md. 26 içtihatları

18. HUKUK DAİRESİ

E. 2004/3942

K. 2004/5767

T. 6.7.2004

• KAT İRTİFAK SAHİBİNİN BORÇLARI ( Dava Açıldıktan Sonra Üzerine Düşen Borcu Yerine Getirmesi - Konusuz Kalan Davanın Reddine Karar Verilmesi Gereği )

• KAT MÜLKİYETİ ( İrtifak Hakkı Sahibinin Kendisine Düşen Borçları Yerine Getirmemesinin Yaptırımı - Dava Açıldıktan Sonra Üzerine Düşen Borcu Yerine Getirmesi )

• PAYDAŞLARA KAT İRTİFAK SAHİBİNİN HAKLARININ DEVRİ ( Dava Açıldıktan Sonra Üzerine Düşen Borcu Yerine Getirmesi - Konusuz Kalan Davanın Reddine Karar Verilmesi Gereği )

634/m. 26

ÖZET : Kat Mülkiyeti Yasasının 26. maddesi hükmünün amacı, ortak arsa üzerinde ileride kat mülkiyetine çevrilmek üzere yapılacak binanın sözleşmeye ve plana göre yapılmasının sağlanmasıdır. Bu madde ile bir kat irtifak hakkı sahibinin, kendisine düşen borçları yerine getirmemesinin yaptırımı olarak, onun arsa payının ve kat irtifak hakkının öteki paydaşlara devri öngörülmüştür. Somut olayda dava açıldıktan sonra da olsa davalı kat irtifak hakkı sahibi üzerine düşen borcu yerine getirmiş böylece dava sebebi ortadan kalkmış bulunduğuna göre konusuz kalan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu olgu gözönünde tutulmaksızın davalının arsa payının ve kat irtifakının devri yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

DAVA : Dava dilekçesinde davalıya ait bağımsız bölümlerin devri istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde; kat irtifaklı taşınmaz üzerindeki yapının tamamlanması için davalının kendisine düşen borç ve yükümlülükleri ( noterlikçe yaptırılan ihtara rağmen ) süresinde yerine getirmediği savıyla onun arsa payının ve kat irtifakının kooperatife ( diğer kat irtifakı hakkı sahibi olan kooperatif üyelerine ) devrine karar verilmesini istemiş, yargılamanın 9.10.2002 günlü oturumunda anayapıdaki eksikliklerin davalı tarafça giderilmesi, onun tarafından tamamlanmaması halinde giderlerini karşılaması koşuluyla davacı tarafın sözkonusu işi yapmasına karar verilmesi isteminde bulunulmuştur.

Mahkemenin ilk kararının Dairemizce 1.4.2003 gün ve 2003/1548-2573 sayılı ilamı ile bozulmasından sonra mahkemece yapılan yargılama sırasında davalı Salim Y.'ın davaya konu edilen edimini yerine getirdiği, diğer bir anlatımla kat irtifaklı anataşınmaz üzerindeki yapının eksik kısımlarının tamamlandığı böylece devir kararını gerektiren nedenin ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.

Davanın dayanağını oluşturan Kat Mülkiyeti Yasasının 26. maddesi hükmünün amacı, ortak arsa üzerinde ileride kat mülkiyetine çevrilmek üzere yapılacak binanın sözleşmeye ve plana göre yapılmasının sağlanmasıdır. Bu madde ile bir kat irtifak hakkı sahibinin, kendisine düşen borçları yerine getirmemesinin yaptırımı olarak, onun arsa payının ve kat irtifak hakkının öteki paydaşlara devri öngörülmüştür. Somut olayda dava açıldıktan sonra da olsa davalı kat irtifak hakkı sahibi üzerine düşen borcu yerine getirmiş böylece dava sebebi ortadan kalkmış bulunduğuna göre konusuz kalan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu olgu gözönünde tutulmaksızın davalının arsa payının ve kat irtifakının devri yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

18. HUKUK DAİRESİ

E. 2003/1548

K. 2003/2573

T. 1.4.2003

• KAT MÜLKİYETİ KURULMASI İSTEMİ ( Kat İrtifakı Sahiplerinden Biri Kendisine Düşen Borçları Noterlikçe Yapılan İhtara Rağmen İki Ay İçinde Yerine Getirmemişse Diğerlerinin Yazılı İstemi Üzerine Hakimin Onun Arsa Payının Ve Kat İrtifakının Öteki Paydaşlara Arsa Payları Oranında Devrine Karar Vereceği )

• KAT İRTİFAKI SAHİPLERİNDEN BİRİNİN KENDİNE DÜŞEN BORÇLARI YERİNE GETİRMEMESİ ( Noterlikçe Yapılan İhtara Rağmen İki Ay İçinde - Diğerlerinin Yazılı İstemi Üzerine Hakimin Onun Arsa Payının Ve Kat İrtifakının Öteki Paydaşlara Arsa Payları Oranında Devrine Karar Vereceği )

• İHTARA RAĞMEN BORÇLARINI YERİNE GETİRMEYEN KAT İRTİFAKI SAHİBİ ( İki Ay İçinde Yerine Getirmemişse Diğerlerinin Yazılı İstemi Üzerine Hakimin Onun Arsa Payının Ve Kat İrtifakının Öteki Paydaşlara Arsa Payları Oranında Devrine Karar Vereceği )

634/m.26

ÖZET : Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre ; kat irtifakı sahiplerinin bu hakka konu olan ortak arsa üzerinde, ileride kat mülkiyetine çevrilmek üzere yapılacak yapının sözleşmeye ve plâna göre tamamlanması için kendilerine düşen borçları vaktinde yerine getirmek ve yapı işini, doğruluk kuralları uyarınca kolaylaştırmakla, karşılıklı olarak, yükümlü oldukları öngörülmüş, maddenin ikinci fıkrasında da kat irtifakı sahiplerinden birinin kendisine düşen borçları noterlikçe yapılan ihtara rağmen, bu ihtar tarihinden itibaren iki ay içinde yerine getirmemişse, diğerlerinin yazılı istemi üzerine hakimin, onun arsa payının ve kat irtifakının, o zamanki değeri karşılığında, öteki paydaşlara, arsa payları oranında devrine karar vereceği hüküm altına alınmıştır.

DAVA : Dava dilekçesinde kat mülkiyeti kurulması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde, kat irtifaklı ortak arsa üzerindeki yapının tamamlanması için davalı kendine düşen borçları -noterlikçe yaptırılan ihtara rağmen- yerine getirmediğinden ruhsat alınıp kat mülkiyeti kurulamadığını ileri sürüp bunun için davalının arsa payının ve kat irtifakının kooperatif ( ve üyelerine ) devrine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davacı vekilinin istemi kat mülkiyeti kurulması suretiyle ortaklığın giderilmesi şeklinde yorumlanıp kat irtifaklı binada ortaklığın giderilemeyeceği ve kat mülkiyetine geçişin idari bir işlem olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Kat Mülkiyeti Yasasının 26. maddesinin ilk fıkrasında kat irtifakı sahiplerinin bu hakka konu olan ortak arsa üzerinde, ileride kat mülkiyetine çevrilmek üzere yapılacak yapının sözleşmeye ve plâna göre tamamlanması için kendilerine düşen borçları vaktinde yerine getirmek ve yapı işini, doğruluk kuralları uyarınca kolaylaştırmakla, karşılıklı olarak, yükümlü oldukları öngörülmüş, maddenin ikinci fıkrasında da kat irtifakı sahiplerinden birinin kedisine düşen borçları noterlikçe yapılan ihtara rağmen, bu ihtar tarihinden itibaren iki ay içinde yerine getirmemişse, diğerlerinin yazılı istemi üzerine hakimin, onun arsa payının ve kat irtifakının, o zamanki değeri karşılığında, öteki paydaşlara, arsa payları oranında devrine karar vereceği hüküm altına alınmıştır.

Davacının istemi de yasanın açıklanan bu hükmüne uygun düşmektedir. O halde, mahkemece davacı vekilinin talebi yasanın yukarda açıklanan hükmü kapsamında değerlendirilerek tahkikatın tamamlanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

14. HUKUK DAİRESİ

E. 2001/854

K. 2001/1314

T. 22.2.2001

• TAPU İPTALİ VE YOL OLARAK TERKİN TALEBİ ( Yolun Takas Sözleşmesine Konu Olamaması )

• MÜLKİYETİ NAKLEDEN SÖZLEŞMELER ( Resmi Şekilde Yapılmasının Gerekmesi )

• KADASTRO SONUCU YOL OLARAK SINIRLANDIRILAN YER ( Bu Yerlerin Köy Tüzel Kişiliği Tarafından Böyle Bir Sözleşmeye Konu Edilmesine Olanak Olmaması )

• KÖY TÜZEL KİŞİLİĞİNİN TAKAS SÖZLEŞMESİNE DAYANARAK YOL OLARAK TERKİN TALEBİ ( Kadastro Sonucu Yol Olarak Sınırlandırılan Yerin Köy Tarafından Böyle Bir Sözleşmeye Konu Edilememesi )

743/m.634

818/m.213

634/m.26

ÖZET : Davacı - köy muhtarlığı, takas iddiasıyla tapu iptali ve ihtilaf konusu yerin yol olarak terkinini talep etmişir. Mülkiyeti nakleden sözleşmelerin resmi şekilde yapılması zorunludur. Somut olayda, takas iddiasına dayanılmakta ise de bu konuda taraflar arasında resmi ya da adi yazılı bir sözleşme yoktur. Ayrıca kadastro sonucu yol olarak sınırlandırılan yerlerin köy tüzelkişiliği tarafından böyle bir sözleşmeye konu edilmesine olanak yoktur. Davanın başa nedenle de olsa sonucu itibarıyla reddedilmesi doğrudur.

DAVA : Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.4.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yol olarak terkin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.10.2000 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

KARAR : Dava, tapu iptali ve yol olarak terkin isteğine ilişkindir. Davalılar adına kayıtlı

579, 580 ve 581 parsel sayılı taşınmazlar kadastrol yola cepheli vaziyette iken davacı köy ile taşınmazların önceki malikleri arasında sözlü olarak varılan mutabakat gereğince kadastrol yolun davalılara ait taşınmazlardan geçirilerek yolun artık kullanılmayan kesimlerinin de davalıların bayilerine bırakılması kararlaştırılmış, davalı taşınmazlarının nizalı kesimleri fıilen yol olarak kullanılmaya başlanmıştır. Dava konusu taşınmazlardan 581 numaralı parseli satın alan yeni malik, davalı A. İhsan çapa göre ölçüm yaptırarak taşınmazından yol geçirilmesine razı olmamış, köyü dava ederek fıilen kullanılan yoldan geçişi engellediğinden, davacı köy de davalılar aleyhine açmış olduğu bu davada takas iddiasına dayanarak tapu iptali ve nizalı yerlerin yol olarak terkinini istemiş, on yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı köy, hükmü temyize getirmiştir.

Medeni Kanunun 634, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun değişik 26. maddesi gereğince mülkiyeti nakleden sözleşmelerin resmi şekilde ve Tapu Sicil Muhafızı veya memuru tarafından tanzim edilmesi şarttır. Somut olayda takas iddiasına dayanılmakta ise de bu konuda taraflar arasında resmi ya da adi yazılı şekilde yapılmış herhangi bir sözleşme bulunmadığı gibi esasen kadastro sonucu yol olarak tahdit edilen yerlerin köy tüzel kişiliğince böyle bir sözleşmeye konu edilmesi de mümkün değildir. Mahkemece her ne kadar 3402 Sayılı Kanunun 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle kararı verilmş ise de takas işlemi kadastrodan sonraki bir dönemde yapıldığından davacı bu nedenle kadastrodan önceki sebeplere dayanmamakta olup, yol olarak sınırlanan yerlerin de köy muhtarlığınca yukarıda belirtildiği şekilde bir takas sözleşmesine konu edilmesi söz konusu olamayacağından davanın reddi sonucu itibarıyla doğru olup hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

18. HUKUK DAİRESİ

E. 1997/7879

K. 1997/8796

T. 7.10.1997

• ARSA PAYI VE KAT İRTİFAKININ DEVRİ ( Kat İrtifakı Tesis Edilmiş Bir Arsa Üzerinde Geçerli Projesine Göre İnşaatın Tamamlanmasının Esas Olması )

• KAT İRTİFAKI SAHİBİNİN BORÇLARI ( Kat İrtifakı Tesis Edilmiş Bir Arsa Üzerinde Geçerli Projesine Göre İnşaatın Tamamlanmasının Esas Olması )

• YAPI KULLANMA İZNİ VERİLMEYEN YAPI ( Yasal Olduğunun Kabul Edilememesi )

634/m.26

ÖZET : Kat irtifakı tesis edilmiş bir arsa üzerinde geçerli projesine göre inşaatın tamamlanması esastır. Yapı kullanma izni verilmeyen yapının yasal olduğu kabul edilemeyeceği gibi, ihtarat yapılmadan önce bina tamamlanmış ise Kat Mülkiyeti Kanununun 26. maddesinde öngörülen payın devri artık söz konusu olmayacaktır.

DAVA : Dava dilekçesinde 634 Sayılı Yasanın 26. maddesi gereği arsa payı ve kat irtifakının devri istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av. Atilla Metin ile aleyhine temyiz olunan davacılar vekili Av. Cenap Önen geldi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiğe gönderilmiş olup, bu kez eksik tamamlanarak dönmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.

KARAR : Hükmüne uyulan Dairenin karar düzeltme üzerine verdiği 16.6.1992 günlü ilamda, davalının kat irtifakı sahibi bulunduğu ana yapının tamamlanması için diğer kat maliklerince ihtarat yapıldığı ve ihtara rağmen süresinde kendisine düşen parayı yatırmadığının anlaşıldığı açıklanarak Kat Mülkiyeti Kanununun 26. maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilerek anılan madde hükmü uyarınca karar verilmesi gerektiği vurgulanmış ve mahkemece bu karar uyarınca değer yönünden gerekli araştırma yapılmış ise de, bozma ilamından sonraki süre içerisinde yapılacak tahkikattan, binaya imar affından yararlanılarak iskan izninin henüz verilmediği, bu konuda idare mahkemesine dava açılmış ve karar verilmiş ise de kararın henüz kesinleşmediği, bu arada bir nolu bağımsız bölüm malikinin bağımsız bölümünü başka bir kişiye devredip o kişinin davaya katılıp katılmayacağının belirlenmediği anlaşılmıştır.

Kat irtifakı tesis edilmiş bir arsa üzerinde geçerli projesine göre inşaatın tamamlanması esastır. Yapı kullanma izni verilmeyen yapının yasal olduğu kabul edilemeyeceği gibi, ( İdare mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği dikkate alınarak ) ihtarat yapılmadan önce bina tamamlanmış ise Kat Mülkiyeti Kanununun 26. maddesinde öngörülen payın devri artık söz konusu olmayacaktır. Çünkü bu maddedeki hükmün amacı, yapının tamamlanmasına yöneliktir. Hükmüne uyulan bozma ilamında 26. maddenin koşullarının gerçekleştiği açıklanmış ve mahkemece bozmaya uyulmakla bu husus usulen kesinleşmiş ise de, mülkiyetin özüne etkili olacak bir konuda usuli kazanılmış hak Yargıtay uygulamalarında dikkate alınmamaktadır. O nedenle öncelikle yapının mimari projesine göre tamamlanıp tamamlanmadığı, davalıya ihtar edilen ödemelerin yapının tamamlanması için gerekli gider karşılığı mı yoksa tamirat veya ek tadilata mı yönelik olduğu hususları, ilgili tüm projeler getirtilip incelendikten ve yukarıda açıklandığı gibi yapı kullanma belgesi ile ilgili mahkeme kararı kesinleşip bu belge verildikten sonra hasıl olacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulmalıdır.

İhtarat yapılmadan önce yapının projesine göre tamamlanmış olduğu, o nedenle ihtaratın yapının projesine göre tamamlanmasına yönelik olmadığı saptandığı veya ihtar edilen ödemelerin yapının tamamlanmasına yönelik olmayıp, tadilat veya tamirata ilişkin olduğu anlaşıldığı takdirde 26. maddenin uygulanamayacağı dikkate alınmalıdır. Diğer taraftan yapı kullanma belgesi verilmediğine göre yapının mimari projesine veya yürürlükteki imar mevzuatına uygun yapılmadığı sonucu doğacağından, yapı kullanma belgesi verilmesi konusunda İdare Mahkemesince verilen kararın sonucu ( kesinleşmesi ) beklenerek 26. maddenin yapının plana göre yapılması gerektiğini öngören birinci fıkrasındaki koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek payın devri ile ilgili istem konusunda bu hususlar dikkate alınarak hüküm kurulmalıdır.

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr