda kat malikleri kurulunca alınmış bulunan söz konusu kararın anataşınmazdaki bütün kat maliklerinin 4/5 inin olumlu oyunu taşıyıp taşımadığı ve dolayısıyla yönetim planını değiştirecek çoğunluğun var olup olmadığı saptanmadan mahkemece 29.05.2002 tarihli genel kurulda dükkanlardan aidat alınmasına ilişkin 3 nolu kararın yönetim planının 42/1 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle iptali yolunda hüküm kurulması,

 

• KAT MALİKLERİ KURULU KARARININ İPTALİ İSTEMİ

(18. HD. 24.5.2005, 2688/5432)

Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında verdiği açıklama dilekçesinde 11.01.2002 günlü kat malikleri kurulu kararının usul ve yasaya uygun alınmadığı savıyla iptalini, ayrıca görevden ayrılan yöneticinin yerine yeni yönetici seçilmesini, ortak gider aidatlarının ödeme yerinin tespitini, ortak gider alacağı olarak kendisinden haksız olarak fazladan alınan 34 milyon TL. ile çatı onarımı için harcadığı 96.000.000 TL.nın davalı kat maliklerinden arsa payları oranında tahsilini istemiş; mahkemece tüm istemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

1-Davacının davalı kat maliklerince kendisine geri ödenmesini istediği 34.000.000 TL. ile çatı onarımı ( oluk değiştirilmesi ) için harcadığı 96.000.000 TL. dan aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayan davalı her bir kat malikinin payına düşen miktar gözönünde tutulduğunda HUMK'nun 427.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre kesinlik sınırı içinde kaldığından davacının bu istemleri yönünden kararın kesin olduğu cihetle temyiz isteminin reddine,

2-Anataşınmaza yönetici seçilmesi ve aidatların ödeneceği yerin tespiti istemi yönünden; dosyaya toplanan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı kanıtlarla gerektirici yasal nedenlere ve özellikle kanıtların taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının sözü edilen istemler yönünden onanmasına,

3-11.01.2002 günlü kat malikleri kurulu kararının iptali isteminin reddine ilişkin mahkeme kararı yönünden temyiz itirazlarına gelince;

Davacı, davada 11.01.2002 günlü kat malikleri kurulu kararının usul ve yasaya, yönetim planına ve hakkaniyet kurallarına uygun olmadığını ileri sürerek iptalini istemiş mahkemece söz konusu kararın alındığı tarihte davacının kat maliki olmadığı ve karar gereklerinin yerine getirildiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Kat Mülkiyeti Yasasının 32.maddesi hükmünde anataşınmazın kat malikleri kurulu tarafından sözleşme, yönetim planı ve yasa hükümleri uyarınca verilecek kararlara göre yönetileceği, bu kararlara tüm kat malikleri ile onların külli ve cüz'i haleflerinin uymakla yükümlü oldukları öngörülmüş; yasanın 33.maddesi hükmü ile de kat malikleri kurulunca verilen karara razı olmayan kat maliklerinden her birine o kararın iptali konusunda sulh mahkemesine başvurularak hakimin müdahalesini isteme hakkı tanınmıştır.

Dosyaya getirtilen tapu kaydı içeriğinden davacı Emine Demir'in davanın açıldığı tarihte anataşınmazda kat maliki olduğu anlaşılmaktadır. Davacı kat maliki yönünden yukarıda sözü edilen yasanın 32. ve 33. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde özellikle iptali istenen kararın içeriği de gözönünde bulundurulduğunda bu karar davacının kat maliki olmadan önce alınmış olmakla birlikte geleceğe yönelik olarak davacının kat maliki olduğu dönemde de hükmünü icra edeceği hususu da gözetilerek 32.maddenin 2.fıkrası hükmü gereği kendisini bağlayacağı ve buna uymakla yükümlü bulunduğu, sonuç olarak davacının hukukunu ilgilendirdiği cihetle bu karara razı olmaması karşısında 33. madde uyarınca iptalini isteme hakkının bulunduğunun kabulü ile işin esasına girilerek söz konusu kararın kat mülkiyeti yasasının 29. ve izleyen ( 30-31-32 ) maddelerinde öngörülen koşullara uygun olarak alınıp alınmadığının saptanması ve bu hususlarda kanıtların toplanmasından sonra oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesine dayanılarak ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

• OLAĞANÜSTÜ TOPLANTI

(18. HD. 14.3.2005, 1567/2129)

Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca davaya konu edilen kat malikleri kurulu kararlarının salt B Bloktaki kat maliklerini ilgilendirdiği saptanmış olup, hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunda; B Blok'un 10 bağımsız bölümden oluştuğu toplantıların yapılması için kat maliklerinin 1/3'inin isteminin bulunduğu belirtildikten sonra davacı kat malikinin sözü edilen toplantılardan ve alınan kararlardan haberinin olmamasının hayatın olağan seyrine uygun düşmediği, kaldı ki kendisine yapılan icra takipleri nedeniyle de duruma muttali olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Yukarıda değinilen hususlar gözönünde tutulduğunda kat maliklerinin toplantıya çağrılma yeter sayısının var olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davacının toplantılardan ve alınan kararlardan haberdar olduğu yolundaki bilirkişi raporunda belirtilen görüş isabetli değildir.

İptali istenen kararların alındığı toplantılar olağanüstü olduğuna göre bu toplantıların Kat Mülkiyeti Yasasının 29. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen koşullara uygun yapılmış olması gerekir. Anılan maddenin ikinci fıkrasına göre, toplantı için istenilen tarihten en az 15 gün önce bütün kat maliklerine imzalattırılacak bir çağrı veya bir taahhütlü mektupla toplantının günü, saati ve nedeninin bildirilmesi gerekir.

Somut olayda; dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, dava konusu edilen toplantılara davacı kat malikine toplantılar için belirlenen tarihten en az 15 gün önce bir çağrı yapılmadığı veya taahhütlü mektupla bildirilmediği anlaşılmakla bu toplantıların ve alınan kararların yasanın sözü edilen maddesi hükmüne aykırı olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacının toplantılardan sonra bu toplantılarda alınan kararlar nedeniyle hakkında yapılan icra takibi sırasında toplantıların ve alınan kararların varlığından haberdar olması toplantılara geçerlilik kazandırmaz.

Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak dava konusu edilen toplantılara davacının yöntemince çağrılmadığının kabulü ile bu toplantılarda alınan kararların iptaline hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.  

• İŞLETME PROJESİNİN İPTALİ İSTEMİ

(18. HD. 8.3.2005, 86/1890)

Dava dilekçesinde kat malikleri kurulu toplantısının ve kararlarının ve işletme projesinin iptali istenilmiştir. Adı geçen kişilerin sözü edilen bağımsız bölümlerdeki diğer paydaşları temsil etmedikleri konusunda herhangi bir sav ileri sürülmediği gibi, bu paydaşların da vekalet vermedikleri yolunda bir itirazları da bulunmamaktadır. Saptanan bu durum karşısında gerek toplantı için gerekse bu toplantıda alınan kararlar için Yasanın öngördüğü yeter sayı sağlanmış bulunduğundan toplantının iptali ile tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmasına ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekir.

• YÖNETİM PLANININ DEĞİŞTİRİLMESİ

(18. HD. 17.2.2005, 281/919)

Dava, 8.6.2001 günlü kat malikleri kurulu toplantısının ve bu toplantıda alınan kararın iptali istemine ilişkindir.

Dosyada toplanan bilgi ve belgelerin incelenmesinde iptali istenen kat malikleri kurulu toplantısının olağanüstü olduğu, buna göre Kat Mülkiyeti Yasasının 29.maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen koşulların gerçekleşmiş bulunduğu, bu bağlamda anılan Yasanın yönetim planının değiştirilmesine ilişkin 28.maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yeter çoğunluğun ( tüm kat maliklerinin 4/5'inin oyunun ) sağlanmış bulunduğu anlaşılmaktadır.

Kat maliklerini toplantıya çağıran yönetici H.Saadet Pınar'ın yöneticiliğinin iptaline Beyoğlu 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2000/229 Esas 2001/85 Karar sayılı kararı ile 16.2.2001 tarihinde karar verilmiş ise de; bu karar eldeki davaya konu edilen 8.6.2001 günlü toplantının yapılmasından sonra kesinleşmiş bulunduğundan ve adı geçenin yönetici seçildiğine ilişkin kat malikleri kurulu kararı iptal edilinceye kadar geçerli olduğundan, buna göre yöneticinin kat maliklerini toplantıya çağırmış olmasında usul ve yasaya aykırı bir durum da söz konusu değildir.

Yukarıda açıklanan nedenler ile değinilen yasa maddeleri hükümleri birlikte değerlendirildiğinde dava konusu edilen kat malikleri kurulu toplantısı ile bu toplantıda alınan yönetim planının değiştirilmesini öngören ve buna bağlı diğer hususlarda alınmış bulunan kararların usul ve yasaya uygun bulunduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yerinde görülmeyen gerekçelerle toplantının ve alınan kararların iptali yolunda hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr