md. 28 içtihatları
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2008/5996
K. 2008/8327
T. 21.4.2008
• KOOPERATİF ALACAKLILARI
ÖZET : Ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yanlız mamelekleri ile sorumludur. Dairemizin yerleşik kararlarında ve HGK.nun 14.4.1999 tarih, 1999/12-210 esas - 1999/206 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere kooperatifin sorumlu olduğu hususlarda ortaklara gidilebilmesi için, kooperatifin tasfiye edilmiş, sicilden silinmiş olması yeterli değildir. Kooperatifler Kanununda TTK.nun 179.maddesinden farklı bir hüküm getirilmiştir. Ancak kooperatif aleyhine gerekli takibat yapılıp sonuç alınamaz ise sorumluluk durumlarına göre ortaklarına müracaat edilebilir.
KARAR : Alacaklının SS. Bengi Konut Yapı Kooperatifi aleyhine, Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden almış bulunduğu 2004/479 E. - 2006/284 K. sayılı ilama istinaden 62.703.59.YTL. alacak için icra takibine geçtiği,
Ancak;
Takipten önce kooperatifin tasfiye edilip Ticaret Sicilinden silindiğinin tesbiti üzerine üyeleri olan şikayetçilere bu takibin yönlendirildiği adı geçenler İcra Mahkemesine başvurarak kendileri hakkında takip yapılamayacağını öne sürerek takibin iptalini istemişlerdir.
Mahkemece, tasfiyesine karar verilen kooperatifin tasfiye tarihinden itibaren dış borçlarından dolayı 2 yıl içerisinde tüm ortaklarının ve yönetim kurulunun sorumluluklarının devam edileceğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Konuyla ilgili 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 28.maddesi aynen; "ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yanlız mamelekleri ile sorumludur." hükmünü içermektedir. Dairemizin yerleşik kararlarında ve HGK.nun 14.4.1999 tarih, 1999/12-210 esas - 1999/206 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere kooperatifin sorumlu olduğu hususlarda ortaklara gidilebilmesi için, kooperatifin tasfiye edilmiş, sicilden silinmiş olması yeterli değildir. Kooperatifler Kanununda TTK.nun 179.maddesinden farklı bir hüküm getirilmiştir. Ancak kooperatif aleyhine gerekli takibat yapılıp sonuç alınamaz ise sorumluluk durumlarına göre ortaklarına müracaat edilebilir. ifadesine yer verilmiştir.
Somut olayda yukarıda açıklandığı üzere, kooperatif hakkındaki takibin semeresiz kaldığı tesbit edilmemiştir. Tasfiye edilip, Ticaret Sicilinden silindiğinin belirlenmesi üzerine ortaklarına yönelinmiştir. Mahkemece bu durum ana sözleşmede gözetilerek şikayetin sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
 
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2006/9028
K. 2006/11534
T. 30.5.2006
• MALVARLIĞI İLE SORUMLULUK ( Ana Sözleşmede Aksine Hüküm Olmadıkça Kooperatif Alacaklılarına Karşı Yalnız Mameleki İle Sorumlu Olduğu )
ÖZET : Kooperatifleri düzenleyen özel Kanunlarda açıklık olmayan veya hüküm bulunmayan hallerde Kanun koyucu genel nitelikteki 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine uyulmasını esas almıştır. 1163 sayılı Yasanın 28. maddesinde "ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif alacaklılarına karşı yalnız mameleki ile sorumludur" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme kooperatif ortaklarının, kooperatiften alacaklı olan kişilerin şahsen kendilerine başvurma imkanını ortadan kaldırmıştır. Aksine düşünce kooperatiflerin kuruluş amaç ve mahiyetlerine aykırı düşer. Zira kooperatifin borcundan dolayı ortak, ancak kooperatifin iflası veya dağılması hallerinde ve ana sözleşmede belirtilen kurallar dahilinde sorumlu tutulabilir.
KARAR : S.S. Cebeci Pazar yeri Seyyar Satıcıları Dayanışma ve İşletme Kooperatifi, icra takibinde borçlu sıfatını taşımaktadır. Kooperatif üyesi olan şikayetçi 3.şahıs Hayrettin Çelik'e bu takip dosyasından İİK.nun 89. maddesine göre düzenlenen haciz ihbarnamesinin gönderildiği anlaşılmaktadır. Kooperatifleri düzenleyen özel Kanunlarda açıklık olmayan veya hüküm bulunmayan hallerde Kanun koyucu genel nitelikteki 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerine uyulmasını esas almıştır ( 11.HD. 04.04.1978 tarih 1978/1081 E., 1776 K. ). 1163 sayılı Yasanın 28. maddesinde "ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif alacaklılarına karşı yalnız mameleki ile sorumludur" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme kooperatif ortaklarının, kooperatiften alacaklı olan kişilerin şahsen kendilerine başvurma imkanını ortadan kaldırmıştır. Aksine düşünce kooperatiflerin kuruluş amaç ve mahiyetlerine aykırı düşer. Zira kooperatifin borcundan dolayı ortak, ancak kooperatifin iflası veya dağılması hallerinde ve ana sözleşmede belirtilen kurallar dahilinde sorumlu tutulabilir.
Yerleşik Yargıtay uygulaması yukarıda açıklanan kural esas alınarak oluşturulmuş ve bu uygulamada 1163 sayılı Yasaya tabi tüm kooperatiflerin aynı hukuki statüde değerlendirileceği, yapı kooperatifleri ile mesleki dayanışma kooperatiflerinin farklı bulunmadığı düşünülmüştür.
 
HUKUK GENEL KURULU
E. 2006/12-32
K. 2006/113
T. 29.3.2006
• İFLAS ŞERHİNİN ŞİKAYET YOLUYLA KALDIRILMASI İSTEMİ ( Kooperatif Genel Kurulu Kararına Rağmen Ferdi Mülkiyete Geçilen Kooperatif Ortaklarının Taşınmazlarının Tapu Kayıtlarının Her Birinin Üzerine Ayrı Ayrı İflas Şerhi Konulması Yerinde Görülmediği )
ÖZET : Dava, iflas şerhinin şikayet yoluyla kaldırılması isteğine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 28. maddesine, Kooperatif Anasözleşmesinin 20 ve 21. maddelerine ve 10/6/2001 tarihli Kooperatif Genel Kurulu Kararının 7. maddesine rağmen, ferdi mülkiyete geçilen kooperatif ortaklarının taşınmazlarının tapu kayıtlarının her birinin üzerine, ayrı ayrı iflas şerhi konulması yerinde görülmemiştir.
İcra Mahkemesince, davacıların şikayetlerinin kabulü ile, davacıların ferdi mülkiyetlerine geçen taşınmazlar üzerindeki iflas şerhinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken direnme hükmü kurulması doğru değildir.
KARAR : Dava, iflas şerhinin şikayet yoluyla kaldırılması isteğine ilişkindir.
Şikayetçi bağımsız bölüm malikleri, keşideci kooperatif yönetimince, alacaklı şirkete verilen 13/9/2001 keşide tarihli ve 617.000.000.000 TL. tutarlı çekin karşılıksız çıkması üzerine, alacaklı şirket tarafından iflas takibine geçildiğini ve borçlu kooperatifin iflasına karar verildiğini; iflas idaresince, borçlu kooperatifin taşınmazları üzerine iflas şerhi konulması istenmişse de kooperatif adına taşınmaz kaydına rastlanmayınca, kooperatif ortakları adlarına oluşmuş tapu kayıtlarına 25.05.2003 tarihinde iflas şerhi işlendiğini ileri sürerek, bağımsız bölüm kayıtları üzerindeki iflas şerhinin kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Özel Daire "...Müşteki kooperatif ortaklarının İcra Mahkemesine başvuru nedenlerinin ferdi mülkiyete geçilmesi nedeniyle ve kooperatif borcundan sorumlulukları anasözleşme ve kooperatifler Kanunundaki hükümlere göre koymayı taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı olduğundan müflis kooperatifin borcu nedeniyle taşınmazları üzerine işlenen iflas şerhinin kaldırılmasına ilişkindir. Dairemizce incelenen haczedilmezlik şikayeti ile ilgili emsal dosyada bulunan kooperatif anasözleşmesinin tetkiki karşısında sözleşmenin 20 ve 21. maddeleri kooperatif ortaklarının ve kooperatifin sınırsız sorumluluğunun düzenlendiğine ilişkin bir hüküm taşımadığı görülmüştür. Bu nedenle daha önce dairemizce yapılan bozma kararının maddi hataya ilişkin olması nedeniyle bozma kararına uyularak yeniden verilen kararın taraflar açısından usuli kazanılmış hak doğurmayacağı sonucuna varılmıştır..." denilmektedir.
Hukuk Genel Kurulu'nda önce bu husus görüşmeye açılmıştır. Görüşmeler sonunda, Özel Dairenin benimsediği usuli kazanılmış hak doğurmayacağı hususu oyçokluğu ile kabul edilmiştir. Daha sonra işin esasının görüşülmesine geçilmiştir.
Uyuşmazlık, ferdi mülkiyete geçilen kooperatif ortağının taşınmazının kaydına iflas şerhi konulup, konulamayacağı, şerhin kaldırılması yönündeki şikayetin yerinde olup, olmadığı noktasındadır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 28. maddesi "Anasözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif alacaklılarına karşı yalnız mamelekleriyle sorumlu olur..." hükmünü; Anasözleşmenin 20. maddesi "...Her ortak, kooperatifin borçlarına karşı taahhüt ettiği pay tutarı kadar sorumludur..."; 21. maddesi "...Ortaklar, taahhüt ve tediye ettikleri ortaklık payı bedelleri dışında, kooperatif amaçlarının gerçekleşmesini sağlamak üzere genel kurulca kararlaştırılacak miktarlardaki arsa, altyapı, inşaat ve benzeri gider taksitlerini ödemek zorundadırlar hükümlerini; Kooperatifçe 10.06.2001 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında alınan kararın 7. maddesi "...Kooperatif inşaatını yapan Müteahhit Firma Osmanoğulları İnş. Ve Tic.Ltd.Şti.nin alacakları görüşüldü. Daha önce yapılmış olan sözleşmeye göre hesapların kooperatifin sözleşmeli inşaat mühendisi veya bilirkişi tarafından çıkarılıp, üyelerinden 1 ( bir ) yıl içinde tahsil edilip ödenmesine oybirliği ile karar verildi. Tahsilat için ve bu işlemleri yapmak ve yürütmek için Yönetim kurulunun yetkili kılınmasına oybirliğiyle karar verildi..." hükmünü içermektedirler.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 28. maddesine, Kooperatif Anasözleşmesinin 20 ve 21. maddelerine ve 10/6/2001 tarihli Kooperatif Genel Kurulu Kararının 7. maddesine rağmen, ferdi mülkiyete geçilen kooperatif ortaklarının taşınmazlarının tapu kayıtlarının her birinin üzerine, ayrı ayrı iflas şerhi konulması yerinde görülmemiştir.
 
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2003/13041
K. 2003/15212
T. 26.6.2003
• KOOPERATİF BORÇLARINDAN DOLAYI ORTAĞIN SORUMLULUĞU ( Ana Sözleşme ve Kooperatif Kanunu ile Sınırlandırılmış Olması )
ÖZET : Kooperatif borçlarından dolayı ortağın sorumluluğu ana sözleşme ve kooperatifler kanunu ile sınırlıdır. Kooperatifin sorumlu olduğu hususlarda ortaklara gidilebilmesi için kooperatifin tasfiye edilmiş, sicilden silinmiş olması yeterli olmayıp, kooperatif aleyhine gerekli takibat yapılıp sonuç alınmaması gerekir.
KARAR : Kooperatif borçlarından dolayı ortağın sorumluluğu ana sözleşme ve kooperatifler kanunu ile sınırlıdır. Nitekim 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 28. maddesinde "ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif alacaklılarına karşı yalnız mameleki ile sorumludur" denmektedir. O halde ana sözleşmede kooperatifin sorumluluğu başka türlü düzenlenmedikçe dış borçlar ancak malvarlığı ile ödenecek, bunun dışında kooperatiften herhangi bir istek yapılamayacaktır. Kuşkusuz malvarlığına üyelerin yüklendiği sermaye payı dahildir. Hukuk Genel Kurulunun 17.9.1997 tarih ve 1997/11 - 44 E. 1997/649 K. sayılı kararında da "kooperatifin sorumlu olduğu hususlarda ortaklara gidilebilmesi için kooperatifin tasfiye edilmiş, sicilden silinmiş olması yeterli olmayıp, kooperatif aleyhine gerekli takibat yapılıp sonuç alınmaz ise ortaklara sorumluluk durumuna göre müracaat edilebileceği" vurgulanmıştır. Somut olayda kooperatif aleyhine mahkemece hüküm verilmiş olup, kooperatif ortakları hakkında kooperatifin bu borcundan dolayı icra takibi yapıldığından merciice ortakların sorumluluklarının açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, kooperatifin ortaklarının sorumlu olacağına ilişkin ana sözleşmede hüküm bulunmadığından bahisle takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2000/13804
K. 2000/14596
T. 9.10.2000
• KOOPERATİF BORCUNDAN DOLAYI ORTAĞIN SORUMLULUĞU
ÖZET : Kooperatifin borçlarından dolayı ortağın sorumluluğu, ana sözleşme ve kooperatifler kanunundaki hükümlerle sınırlıdır. Nitekim 1163 sayılı kooperatifler kanununun 28. maddesinde, "ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yalnız mamelekleriyle sorumludur" denmektedir. O halde ana sözleşmede kooperatifin sorumluluğu başka türlü düzenlenmedikçe dış borçlar ancak mal varlığı ile ödenecek, bunun dışında kooperatiften herhangi bir istek yapılamayacaktır. Kuşkusuz mal varlığına, üyelerin yüklendikleri sermaye payı dahildir.
KARAR : Kooperatifin borçlarından dolayı ortağın sorumluluğu, ana sözleşme ve kooperatifler kanunundaki hükümlerle sınırlıdır. Nitekim 1163 sayılı kooperatifler kanununun 28. maddesinde, "ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça kooperatif, alacaklılarına karşı yalnız mamelekleriyle sorumludur" denmektedir. O halde ana sözleşmede kooperatifin sorumluluğu başka türlü düzenlenmedikçe dış borçlar ancak mal varlığı ile ödenecek, bunun dışında kooperatiften herhangi bir istek yapılamayacaktır. Kuşkusuz mal varlığına, üyelerin yüklendikleri sermaye payı dahildir. Hukuk Genel Kurulu'da, bu esası benimseyerek 17.9.1997 tarih, 1997/11-44 esas, 1997/649 sayılı kararında; "1163 sayılı kooperatifler kanununun 28. maddesine göre kooperatif mamelekiyle sorumludur. Kooperatifin sorumlu olduğu hususlarda ortaklara gidilebilmesi için, kooperatifin tasfiye edilmiş, sicilden silinmiş olması yeterli değildir. Kooperatifler kanununda TTK.nun 179. maddesinden farklı bir hüküm getirilmiştir. Ancak kooperatif aleyhine gerekli takibat yapılır sonuç alınamaz ise sorumluluk durumlarına göre ortaklarına müracaat edilebilir" ifadesine yer vermiştir. Mercice bu esaslar çerçevesinde değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken ana sözleşmenin 17. maddesine yanlış yorum getirilerek ve kooperatifin kayden devam ettiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

KİTAP

Av. İlker Hasan Duman
Açıklamalı-İçtihatlı
İNŞAAT HUKUKU
8. Baskı
Seçkin Yayıncılık, Mayıs 2016

YARGI HABERLERİ

İMAR PLANLARINDA HİYERARŞİK İLİŞKİ, de, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi [Devamı...]
İMAR PLANLARININ İPTALİ DAVASINDA DAVA AÇMA SÜRESİ, lanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem [Devamı...]
UZLAŞMA TUTANAĞININ İPTALİ, dur. Bu işlem ise idarenin kendi iç bünyesinde yaptığı kişinin hukuki durumunda bir değişiklik meydana getirmeyen kesin ve yürütülebilir olmayan işlemdir. Kamulaştırma [Devamı...]
TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ KARARLARI, rların ise İcra ve İflas Kanununun “ilamların yerine getirilmesi” hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararlarına karşı [Devamı...]
Kooperatif Ortağı, Ödemiş Olduğu Aidatın Ayrıldığı Yıl Bilançosuna Göre Hesaplanacak Masraf Hissesi Düştükten Sonra Bakiyesini Talep Edebilir;, n ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep [Devamı...]
Likit Sayılması Gereken Kooperatif Aidat Alacağı Hakkında İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesi Gerekir;, ooperatife ait üye kayıt defterinde davacının ödediği meblağlar açıkça yazılmıştır. Davalı kooperatif sadece alacağın muaccel hale gelmediğini savunmuştur. Bu durum [Devamı...]
Kooperatif Eski Yöneticilerinin Kooperatifi Zarara Uğrattığı İddiasına Dayalı Tazminat Davası;, rulun bu yönde karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılmasına bağlıdır. Fakat anılan yönteme uyulmaması durumunda davacı tarafa süre verilerek açılan [Devamı...]
Yönetim Kurulu Ve Tasfiye Kurulunun Yetkileri;, ooperatifler Kanunu'nun 55/1. maddesi aidat toplama görevinin yönetim kuruluna ait olduğunu, kooperatif ana sözleşmesinin 44/10. maddesi ise kooperatif adına dava açma ve [Devamı...]
İmar Kısıtlamalarından Doğan Davalar, [Devamı...]
Avukatın Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışı;, kilde fazladan avukatlık ücreti isteyemez (8. HD. 9.3.2015, 5221/5534).  [Devamı...]
Tespite İlişkin Kararlar İcraya Konulamaz;, lir (8. HD. 8.9.2014, 23863/14838).  [Devamı...]
Acele Kamulaştırmada Acelelik Halinin Değerlendirilmesi, ele kamulaştırılacak taşınmazlar açıklıkla gösterilmek suretiyle acele kamulaştırmanın kapsamı ve çerçevesinin belirlenmesi, acelelik halinin dışındaki durumlar için [Devamı...]
Katkı Payı Davasında Zamanaşımı, t olaya yeni Medeni Kanunda yer alan zamanaşımı kuralları uygulanmaksızın mal rejimi ve Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri dikkate alınarak çözüm [Devamı...]
Vadeden Sonra Ciro Alacağın Temlikidir, (12. HD. 19.1.2010, 19566/934). [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, ; yıldır (12. HD. 17.3.2009, 25557/5658). [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılıktan Kiracının Tahliyesi, lığın giderilmesinin istenmesi gerekir. Kiralanan yerin açık şekilde fena kullanılması durumunda ihtar gönderilmesine gerek yoktur (6. HD. 2.11.2010, 7891/11974). [Devamı...]
Kararın Yalnız Boşanma Hükmünün Kesinleşmiş Olması, uml;re, nafaka ve tazminat alacağı kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın takibe konulabilir hale gelmiştir (HGK. 22.10.2002, 656/638). [Devamı...]
Kiralanan Yerin Boşaltıldığının İspatı ve Geriye Kalan Ayların Kirasında Kiracının Sorumluluğu, nundan önce boşaltan kiracı geri kalan sürenin kira parsından sorumlu olur. Ancak kiralayan da zararın artmaması ve taşınmazı aynı koşullarda başkasına kiralamak için gerekli [Devamı...]
Sanayi Suyunun Kaçak Olarak Satılması, delin davalı tarafından ödenmediğini öne sürmüştür. Mahkemece, dava konusu olayla ilgili olarak davacının yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar [Devamı...]
Bağımsız Bölümde Oturanların Komşularını Rahatsız Etmesi Ya da Yükümlülüklerini Yerine Getirmemesi Tahliye Nedeni Değildir, nda o kişinin ya da kişilerin bağımsız bölümden tahliyesini değil, Kat Mülkiyeti Kanunu md. 33/son’daki yaptırımın uygulanması gerekir. Tahliye hususu aynı Yasanın 24. [Devamı...]
Mal Ayrılığı Rejiminin Geçerli Olduğu Dönemde Taşınmaz Alırken Eşe Yapılmış Olan Katkı "Elden Bağış" Niteliğindedir, karşılıksız kazanma yoluyla gelen bu para, onun kişisel malı olmuştur. Davalıya ait pay “bağış” yoluyla gelen bu para ile alındığına ve davalının kişisel malı olduğuna göre, davalı [Devamı...]
Verilen Onayın Geri Alınması TMK md. 2'ye Aykırıdır, a açmaları dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz (18. HD. 15.6.2010, 1416/9003). [Devamı...]
Bonoda Bedelsizlik İddiasının İspatı, [Devamı...]
Manevi Tazminat, a açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi [Devamı...]
Haksız Fiilde Failin Temerrüdü ve Faizden Sorumluluğu, inden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği [Devamı...]
Boşanma Davasında Ziynetlerin İstenmesi, ahsilini de istediğine göre, hüküm altına alınan ziynetlerin cins, gram ve ayarları gösterilmeden toplamının değerine göre hükmedilmesi doğru değildir (2. HD. [Devamı...]
Boşanma Davasında Çalışmaya İzin Verilmemesinden Kaynaklanan Kazanç Kaybının İstenmesi, asının izin vermediğini öne sürerek, bu yüzden yoksun kaldığı kazanç kaybına karşılık maddi tazminat istemiştir. Bu talep TMK’nun 174/1 kapsamında boşanmanın eki [Devamı...]
KAZANILMIŞ HAK, nmazdaki yapıların kaba inşaatının tamamlandığı, idare mahkemesince dava konusu yapı ruhsatlarıyla tespit edilen kısım haricinde yeni yapılaşma hakkı verilmediği, bu nedenle ruhsatların kazanılmış [Devamı...]
İŞLEMİ KURAN İDARE ONU GERİ ALABİLİR, ">Fazla çalışma ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun Defterdarlık tarafından kabul edilerek yapılan kesintilerin davacıya ödendiği, sonrasında [Devamı...]
İDARE MAHKEMESİNDE DAVA AÇMA SÜRESİ, ">Anayasanın 125’inci ve 1602 sayılı Kanunun 40’ıncı maddesinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren [Devamı...]
Karayolları Trafik Kanunundan Doğan Hukuk Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme, e yayımlanan değişiklikle bu kanunun uygulanmasından doğan hukuk davalarında görevli ve yetkili mahkemeler yeniden belirlendi: "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları [Devamı...]
Alkollü Araç Kullanmak, ol açmaz. Mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan kurul aracılığıyla; olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip [Devamı...]
Bonoda Zamanaşımı, re üç yıllık zamanaşımı süresine tabi iseler de; söz konusu bonolar taraflar arasındaki temel borç ilişkisi yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul [Devamı...]
Üye Kooperatifle İlişkisini Kesince Üyelik Sıfatı Sona Erer, üğünü yerine getirmeyen ve ilişkisini kesen davacının kooperatif ortağı olduğunun tespiti için açmış olduğu davanın MK’nın 2. Maddesi uyarınca kabul edilemeyeceği, [Devamı...]
Estetik Ameliyatı Yapılmasına İlişkin Sözleşme, öne sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Dosya kapsamından estetik ameliyat konusunda tarafların sözleştikleri anlaşılmaktadır. Tarafların sözleşme yapmaktaki asıl [Devamı...]
Müstehcen Görüntü Bulundurma, ideo görüntüleri olduğu, bir kısmının ise hayvanlarla insanların cinsel ilişkilerinin görüntülerini içerdiği, çocukların kullandığı müstehcen [Devamı...]
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Yolsuz Tescil, nde olup, bu yolla oluşan tapu kayıtları gerçek mülkiyet durumunu oluşturmaz. Yüklenici edimini ifa ettiği oranda şahsi hak elde edebilir ve elde ettiği hakkını [Devamı...]
Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi-Alacağın Temliki-İtiraz ve Defiler, ly: Calibri; mso-fareast-language: TR; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA">Yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesine göre kazandığı şahsi hakkını [Devamı...]
Temyiz Harcının Yatırılamaması-adil Yargılanma Hakkı, kça yüksek miktarda olan karar ve temyiz harcının yatırılmasının istenmesi ve verilen sürede yatırılmaması üzerine kanun yoluna başvuru hakkının ortadan [Devamı...]
Harici Satış Nedeniyle Tapu İptal ve Tescil, kümleri uyarınca isteyebilirler. Taşınmazın güncel karşılığı talep edilmez ise de, harici satış nedeniyle ödenen bedelin uyarlama kuralları gereğince hesaplanması ve sonucuna göre [Devamı...]
Tespit Davasında Hukuksal Yarar Koşulu, rdan söz edebilmek için; bir hakkın veya hukuki durumun mevcut ve yakın bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdidin zarar doğurabilecek nitelikte olması, tespit [Devamı...]
Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Tahliye, iş olmasının verilen süreden sonra olup akde aykırı davranışı ortadan kaldırmayacağı gözetilmelidir. Öte yandan kiralanan kiralanma amacı dışında kullanılmaya da devam etmekte olup, [Devamı...]
İştirak Nafakası, ;ocuğa bakıyorsa, çocuğa bakan taraf velayetin nezi davasını açmadan doğrudan iştirak nafakası talebinde bulunabilir (3. HD. 11.10.2010, 14433/16126). [Devamı...]
Boşanmada Manevi Tazminat, zere boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden olmalıdır. Boşanma sebebi olarak gösterilmemiş, ancak boşanmanın kesinleşmesine kadar gerçekleşmiş sadakat [Devamı...]
CEMAAT VAKIFLARININ GAYRİMENKUL EDİNME HAKKI:, ip gerçek ve tüzel kişiler sahip olabilirler. Fransız ... Rahipleri adlı topluluk adına tapuya kayıtlıyken, açılan dava sonucu tüzel kişiliği bulunmayan ve ne Türkiye [Devamı...]
AİHM'NCE HÜKMEDİLEN TAZMİNATIN HAZİNECE ÖDENMESİ:, ersonele rücu mekanizması işletilmediği için dava yoluna başvurulduğunu, sorumlulara rücu etme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmadığını; maddi mağduriyetleri ödenen [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ'NİN KESİNLEŞMİŞ HAK İHLALİ KARARLARI:, üler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuşlardır. Anılan mahkeme, hükümlülerin yargılandığı Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin bağımsız ve tarafsız olmaması, savunma [Devamı...]
AVRUPA SOSYAL ŞARTI:, uml;venlik sisteminden yararlanarak böyle bir imkan sağlayamayan herkese yeterli yardımı sağlamayı ve hastalık halinde bu kişinin şartlarının gerektirdiği bakımı sağlamayı akit taraflar [Devamı...]
AHİM ÖNÜNDE YAPILAN SULH ANLAŞMASI İİK'NIN BELİRTTİĞİ ANLAMDA İLAM SAYILMAZ:, ilişkin kararına dayanarak Dışişleri Bakanlığı aleyhine ilamlı icra takibine geçmiş, takibe mercii nezdinde borçlu vekilince şikayet edilmiştir. İlamlı icra yoluna başvuru için [Devamı...]
AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRILIK:, lgili davalarda, davanın taraflarının herbirinin; diğer taraf karşısında kendisini önemli ölçüde dezavantajlı konumda bırakmayacak şartlarda iddia ve savunmalarını mahkemeye [Devamı...]
TERCÜMANLIK ÜCRETİ SANIĞA YÜKLETİLEMEZ:, nığa sağlanan tercüman için ödenecek ücretin mahkumiyet halinde dahi sanığa yükletilemez (7. CD. 24.6.2003, 2478/5303). [Devamı...]
ADİL YARGILANMA HAKKINA AYKIRILIK, azlığın, taraflar arasında fark gözetmeksizin iddia ve savunmaların eşit ve karşılıklı yapıldığı dürüst bir yargılamadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uluslararası insan [Devamı...]
DİL BİLMEYEN SANIĞIN ÜCRETSİZ OLARAK ÇEVİRMENDEN YARARLANMA HAKKI, yardımından ücretsiz olarak yararlanmak hakkına sahiptir" hükmüne aykırı olarak mahkemece mahkum olan dil bilmeyen sanıktan çevirmenlik ücretinin alınmasına karar [Devamı...]
AHİM'in KESİNLEŞEN KARARI, in kararına ilişkin AHİM 2. Dairesinin kesinleşen kararı nedeniyle 2577 sayılı Yasa'nın 53/1-ı maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali gerekir [Devamı...]

HIZLI ERİŞİM

Seçilmiş Mevzuat Seçilmiş Yazı ve Yargı Kararları Dilekçeler Sözleşmeler İhtarnameler İnşaat-İmar Sözlüğü İnsan Hakları Belgeleri İnsan Hakları Kararları Bilirkişi Raporları Yasal Faiz Hesabı Hukukumuzda Parasal Sınırlar Avukatlık Asgari Ücret Tablosu Önemli Yasal Süreler

KÜMELER

AYIN KONUSU YÖNETSEL YARGI YARGI DÜNYASI ANAYASA VE ANAYASA MAHKEMESİ MAKALELER AVUKATIN GÜNCELİ TBB DİSİPLİN KARARLARI FORUM PRATİK BİLGİLER RESİM VE KARİKATÜR ÖZLÜ SÖZLER ATATÜRK VE CUMHURİYET BAĞLANTILAR

HAVA TAHMİNİ

5 Günlük Hava Tahmini (İstanbul) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (Ankara) 5 günlük hava tahmini
5 Günlük Hava Tahmini (İzmir) 5 günlük hava tahmini Kaynak http://www.dmi.gov.tr