MADDE 18 İÇTİHATLARI

1-) ANATAŞINMAZDA ONARIM VE İNŞAAT
(18. HD. 8.6.2009, 5553/6120).

Davacı dava dilekçesinde, davalı A. K.'nün pergolesinin etrafına taktırdığı stor tipi perdeyi devamlı suretle kapalı tutarak kendisinin manzarasını kapatıp rahatsızlık verdiğini, ayrıca; diğer davalı M. E.'in bağımsız bölümünün yan cephesine geniş bir pencere açarak onaylı mimari projeye aykırı davrandığını ileri sürerek projeye aykırılıkların ve rahatsızlık verici durumun ortadan kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılmasına karşın bağımsız bölümün yan cephesine açılan pencere konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Pergolenin etrafına takılan stor tipi açılır ve kapanır perde ile ilgili olarak verilen rahatsızlık iddiası konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 18.maddesine göre kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler. Öte yandan aynı Yasanın 19.maddesinin ikinci fıkrasında da; kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramayacağı öngörülmüştür.
Mahkemece Yasanın yukarıda değinilen hususları dikkate alınarak davalılardan A. K.'nün pergolenin etrafına stor tipi perde takmak suretiyle verdiği rahatsızlık konusunda davacının tüm delilleri toplanıp bilirkişiden bu konuda ek rapor alınıp oluşacak sonuç doğrultusunda,
Diğer davalı M.E.'in binanın yan cephesine açmış olduğu pencerenin onaylı mimari projeye uygun bulunup bulunmadığı konusu bilirkişiye incelettirilerek projeye aykırılıklar bulunduğu takdirde bunun da onaylı mimari projeye uygun hale getirilmesine, karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.

2-) BAĞIMSIZ BÖLÜMDE OTURAN KİŞİNİN DİĞER KAT MALİKLERİNİ RAHATSIZ ETMESİ
(18. HD. 11.5.2009, 4903/5003).

Davada, kat maliki E.. K..'un B-Blok 7 nolu bağımsız bölümünde oturan kardeşi davalı T. A.'ın diğer bağımsız bölümlerde oturanlara rahat vermeyen ve huzur bozucu davranışlar sergilediği her gün öğleden sonra bali kokladığı ve kendini kaybedecek derecede sarhoş olup sürekli bir biçimde etrafa bağırıp çocukların korkmasına neden olduğu ileri sürülerek, Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesi hükmü uyarınca diğer kat maliklerini rahatsız ve huzursuz eden davalının belirtilen bağımsız bölümden tahliyesi ile siteden uzaklaştırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesi hükmüne göre kat malikleri gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirlerini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler. Bu Yasada kat maliklerinin borç ve yükümlerine ilişkin olan hükümler bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir biçimde sürekli olarak yararlananlara da uygulanır. Anılan Yasanın 33. maddesi hükmüne göre de kat maliklerinden birinin ya da başka bir nedene dayanarak devamlı bir biçimde yararlanan kimsenin borç ve yükümlerini yerine getirmemesi yüzünden zarar gören kat maliki veya kat malikleri ana taşınmazın bulunduğu yerin sulh mahkemesine başvurarak hakimin müdahalesini isteyebilir. Hakim ilgilileri dinledikten sonra bu Yasaya ve yönetim planına ve bunlarda bir hüküm yoksa genel hükümlere ve hakkaniyet kurallarına göre derhal kararını verir ve bunun tespit edeceği kısa bir süre içinde yerine getirilmesi gereğini ilgiliye tefhim ve tebliğ eder.
Belirlenen süre içinde hakimin kararının yerine getirilmemesi durumunda ve bu yolda bir başvuru söz konusu olduğunda ise, maddenin son fıkrasında yazılı olan cezai yaptırım uygulanacaktır.

Özetle 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 18. ve 33. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; bağımsız bir bölümde oturanın diğer bağımsız bölümde oturanlara rahatsızlık vermesi durumunda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesinin anılan madde hükümlerinde öngörülmediği bu hususun ancak 24. maddede düzenlenen yasal işler için geçerli olduğu anlaşılacaktır. Rahatsız edici kullanımın önlenmesi için mahkemece saptanacak olan önlemlerin alınması ve bu önlemlerin belirlenen süre içerisinde yerine getirilmemiş olması durumunda ise 33. maddenin son fıkrasındaki yaptırımın uygulanması gerekecektir ki yanlar arasındaki uyuşmazlık henüz o aşamaya da gelmiş değildir.
Somut olayda, davalı kat mülkiyetli anataşınmazın B-Blok 7 nolu bağımsız bölümünden sürekli bir biçimde yararlanan kişi konumunda olup, davada bu kişinin diğer bağımsız bölümlerde oturanlara rahatsızlık verdiği ve huzursuzluk yarattığı ileri sürülmekte, bu olgu toplanan kanıtlarla, özellikle dinlenen tanık anlatımlarıyla saptandığına göre mahkemece davalının sözü edilen rahatsızlık verici ve huzursuzluk yaratıcı eylemlerine son vermesi konusunda gerekli uyarının yapılmasına hükmetmesi ve ilgiliye tefhim ve tebliğ ile yetinilmesi gerekirken davalının bağımsız bölümden tahliyesi ile siteden uzaklaştırılması yolunda hüküm kurulmuş olması yasaya ve yönteme aykırıdır.

3-) PROJEYE UYGUN HALE GETİRME
(18. HD. 27.11.2008, 9280/12619).

Davacı vekili dava dilekçesinde, kat irtifaklı anataşınmazda kat irtifak hakkı sahibi olan davalıların yasaya aykırı olarak onaylı mimari projesinde anataşınmazın sıvı yakıtla ısıtılması öngörüldüğü halde 12.09.2006 günü bir araya gelerek yakıt kazanını kömür yakıtına uygun kazana dönüştürdüklerini, müvekkilinin duvarının altından dışarıya doğru kazan borusu döşediklerini, bacadan çıkan duman ve kurumun eşyalarına zarar verdiğini, kir ve is içinde bıraktığını ileri sürerek davalıların müdahalelerinin önlenmesini, yasaya ve projeye aykırı yapılan kalorifer kazanının kaldırılmasını, bacanın yıkılmasını, durumun eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, projeye aykırı olarak sonradan yapılan bacanın ve kalorifer kazanının kaldırılmasına, projeye uygun eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, kat irtifaklı anataşınmazda davacı da dahil olmak üzere 9 kat irtifak hakkı sahibinin bulunduğu, bunlardan sekizinin 28.08.2006 ve 12.09.2006 günleri toplanarak anataşınmazın ısıtma kazanının değiştirilmesine ve dava konusu edilen tesis ve değişikliklerin yapılmasına, bununla ilgili olarak fiyat konusunda piyasa araştırması yapılmasına, bağımsız bölüm maliklerinden gerekli masrafın tahsiline karar verildiği anlaşılmaktadır.
5711 Sayılı Yasayla değişik 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin ikinci fıkrasına göre kat maliklerinden biri bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramaz. Yasanın bu hükmünün karşıt yorumundan kat maliklerinin beşte dördünün katılımıyla bu tür tesis ve değişikliklerin yaptırılabileceği açıkça anlaşılmaktadır. Bununla birlikte 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesine göre de; kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerin, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler. Mahkemece yasanın sözü edilen hükümleri dikkate alınarak olay yerinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp davacının iddia ettiği gibi davalıların yapmış oldukları tesis ve değişiklik sonucu davacıya ait bağımsız bölüme is, kurum ve duman gibi zarar verici maddelerin sızıp-sızmadığı araştırılıp bunların ne şekilde giderilebileceği belirlenerek bu önlemlere hükmedilmesi, alınacak tüm önlemlerle rahatsızlık verici durumun giderilememesi halinde ancak yapılan tesis ve değişikliğin eski hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken davacının dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarla ilgili olarak doğrudan doğruya el atmanın önlenmesine, yapılan tesis ve değişikliğin eski hale getirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4-) PROJEYE AYKIRI YAPI
(18. HD. 27.10.2008, 7623/10982).

Dava dilekçesinde, davalının projeye aykırı olarak anataşınmazın ortak bahçesine taktırdığı demir korkuluğun kaldırılması ve bahçeye el atmanın önlenmesiyle buranın kat maliklerince eşit olarak kullanılmasının sağlanması istenilmiştir.
a ) Anataşınmazın yerinde yaptırılan bilirikişi incelemesine göre dava konusu edilen pergolelerin mimari projeye aykırı olduğu ve bunların yapılması için tüm kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay uygulamalarına göre de yukarıdaki koşullar gerçekleşmeden yapılan değişikliğin diğer kat maliklerine zarar verip vermediği ve onları rahatsız edip etmediğine bakılmaksızın eski hale getirilmesi ilkesi benimsenmiş bulunmaktadır.
b ) Kat maliklerinden her biri gerek bağımsız bölümlerini gerekse ortak yerleri ve eklentilerini kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlü olup, kat maliklerinin bu borca ve yükümlülüklerine ilişkin olan Yasa hükümleri bağımsız bölümlerden harhangi bir suretle davamlı olarak yararlananlara da uygulanır. Bu borçları yerine getirmeyenler kat malikleriyle birlikte müteselsil olarak sorumlu olur.

5-) ORTAK YERE ELATMANIN ÖNLENMESİ
(18. HD. 15.7.2008, 5489/8607).

Davada davalı yanın dükkan nitelikli bağımsız bölümünü tüpgaz bayii olarak kullandığı, bir üst kattaki bağımsız bölümde oturan davacı yönünden tehlike oluşturduğu, ayrıca davalının işyeri tabelasının bağımsız bölümünün sınırlarını aşar ve ortak yere el atar biçimde konulduğu ileri sürülerek, tabelanın kaldırılmasına ve hayati tehlike yaratması nedeniyle davalının bağımsız bölümünü Aygaz Bayii olarak kullanımına son verilmesi ve kiracıların buradan tahliyesi istenilmiştir. Mahkemece davalı şirketin Aygaz tabelasının bulunduğu yerden kaldırılmasına, davalının kendi bağımsız bölüm sınırları içinde kalmak üzere belli ölçülerde tabela asılmasına, diğer istemlerin reddine karar verilmiş; hükmü davacı vekili salt reddedilen istemler yönünden temyiz etmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgeler incelendiğinde dava konusu bağımsız bölümün dükkan nitelikli olduğu, buranın Aygaz ( tüp ) bayii olarak kullanıldığı keşif sırasında, dükkanın içerisinde iki adet tüp bulunduğu, bağımsız bölümün üstüne gelecek biçimde dış duvara "AYGAZ" tabelasının asıldığı anlaşılmaktadır. Anataşınmazın yönetim planında tüm bağımsız bölüm maliklerinin oybirliğiyle karar verilmedikçe anayapının ön, arka ve yan cephelerine dışarıdan görünen veya dışarıya sarkan levha ve tabela asılamayacağı öngörülmüş, buna göre dava konusu edilen tabelanın bulunduğu yerden kaldırılması ile yetinilmesi gerekirken, davalı yanın bağımsız bölümlerinin sınırları içerisinde kalmak koşuluyla tabela asılmasına da hükmedilmiş ise de, bu konuda temyiz bulunmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Dava konusu edilen bağımsız bölümün tüp bayii olarak kullanılması açısından ise; Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesi hükmüne göre kat malikleri gerek bağımsız bölümlerini gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek birbirinin haklarını çiğnenemekle karşılık olarak yükümlüdürler. Kat maliklerinin bu borç ve yükümlülüklerine ilişkin hükümler bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma hakkı sahiplerine veya bölümlerden herhangi bir biçimde sürekli olarak yararlanananlara da uygulanır. Somut olayda davacı kat maliki mesken nitelikli bağımsız bölümünün altındaki bağımsız bölümün davalı tarafça Aygaz bayii olarak kullanıldığını, buradaki tüplerin kendisi ( bağımsız bölümü ) için hayati tehlike oluşturduğunu ileri sürmektedir. Yerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda da sözü edilen bağımsız bölümün içerisinde Aygaz tüplerinin ( iki adet tüp ) bulunduğu saptanmış, dosya içerisindeki fotoğraflardan da buranın Aygaz bayii olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu nitelikte kullanılan bağımsız bölümün üst kattaki meskende oturan davacı ve diğer tüm bağımsız bölümler açısından tehlike yarattığı açıktır. Böyle bir işyerinin meskenlerin yer aldığı ana yapıda faaliyet gösterdiği saptandığına göre, davacı yanın buna ilişkin isteminin de Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, reddi yolunda hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

6-) BAĞIMSIZ BÖLÜMDE HAYVAN BESLEME
(18. HD. 7.7.2008, 4963/8075).

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının bağımsız bölümünde barındırdığı köpeğin, aynı katta bağımsız bölüm maliki olan müvekkilinin kızını ısırdığını ve benzeri rahatsızlıklar verdiğini ileri sürerek bu köpeğin davalı tarafından bağımsız bölümünden ve anayapıdan uzaklaştırılmasını istemiştir.
Mahkemece dinlenen tanık anlatımlarına dayanılarak köpeğin davacının kızını ısırmasından başka rahatsızlık vermediği ve yönetim planında da bağımsız bölümlerde köpek beslenmesini yasaklayan bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesi hükmü uyarınca kat malikleri bağımsız bölümlerini ve eklentileri ile ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler; kat maliklerinin borç ve yükümlülüklerine ilişkin hükümler bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir biçimde sürekli olarak yararlananlara da uygulanır.
Somut olayda davalının oturduğu bağımsız bölümde barındırdığı köpeğin davacının kızını ısırdığı konusunda uyuşmazlık olmadığı gibi bu olgu mahkemece de kabul edilmiş bulunmaktadır. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre anataşınmazda ve bağımsız bölümlerde köpek beslenmesini yasaklayan herhangi bir hüküm olmaması rahatsızlık verdiği saptanan köpeğin uzaklaştırılmasına engel oluşturmaz. Dava konusu edilen köpeğin komşu bağımsız bölümde oturan davacının kızını ısırmış olması yukarıda sözü edilen 18. madde kapsamında rahatsız etme anlamını taşıdığı gözetilerek bu köpeğin barındırıldığı bağımız bölümden ve bu bölümün yer aldığı anataşınmazdan uzaklaştırılmasına hükmedilmesi gerekirken yerinde görülmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

7-) ANATAŞINMAZIN KORUNMASI
(18. HD. 1.5.2008, 1278/5318)

Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında 8 nolu bağımsız bölümün balkonlarının PVC ile kapatıldığını ileri sürerek mimari projeye aykırı olan bu durumun giderilmesini istemiş, mahkemece de istem gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde mevcut Keçiören Belediye Başkanlığı İmar ve Yapı Denetim Müdürlüğü'ne verilen 29.06.2004 günlü belgede; 8 nolu dairenin mutfak balkonunun kapatıldığına değinilerek bu nedenle dilekçede adı yazılı olan ve imzaları bulunan kişilerin PVC doğrama ile kapatılan balkonun bu hale getirilmesine muvafakat ettikleri hususuna yer verilen belgede davacı Ali'nin de imzasının olduğu görülmüştür.
4721 sayılı Türk Medeni Yasası'nın 2. maddesine göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Davacının daha önce balkonunu PVC ile kapatması için davalıya izin verdiği anlaşıldığından, bu konu ile ilgili olarak dava açması dürüstlük kurallarına uygun düşmemektedir.

8-) BAĞIMSIZ BÖLÜME KLİMA TAKILMASI
(18. HD. 10.4.2008, 314/4171).

Davacı dava dilekçesinde, davalının balkonuna monte ettiği kombi cihazının bacasında yoğunlaşan buharı oluşturduğu suyun binanın giriş ve çıkış yerlerine akmak suretiyle kat maliklerinin ıslanmalarına neden olduğunu ileri sürmektedir. Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda sözü edilen su damlaması ile ilgili olarak ne gibi tedbirlerin alınması gerektiği tartışılmamıştır.
Doğalgaz veya sıvı yakıtla çalışan şofben ve kombi ile elektrikle çalışan klima cihazları modern yaşamın vazgeçilmez, faydalı ve zorunlu ev aletlerindendir. Anataşınmazın onaylı mimari projesinde bu aletler için yer ayrılmadığı takdirde, bunların bağımsız bölümlerin hangi yerlerine konulacağı sorunu ile karşılaşılmaktadır. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde, Kat Mülkiyeti Yasası'nın yasaklayıcı hükümlerini aynen uygulamak sorunu herkesin kabul edebileceği biçimde çözmemekte, bazen de işi daha karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hale getirmekte, memnuniyetsizliğe neden olmaktadır. Bulunacak çözüm yolu; kişilerin can güvenliğini tehlikeye düşürmemek, çağın sunduğu bu teknolojik olanaklardan tüm kat maliklerini yararlandırmak, bunun yanında da 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18. maddesinde değinildiği gibi bu cihazları kullananların doğruluk kurallarına uymasını sağlamak, diğer kat maliklerini rahatsız etmemek. ve onların haklarını çiğnememek, yönetim planı hükümlerine de uymak olmalıdır. Bu ana ilkeler çerçevesinde; öncelikle apartmanın onaylı mimari projesinde kombi, şofben ve klima cihazları için belirlenmiş bir yer bulunup bulunmadığının araştırılması ve bu aletler için özel bir yer ile baca ve gider sistemi ile ilgili herhangi bir düzenleme yapılıp yapılmadığına bakılmalı, yer ayrılmamış ise bu takdirde anataşınmazın yönetim planında; kat maliklerinin bağımsız bölümlerinin balkon veya pencerelerine kombi, şofben ve klima cihazlarının konulmasının yasaklanıp yasaklanmadığı araştırılıp, yönetim planında böyle bir yasaklayıcı düzenleme bulunduğu takdirde mahkemece balkona veya pencereye konulmuş olan cihazların sökülüp kaldırılmasına karar verilmelidir. Bu aletler için yönetim planında bir yasaklama bulunmadığı takdirde balkonun iç kısmındaki duvarlara veya bağımsız bölümün pencerelerine monte edilmek, başka bağımsız bölümlere ve ortak alanlara su veya herhangi bir sıvı akıtmamak, zarar verecek ve tahammül sınırlarını aşacak boyutta koku, duman veya ses çıkarmamak koşuluyla buna izin verilmelidir.
Somut olaya gelince; anataşınmazın yönetim planında balkonlara kombi cihazı konulamayacağına dair bir yasaklama bulunmamaktadır. O halde mahkemece, olay yerinde bilirkişi aracılığıyla onaylı mimari proje de uygulanmak suretiyle keşif yapılarak mimari projede kombi için yer ayrılıp ayrılmadığının, ayrılmış ise şofbenin buraya konulup konulmadığının tespit edilmesi, projede özel bir yer gösterilmiş ve alet bu yere konulmamış ise halen bulunduğu yerden kaldırılarak tekniğine uygun şekilde projesindeki yerine yerleştirilmesi, projesinde herhangi bir şekilde kombi Cihazı yeri yok ise bu takdirde kombi cihazının teknik özellikleri de irdelenerek davacının iddia ettiği gibi bacasında buhar yoğunlaşması oluşup oluşmayacağı ve bunun sonucu olarak çevreye rahatsızlık verecek miktarda su akıtıp akıtmadığının, su akıtması halinde bunun ne şekilde giderilebileceğinin, söz konusu suyun bağımsız bölümün kombi cihazının yerleştirildiği balkonun zemininde bulunması gereken atık su gideri hattına verilip verilemeyeceğinin saptanıp belirlenmesi, rahatsızlığı giderecek hiçbir çözüm yolu bulunamadığı takdirde kombi cihazının sökülerek kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.

9-) KAT MALİKLERİNİN SORUMLULUĞU
(18. HD. 31.3.2008, 341/3776).

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların malik ve kiracı olarak kullanmakta oldukları bağımsız bölümde pasta ve börek imalatı ile pişirilmesi faaliyetini yürüttüklerini, sürekli olarak yürütülen bu faaliyet nedeniyle gürültü ve koku meydana geldiğini, kendilerinin gürültü ve kokudan rahatsız olduklarını ileri sürerek davalı tarafın meydana getirdiği rahatsız edici bu durumların önlenmesi için börek ve pasta imalat ve pişirilmesine son verilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, pastanenin bütün tavan ve duvar yüzeylerine ses tecridi yapılmasına, davalının pastanedeki büyük tüplerin değiştirilmesi sırasında çıkardığı gürültünün giderilmesine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18. maddesine göre kat malikleri gerek bağımsız bölümlerini, gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirlerinin haklarını çiğnememekle karşılıklı olarak yükümlüdürler. Bu Yasa'da kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara veya bu bölümlerden herhangi bir surette devamlı olarak faydalananlara da uygulanır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; kat mülkiyetli ana taşınmazın dava konusu edilen bağımsız bölümünün dükkan olarak tapuda kayıtlı bulunduğu, mahkemece yargılama sırasında sözü edilen yerde dava konusu edilen iddialarla ilgili olarak bilirkişi aracılığıyla herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı, 02.01.2006 günü aynı mahkemece dava konusu yerde yapılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın sonuçlandırıldığı, sözü edilen tespit raporunda rahatsızlık verici durumlara değinildiği halde, bunların hangi önlemlerle giderilebileceği konusuna değinilmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece olay yerinde yeniden keşif yapılıp davacının dilekçesinde ileri sürdüğü rahatsızlık verici durumların ( gürültü ve kokunun ) ne gibi önlemlerin alınmasıyla önlenebileceği araştırılıp saptandıktan sonra bu önlemlere, rahatsızlığın giderilmesinin alınacak önlemlerle mümkün olmaması halinde istem gibi faaliyetin sona erdirilmesine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz araştırmaya dayanan önceki tespit raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
 

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr