md. 29 içtihatları
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/511
K. 2002/3319
T. 9.4.2002
• DEPREMDE ZARAR GÖREN KOOPERATİF İÇİN VERİLEN SENETLERİN BEDELSİZLİĞİNİN TESPİTİ
ÖZET : Kooperatifin, faaliyetine devam edip etmeyeceği ve faaliyetini amacı doğrultusunda ne şekilde sürdüreceği, ortakların oluşturduğu genel kurullarca belirlenir. Üyelerin bu konularda, kooperatif organlarının karar ve işlemlerini göz ardı ederek münferiden tavır belirleme hakları bulunmamaktadır. Davalı kooperatifin inşa ettiği taşınmazların depremde zarar görmesi, davacı üyeye genel kurulda belirlenen aidatları ödemekten kaçınma hakkı vermez. Davacı, kooperatif ortağı olduğuna göre, kooperatif organlarının kararlarının batıl olduğunu tespit veya bu kararları iptal ettirmedikçe alınan kararlara uymak zorundadır. Kaldı ki davalı kooperatif genel kurulunun dava öncesinde, davaya konu senetlerden doğan borcun bir kısmını ortadan kaldırdığı ve bu kısımlarla ilgili dava açmada hukuki yarar bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
KARAR :
Dava, kooperatif lehine üye tarafından keşide edilen senetlerin bedelsizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu senetlerin düzenlenmesine dair alınan genel kurul kararında mali yükümlülüklerin artırılması konusunda uyulması gereken nisabın bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Davaya konu bonolar, 20.8.1999 ila 20.12.1999 vadeli olup; ağustos ve aralık aylarındakiler 160.000.000._TL, diğerleri ise 60.000.000._TL bedellidir. Davalı kooperatifin 3.1.1999 tarihli genel kurulunda, üyelerin aidatları belirlenerek senede bağlanması kararlaştırılmış, 5.9.1999 tarihli genel kurulda, kooperatif borcunun 14.545.000.000._TL olduğu belirtilerek yönetim kurulu raporu görüşülmüş ve 160.000.000._TL bedelli 20.8.1999 Ağustos bonosunun ödenmesi kararı alınmış; 16.10.1999 tarihli genel kurulda ise, yine aynı Ağustos bonosunun ödenmesi, eylülden itibaren de aylık 30.000.000._TL aidat alınması kararlaştırılmıştır. Bu karara karşı bir muhalefet ve iptali için açılmış herhangi bir dava bulunmamaktadır. Alınan bu aidat miktarını belirleme kararlarının ortaklara ek ödeme yükümü getiren türden oldukları düşünülemeyeceğinden, toplantı ve karar yetersayısı yönünden batıl oldukları da söylenemez.
Kooperatifin, faaliyetine devam edip etmeyeceği ve faaliyetini amacı doğrultusunda ne şekilde sürdüreceği, ortakların oluşturduğu genel kurullarca belirlenir. Üyelerin bu konularda, kooperatif organlarının karar ve işlemlerini göz ardı ederek münferiden tavır belirleme hakları bulunmamaktadır. Davalı kooperatifin inşa ettiği taşınmazların depremde zarar görmesi, davacı üyeye genel kurulda belirlenen aidatları ödemekten kaçınma hakkı vermez. Davacı, kooperatif ortağı olduğuna göre, kooperatif organlarının kararlarının batıl olduğunu tespit veya bu kararları iptal ettirmedikçe alınan kararlara uymak zorundadır. Kaldı ki davalı kooperatif genel kurulunun dava öncesinde, davaya konu senetlerden doğan borcun bir kısmını ortadan kaldırdığı ve bu kısımlarla ilgili dava açmada hukuki yarar bulunmadığı da anlaşılmaktadır.
 
HUKUK GENEL KURULU
E. 1999/10-1
K. 1999/1
T. 27.1.1999
• KOOPERATİFİN TASFİYE İLE KİŞİLİĞİNİN SONA ERMESİ
ÖZET : Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfıye işleminin eksiksiz olarak tamamlanması gerekir. Tasfiye işlemleri tümüyle tamamlanmamış ve tasfiyede kimi eksikler kalmışsa, ticaret sicilindeki kayıt silinmiş olsa bile tasfiyenin gerçekleştiğinden ve kooperatif tüzel kişiliğinin sona erdiğinden söz edilemez. Somut olayda, kooperatifin eksik kalan işlerinin tasfiye kurulunca emanet usulü ile halen yürütülmekte olduğu, bu nedenle tasfıye işlemlerinin eksik kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle kooperatif tüzel kişiliğinin yeniden ihya edilmesi, ihya için ise tasfiye kurulu ile ticaret siciline husumet tevcihi zorunludur. Kooperatif alacaklılarına karşı öncelikle kooperatif tüzel kişiliği sorumludur. Kooperatif mal varlığı bu borcu karşılayamadığı takdirde ortaklara ancak yasadaki öngörülen koşullarla başvurulabilir. Tasfiye hataya dayalı ise gerçek anlamda tasfıyeden söz edilemez. Hataya veya kasda dayalı şeklen gerçekleştirilmiş bir tasfıyenin kaldırılması mümkündür. Somut olayda, tüzel kişiliğin sona ermesi nedeniyle tasfıye memurları ve emanet komisyonu aleyhine dava açılmıştır. Tüzel kişi aleyhine açılması gereken davada husumetin temsilcide hata ile yanlış tevcih edildiği sonucuna varılarak mahkemece, tüzel kişiliğin ihyası için tasfiye memurları ve ticaret siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılabilmesi için mehil verilmesi gerekir. Dava açıldığı takdirde, alınacak sonuca göre bu davaya devam edebilme imkanı olduğu takdirde, tüzel kişiliğe tebligat yapılarak davaya devam edilmesi gerekir.
KARAR :
Davadaki uyuşmazlık davacı SSK'nin S. S. B. Konut Yapı Kooperatifı'nin tüzel kişiliğinin devam ettiği sırada bir işçinin iş kazası sebebiyle ölümü sonucu, ölenin hak sahiplerine ödenen tazminatın 506 Sayılı Yasa'nın 26. maddesi hükmü gereğince davalılara rücuundan kaynaklanmaktadır. Ne var ki davada asıl sorumlu olması gereken, anılan tüzel kişiliğinin bu davadan önce 27.3.1995 tarihinde Ticaret Sicili Kooperatif gazetesinde ilan edilmek suretiyle son bulduğu anlaşılmaktadır. O nedenle de dava kooperatifın tüzel kişiliği aleyhine açılamamış, tasfıye ve emanet komisyonu üyeleri olan davalılar aleyhine şahsen açılmış bulunmaktadır.
Özel Daire ile mahkeme arasındaki çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, tasfıye ile kişiliği sona ermiş bulunan kooperatife, -ihya yolu ile tasfıye kararı kaldırılarak- yeniden tüzel kişiliğinin kazandırılıp kazandırılamayacağı noktasının belirlenmesinde toplanmaktadır. Hemen belirtelim ki 1163 Sayılı Kooperatifler Yasası'nın 28. maddesi hükmüne göre, kooperatif alacaklarına karşı öncelikle kooperatif tüzel kişiliği sorumludur. Kooperatifın mal varlığı bu borcu karşılayamadığı takdirde ortaklara ancak aynı yasanın 29 ve 20 ve 31. madde koşullarının oluşması halinde başvurulabilir.
Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfıye işlemi; borçlar hukukuna göre aynı zamanda bir hukuki muamele olup, bu karar ve işlem bir hataya dayalı ise gerçek anlamda bir tasfıye işleminden söz edilemez. Hataya veya kasda dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfıyenin kaldırılmasının gerek o işlemi gerçekleştirenlerce, gerekse bundan zarar görenlerce istenebilmesi, borçlar hukukunun temel kurallarından biridir. Buna yönelik bir düzenleme ne 1163 Sayılı Yasa'da, ne de anılan yasanın 98. maddesi hükmü yollaması ile Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinde bulunmamaktadır. O nedenle TTK'nin 1. maddesi yollaması ile Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde hataya dayalı bir hukuki işlemin düzeltilmesine imkan tanınması kaçınılmazdır. Nitekim, aynı sonuca bu tür uyuşmazlıkların çözümlenmesinde görevli olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce varıldığı gibi ( Y 11. HD.'nin 15.3.1993 tarih ve 1993/555-1765 sayılı karan ) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca da aynı görüş benimsenmiştir ( YHGK'nin 17.9.1997 tarih ve 1997/11-441-649 sayılı karan ).

Görülmekte olan dava, kooperatifın tüzel kişiliğinin sona ermesi sebebiyle tasfıye ve emanet komisyonu üyesi olan davalılar aleyhine açıldığına göre, tüzel kişiliğin aleyhine açılması gereken davada husumetin temsilcide hata ile yanlış fevcih edildiği sonucuna varılarak mahkemece, tüzel kişiliği sona eren kooperatifın tüzel kişiliğinin sona ermesine ilişkin kararının kaldırılarak, ihyası için tasfıye memurları ile ticaret siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa HUMK'nin 39 ve 40. maddeleri hükümleri uyarınca uygun bir önel verilmesi ve bu dava açıldığı takdirde, alınacak sonuca göre bu davaya devam edebilme imkanı olduğu takdirde tüzel kişiliğe tebligat yapılarak davaya devam edilmesi gerekir.

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr